banner863

'Perinçek kararı İsviçre'yi de kurtardı'

Demokratik olduğunu iddia eden hiçbir ülkenin düşünceyi yasaklayamayacağını söyleyen Goebbels, 'Bir yalanı bin kez savunursanız, bir gün inananı çıkar. 'Soykırım' meselesi bundan ibarettir' dedi

'Perinçek kararı İsviçre'yi de kurtardı'

Fatma Şahindal
Guillaume-Albert Houriet (Türkçe okunuşu Giyom Alber Uriye), İsviçe Bern Kantonu eski parlamenterlerinden. Houriet yıllardır Türkiye'de yaşıyor. Eşi Türk, Figen Hanım. Atatürk rozeti taşıyor. Konuşmalarında sözü sık sık yaşadığı İzmir'e, Sığacık'a getiriyor.

Silivri'ye fırsat buldukça gittiğini belirtiyor Houriet. Biber gazı bombası mağdurlarından.

İsviçre ulusal meclisi, sözde “Ermeni soykırımı”nı tanıdıktan sonra, Ankara'da “İsviçre adına özür diliyorum” demişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM), Doğu Perinçek'in başvurusunu haklı bulan kararını değerlendirmesini istedik Houriet'ten. İşte sorularımıza verdiği yanıtlar:

Strazburg'un kararını nasıl değerlendiriyorsunuz? Böyle bir kararı bekliyor muydunuz?

Haberi duyar duymaz gerçekten çok sevindim. Çünkü “Ermeni soykırımı” çok eski bir yalan. Ermenistan bugün bile arşivlerini açmıyor ve tarafsız bir tarih komisyonunun kurulmasını redediyor. Burada saklanılmak istenen şüpheli şeylerin olduğunu anlıyoruz. Öte yandan, bu haber aslında İsviçre için de çok iyi. Zira demokratik olduğunu iddia eden bir ülkenin ne düşünce özgürlüğünü yasaklama, ne de parlamentosunun, yüzyıllık geçmişi olan olayları konuşmayı engelleme hakkının olduğunu düşünüyorum.

Sovyetler Birliği döneminden hatırlıyorum. Türkiye'de bir çok Ermeni ile tanıştım o zamanlar. Uzaklardan gelip ülkelerini görmek isteyen Ermeniler. Kimse o zamanlar böyle bir soykırımdan bahsetmiyordu. Tabi ki herkes acıların yaşandığını biliyor. Zaten kimse bunu da inkâr etmiyor. Ama savaşların en acı tarafı da bu değil midir? İşte Birinci Dünya Savaşı da bu korkunç savaşlardandı. Bence bu karar, doğrunun, tarihin ve düşünce özgürlüğünün zaferidir.

Anti-ırkçılık yasasında ve meclis kararında değişikliğe gidilecek mi?

Tabi ki bunu şimdiden söylemek çok zor. Ama o yönde bir eğilim söz konusu. Tamamen değiştirilmese de, düşünce ve ifade özgürlüğünü sağlama almak ve farklı düşünceleri tarihçilere bırakmak için değiştirilmeli. Bir kez daha söylemek istiyorum ki, bu karar demokrasi ve ifade özgürlüğü için bir adımdır.

İsviçre hükümetinin temyize gitmesi için üç ayı var? Sizce itiraz edecek mi?

Hükümetin kararı ne yönde olur tam bilemiyorum, ama şunu unutumamak gerekiyor: İsviçre diğer Avrupa ülkelerinden biraz daha farklı. İsviçre Milli Meclisi (Conseil National) soykırımı tanımış olmasına rağmen, Senato (Conseil des états) ve Federal Hükümet (Conseil fédéral) tanımamıştır. Bu meclis kararı ve yasası topaldır ve eksiktir. Çünkü Senato tanımamıştır. Yani yarı yarıya tanınmış bir karar. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararını sorgulamak, İsviçre halkı ve İsviçre parlamentosu için büyük bir hata olur. AİHM böyle bir karar aldığına göre, kararına saygı duymak gerekir. Strazburg'un ne İsviçre'ye, ne de İsviçre siyasetinde doğabilecek küçük kaymalara duyarlı tavır göstermediğini biliyoruz Bu karara saygı duyuyor ve alkışlıyorum.

İsviçre basınından ve halkında büyük bir bölünme var bu karardan sonra...

Aslında bütün siyasi kararlar fikir ayrılığına neden olur. Bence çok doğal bir sonuç. Ama üzerinde durmak istediğim asıl mesele, biz İsviçrelilerin yıllardır yanlış bilgilendirilmesidir. Goebbels, korkunç bir politikacı, aynı zamanda da kitlesel propaganda ustası idi. Şunu savunurdu: ''Bir yalanı bin kez savunursanız, bir gün inananı çıkar''. İşte “Ermeni soykırımı” meselesi de bundan ibarettir. İnsanlar şunu unutuyorlar: Bir kere Osmanlı İmparatorluğu Türkiye Cumhuriyeti değil. Kaldı ki Osmanlı Ermenilere değil, Ermenileri manipüle eden süper güçlere yani Fransızlara ve İngilizlere karşı savaşıyordu. Ermenilere toprak sözü veren, onları kışkırtan, kendi vatanlarına ihanet ettiren, Fransızlar ve İngilizler özür dilesin. Türkler değil.

İspanya'dan gelen yahudilere kucak açan Osmanlı neden Ermenileri kırıma uğratsın? Tarihe ve gerçeklere aykırı. İzninizle şunu da eklemek isterim ki, İsviçre o savaşda tarafsızdı ve savaş İsviçre için çok büyük bir önem taşımıyordu.

Evet sürgünler olmuştur. Halkar arasında bir içsavaş varken ve hainler görevlerine devam ederken, Osmanlı başka hangi çözüme başvurabilirdi ki sürgünden başka. Ama bu olayların modern Türkiye ile alakası yoktur. Bunun tarihle de alakası yoktur. Bu bir içsavaştı, aynen bugün Suriye'de ve Lübnan'da olduğu gibi. Artık “Bunlar iyidir, şunlar kötüdür”ü bırakmak gerekiyor. Her iki tarafın da eksikleri vardır. Ermeniler de Osmanlılar kadar suç işlemişlerdir

Avrupa parlamentolarında alınan kararları nasıl etkiler bu karar?

AİHM kararında okuduğum kadarıyla, çok az ülkenin “Ermeni soykırımı” tanıdığı gerçeğine dayanılıyor. Bu da bir şüphe uyandırıyor. O parlamentoların yerine konuşma hakkına sahip değilim, ama onlar da artık farkına varacaklardır. Ya yalanı ya da gerçeğin ta kendisini savunacaklardır.

Son olarak bir şey söylemek istiyorum: (Türkçe konuşuyor) Doğu Perinçek'e özgürlük! İyi yıllar Türkiye!

Aydınlık
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.