banner863

O.H.A, dünyayı gerizekalılar yönetiyor!

Çılgın projelerin kıskacındaki Türkiye’de kurguyla gerçeğin akılları zorlayan yarışı…

O.H.A, dünyayı gerizekalılar yönetiyor!

Türkiye bir süredir “çılgın proje”lerle yatıp kalkıyor. En ünlü çılgın projemiz, Başbakan Erdoğan’ın düşü olan Kanalistanbul. Ancak İstanbul’dan yayılan proje çılgınlığı adeta bulaşıcı bir hastalık gibi tüm ülkeye sirayet etmiş durumda. Bunların başında ise “ilk” ve “en” gibi iddialı vurgularla satışa sunulan konut projeleri geliyor. Görkemli bir yaşamın pırıltılarını yansıtan animasyonlarla ekranlarda dönen konut reklamları Türk halkını adeta “büyülüyor!”


KAÇKAR DAĞLARINA DUBAİ GÖKDELENLERİ PROJESİ!

Tüm ülkede hal böyleyken, “Kaçkar Megadağ 2023” projesi de o konut konut reklamlarından biri olarak bir kaç haftadır internet medyasında dönmeye ve hızla paylaşılmaya başlandı. “Baltaoğlu Şirketler Grubu” imzasını taşıyan iki dakikalık animasyon reklam filmi, Rize Kaçkar Dağlarına Dubai gökdelenlerini inşa etmeyi planlayan ve tam anlamıyla ‘hiper çılgın’ bir konut projesinin tanıtımını yapıyor.

Megadağ 2023 Projesi Tanıtım Filmi paylaşan: BodyTR

BEYAZ ATLI İŞADAMI ALİ BALTAOĞLU

“Ortadodoğu’nun Alpler’inde dünya çapında bir ticaret, turizm ve yasam merkezi” olarak sunulan “Kaçkar Megadağ 2023” projesinin reklâmı, bize hiç de yabancı olmayan biçimde at üstündeki işadamının ormanda kaybolmasıyla son buluyor.

TÜRKİYE’YE ‘O.H.A’ DEDİRTEN PROJE

Yaşananların hızının, mizahı tersyüz ettiği Türkiye’nin uzunca bir süredir kanıksadığı türden bir reklâm olan ve artık “bu kadar da olmaz ki” denilen olayların giderek azaldığı gündeme beklenmedik biçimde dâhil olan görüntüler aslında çekimleri henüz tamamlanan yeni bir kurmaca-belgesel filmin tanıtımını yapıyor. Levent Soyarslan’ın yazıp yönettiği filmin adı, “O.H.A-Oflu Hoca’yı Aramak” Ancak filmin başkarakterlerinden biri olan işadamı Y. Ali Baltaoğlu’nun inşaat projesini tanıtan kısa bir reklâm filmi olan “Kaçkar Megadağ 2023” projesi pek çok medya kuruluşu ve emlak sitesi tarafından gerçek olarak algılandı. Öyle ki projeyi durdurmak için imza kampanyası bile başlatıldı.

O FİLMİN YARATICISININ DERDİ NEYDİ?

Neyin gerçek, neyin kurmaca olduğunun birbirine karıştığı Türkiye’nin akıllara zarar gündemine sessizce ama tokat gibi bir giriş yapan ve insanı altüst eden bu kısa reklâm filminin de yaratıcısı olan Oflu Hoca’yı Anlamak filminin yönetmeni Levent Soyarslan’a, toplumu böyle sarsmak için ne gibi bir derdi olduğunu sorduk.

‘GERİZEKALILIĞI VE EBLEHLİĞİ ELEŞTİREN ANARŞİST BİR FİLM’

Soyarslan, “Bu, anarşist bir film. Eblehliğin, ablaklığın ve gerizekalılığın yaşam bulduğu bugünün dünyasına egemen olan “idiotokrasi’yi kişiler üzerinden eleştiren bir film” sözleriyle özetliyor filmini.

‘TÜRKİYE GİBİ ÜLKELERE İDİOKRASİ EGEMEN’

İdiokrasi’yi, “gerizekalıların egemen olduğu toplum düzeni” olarak tanımlayan Soyarslan’dan ne demek istediğini biraz daha açmasını istiyoruz: “Aslında dünyayı gerçekten yönetenler -kontrol edenler- son derece zekiler. Yöntemleri de dâhice. Şöyle ki: Önce toplumları aptallaştırarak idiokrasiler yaratıyorlar, sonra yine oy çoğunluğu gibi demokratik araçları kullanarak yarattıkları bu aptal sürüsüne istediklerini yaptırıyorlar. Yani asıl dünyayı yönetenler gene aristokratlar ama son kararı gerizekalılar veriyor. Arada da maşa olarak idiokratlar var. Sonuç olarak ‘demokrasi’ adı altında yükselen yeni dünya düzeni aslında maalesef idiokrasidir. Bu sistemin maşaları da idiokratlardırlar. İngiltere’ye aristokrasi egemendir. Türkiye’nin de içinde olduğu pek çok ülkeye ise ‘idiokrasi!’ İdiokrasi ile aristokrasi arasındaki en temel fark, aristokrasi de insanların temel bir eğitim süzgecinden geçerler. Örneğin Londra’nın göbeğindeki ağaçları kesip yerine AVM yapılmasına izin verilmez. İdiokrasi de ise Kanalistanbul gibi coğrafyanın dengeleriyle oynayacak dehşet verici çılgın projeler karşısında birileri çıkıp da, ‘bir dakika kardeşim siz manyak mısınız?’ diye sorgulamaz. Örneğin Ali Baltaoğlu bir idiokrattır Richard Branson aristokrat. Biri Megadağ'ı hayal ederken diğeri uzaya açılmayı hayal eder. Demokrasiyi savunan bir sosyalist olarak önce insan, önce toplum desem de, aristokrasi dâhil her türden sınıfa karşı olsam da demokrasi adı altında dünyayı saran idiokrasi beni hepsinden daha çok korkutuyor. Çünkü gerçekten bu düzende dünyayı gerizekalılar yönetiyor ve eliniz kolunuz bağlı...”

‘APTALLARIN PARASINI ARAKLAMAK ÇOK KOLAYDIR’

Derdinin altını kalınca çizebilmek çin, son günlerde tv’lerde dönen İstanbul Kartal’daki bir konut projesinin reklamına getiriyor sözü Soyarslan. Motto’su, “dünyanın en iyisi” olan konut projesi için, “böyle bir şey olabilir mi? Dünyanın en iyisi diye bir şey olur mu? Bu ölçülebilir bir şey değildir ki. En iyiyi ancak çocuklar kullanır. ‘Baba bizim arabamız en iyisi değil mi?’ diye sorarlar. Çünkü çocuklar subjektiftir” ifadelerini kullanan yönetmen Levent Soyarslan, toplumun cahil, ahmak ve ebleh olduğunu öne sürerek Aziz Nesin’in kulaklarını çınlatıyor ve ekliyor: “aptalların parasını araklamak çok kolaydır! Bu yolla servet biriktiren insanlardan söz ediyoruz. Milyonun lafı bile edilmiyor, artık milyar dolarlara hükmediyorlar.”

SAĞDUYU VE İDİOKRASİ’NİN ÇATIŞMASI


Levent Soyarslan İTÜ’de bilgisayar mühendisliği ve endüstriyel otomasyon eğitimi almış olsa da sözünü sinema yoluyla söylemek istemiş. Kendisinin de bu düzenin içerisinde hiç bir emek harcamadan milyon dolarlar kazanabilecek bir konumda olduğunu ancak vicdanı ve sağduyusunun bunu engellediğini söylüyor. Filmini de işte tam bu denklemin üzerine oturtmuş: Sağduyu ve idiokrasi’nin çatışması.

TÜRK TOPLUMUNUN ALGISINDAN SÜZÜLEN KARAKTER: ALİ BALTAOĞLU


Oflu Hoca’yı Aramak filmi, adından da anlaşılacağı üzere son yıllarda yıkım projelerinden en çok etkilenen bölgelerin başında gelen Karadeniz’de geçiyor. Filmin ana karakteri olan Ali Baltaoğlu, holding sahibi bir işadamı. Kaçkar Megadağ projesi de Baltaoğlu Holding’in en çok önem verdiği girişim. Yönetmen Soyarslan, Türk toplumunun algısını süzerek öyle bir karakter yaratmış ki, Baltaoğlu Holding için bir de internet sitesi kurulmuş: (http://www.baltaogluholding.com/)

BALTAOĞLU HOLDİNG’TEN KONUT ALMAK İSTEYENLER OLDU

Holdingin web sitesine mail yazarak Megadağ Projesi’nden konut talep edenler bile olmuş. Soyarslan kendisini asıl şaşırtanın sosyal medyadaki durum olduğunu söylüyor. İstiklal Caddesi’nde tamamen rastgele yöntemle yapılan sokak röportajlarında Kaçkar Megadağ projesinin büyük boy fotoğrafları gösterilen on kişiden 7’si projeyi beğendiğini söylemiş: (http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/190984/asrin-projesi-kackar-megadag-2023-halk-roportajlari)
‘ERDOĞAN SADECE TALEBE ARZ YARATIYOR, SORUN SİSTEMİ DEĞİŞTİRECEK BİR TALEBİN OLMAMASI’
Bunun çok büyük bir oran olduğunu söyleyen Soyarslan, dünyaya yön veren finans kapitalin, gerizekalı bir toplum sürüsü yaratmak istediğinin bir kez daha altını çizerek, “filmde kullandığımız Megadağ Projesi’ni ben tasarladım. Animasyoncu arkadaşlar TOKİ konutlarına benzer binalar önermişlerdi ama ben Dubai tarzı bir şeyler yerleştirmek istedim. Halkın beğeneceği bir şehir kurmak istiyordum Kaçkar’lara. Bugün bakıldığında milyar dolarlık projelerin tasarımları hiç de fena değil. Binaları Fransız ya da İtalyan mimarlar tasarlıyor. İnsanlar da beğeniyor. Ama sorun bu değil. Sorun, uygulama, talan ve rant! Yani sorun ne AKP ne Tayyip Erdoğan. Erdoğan sadece talabe arz yaratıyor. Sorun bu sistemi değiştirecek bir talebin yaratılamıyor oluşu. Böyle bir talep olmadığı için arz da yaratılmıyor” diyor.

‘ALİ AĞAOĞLU İLE KİŞİSEL BİR DERDİM YOK’

Filmin çıkış noktası ve esin kaynağının işadamı ünlü müteahhit işadamı Ali Ağaoğlu olduğunu ancak kişisel olarak Ali Ağaoğlu ile bir derdi olmadığının altını çizen yönetmen Levent Soyarslan, asıl derdinin iyi anlaşılmasını istiyor: “Ali Ağaoğlu ile Büyük Kulüp’te karşılaşıp selamlaştık, çok sempatik de bir insan. Ali Ağaoğlu’nun doğrudan kendisini değil, fikri açıdan ve uygulamalardan yola çıkarak ortada olan yapıyı eleştiriyor film. Meselenin sadece kişiler olmadığını, kişiler üzerinden bir sistem eleştirisi yapmak istediğimin net olarak anlaşılmasını isterim. Filmin siyasi göndermeleri de var. Ama siyasi yapının üstünde bir şeylere işaret ediyor. Çünkü ben iktidarın muhalifi değilim. Temellerin çarpıklığının muhalifiyim. İdiotrasinin yarattığı sorunların peşindeyim. Bir yanda siyaset, bir yanda aptallık var. Dünyaya yön verenler azgelişmiş ülkelerde bir gerizekalı sürüsü yaratmak istiyor. Ben buna karşı bir şeyler söylemek istedim. Filmde çok sayıda antikahramanlar var. Baş antikahraman Ali Baltaoğlu. Bunun karşısında da sağduyuyu simgeleyen Oflu Hoca karakteri var. Oflu Hoca’yı global bir makrokahramana dönüştürdük. Özetle, bir yanda sağduyu, diğer yanda ise idiokrasi’nin simgesi olan antikahramanların çatışması var filmde.”

BÖYLE BİR FİLMİ TANITMAK ÇOK ZOR

O.H.A, Oflu Hoca’yı Aramak filmi, henüz vizyona girmeden tartışma yaratan içeriğiyle dikkat çekiyor. Filmin ne zaman ve nasıl vizyona gireceğini de sorduğumuz yönetmen Soyarslan, “Film yeni bitti. Olabildiğince çok kopya ve salonda gösterime girmesini sağlamaya çalışıyoruz. Ancak böyle bir filmin tanıtımını yapmak çok zor. Medyada kültür sanat haberleri içerisinde bile yer verilmedi. Önemli bir reklam veren olarak, ‘Ali Ağaoğlu’na ayıp olur’ gibi bir yaklaşım var medyada” yanıtını veriyor.

MEGADAĞ PROJESİNİ GERÇEKLEŞTİREN KAHRAMAN OLUR!

İki dakikalık reklam filmiyle algıları altüst eden yönetmen Levent Soyarslan görünüşe göre amacına şimdiden ulaşmış. Ancak sohbetimizin sonunda “Kaçkarlar’daki Megadağ Projesi’ni gerçekten hayata geçirebilecek bir işadamı ya da siyasinin toplumda Kabul görüp görmeyeceğini” sorduğumuz Soyarslan, “elbette böyle bir şeyi hayata geçiren toplumda kahraman olarak algılanır” diyor.

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
caner - 2 yıl önce
aga oglunu reklamlarda görmek beni çok rahatsız etti ve üzüldüm