Perinçek’in Avukatı Özbey Ergenekon hakimlerine hakaret davasında beraat etti

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in Avukatı Özbey Ergenekon hakimlerine hakaret davasında beraat etti.

Perinçek’in Avukatı Özbey Ergenekon hakimlerine hakaret davasında beraat etti

Ergenekon mahkemesi hakimlerine hakaret ettiği savıyla aleyhinde dava açılan, Av. Hasan Basri Özbey beraat etti.

Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 15 Ekim 2015 günlü duruşmada atılı suçun oluşmadığı, Özbey’in beyanlarının savunma kapsamında olduğu gerekçesiyle oy biriği ile beraat kararı verdi.

Konu ile ilgili olarak Avukat Hasan Basri Özbey tarafından yapılan açıklamada şunlar denildi:

Ergenekon Hakimlerine hakaret ettiğim savıyla 5 yılı aşkın hapis istemiyle açılan davada beraatime karar verildi. Silivri 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün (15 Ekim 2015) yapılan duruşmada Mahkeme heyeti savunma kapsamındaki beyanlarımızın hakaret oluşturmadığı gerekçesiyle bihakkın beraatime karar verdi. Dava açılmasına neden olan olay şöyleydi; Sayın Doğu Perinçek ve İşçi Partililerin suçsuzluklarına kanıt olmak üzere getirtilmesini istediğimiz belgeler bir türlü dosyaya ulaşmıyordu. 4 yıl geçtikten sonra, yanıtların 4 yıl önce geldiği ve hakimler tarafından dosyaya konulmayarak saklandığı ortaya çıktı.  Bunun üzerine, sürekli deliller toplanmadı diyerek tahliye isteklerini reddeden hakimleri güvenimizin kalmadığı gerekçesiyle reddi hakim talebinde bulunduk. Reddi hakim talebimiz hakkımızda heyete hakaret savıyla suç duyurusuyla karşılandı.

Ergenekon davasında Doğu Perinçek ve diğer Vatan Partililerin avukatlığını yürüten Özbey’in isteği üzerine Mahkemece Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığına yazılar yazılarak belge ve bilgiler istenmişti. Yazılara ilgili kurumlardan cevaplar verilmiş ve verilen cevaplar iddianamede suçlama konusu olan iddiaları çürüten nitelikte olmasına rağmen, verilen cevaplar ve ekleri dava dosyasına 4-4,5 YIL SONRA konulmuştu. Bu süre içinde bu süre boyunca da tahliye talepleri “delillerin henüz toplanmamış olması” gerekçesiyle reddedilmişti. Bunun üzerine Özbey, Mahkeme heyetinin davadan çekilmesini isteyerek reddi hakim talebinde bulunmuş idi. Mahkeme ise buna Av. Özbey hakkında suç duyurusunda bulunarak yanıt vermiştir. Silivri Savcılığı hemen harekete geçti, Adalet Bakanlığı hemen izin verdi ve Silivri Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Neyse ki Türkiye'de yargıçlar var ve Mahkeme oybirliği ile beraatimize karar verdi.

İşte o suç duyurusuna konu olan reddi hakim dilekçesi;

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na

Dosya No : 2009/191
Konu : Kanıtları saklayan ve delilleri karartan heyetinizin reddi istemidir.

Açıklamalar :

Davanın temel dayanağı olan ve Tuncay Güney'in anlatımlarına göre MİT tarafından hazırlanan rapor ve şemanın gönderilmesi istemiyle 20 Haziran 2008 tarihinde Başbakanlığa yazılan yazıya, 2 Temmuz 2008 tarihli yazıyla -yani yaklaşık 4,5 yıl önce- yanıt verilmiş olmasına rağmen, bu yanıt ve ekleri saklanmış, 23 Kasım 2012'de dava dosyasına konulmuştur.

Genelkurmay Başkanlığı'na aynı konuda yazılan 27 Kasım 2008 tarihli yazıya, 16 Ocak 2009 tarihli yazıyla -yani yaklaşık 4 yıl önce- yanıt verilmiş olmasına rağmen, bu yazı ve ekleri de saklanmış, 23 Kasım 2012'de dava dosyasına konulmuştur.

Keza MİT Müsteşarlığı'na yazılan 27 Kasım 2008 ve 15 Aralık 2008 tarihli yazılara cevaben gönderilen 30 Aralık 2008 tarihli yanıt ve ekleri 30 Kasım 2012 tarihine kadar - yani yaklaşık 4 yıl- boyunca saklanmıştır.

Bunlardan 16 Ocak 2009 tarihli Genelkurmay yazısı, işin önemine ve aciliyetine binaen özel kurye ile elden getirilerek, 28 Ocak 2009 günü saat 10.20’de bizzat mahkeme başkanına teslim edildiği halde bu belge, yıllarca tutulmuş, ancak 23 Kasım 2012 günü dosyaya konulmuştur. MİT’ten gelen yazılarda hakim havalesi dahi yoktur. Bu, heyetinizin belgeleri baştan beri gizleme kastı olduğunu gösterir.

Yıllarca saklanan bu belgeler, resen gönderilen yazılar değil, talebimiz üzerine alınan ara kararları uyarınca yazılan ve sonucu beklenmekte olan müzekkerelere verilen cevaplardır.

Bunlar, saklandığını bildiğimiz belgelerdir. Bunun dışında dava ile ilgili başka hangi belgeleri saklamakta olduğunuzu bilmiyoruz.

Üstelik yıllarca sakladığınız bu belgelerden "Ergenekon Şeması"nda yer alan isimlerin çoğunun üstünü kapatarak delilleri karartmaktasınız. Çünkü bu şemadaki isimlerin üstünü açarsanız, dönemin MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un “saçma sapandı” dediği bu özelliği bir kez daha açığa çıkacaktır.

Örneğin, MİT Müsteşarlığı’nın 30 Aralık 2008 tarihli cevabi yazısı ve ekleri 4 yıl boyunca saklanmıştır. İşçi Partisi’ne ait arama tutanaklarında bulunmadığı halde dosyaya sonradan konulduğu anlaşılan CD’lerden biri olan “NATO CD’si” hakkında, talebimiz üzerine 25 Kasım2008 tarihli celsede alınan karar uyarınca yazılan yazıya verilen cevapta; İşçi Partisi’ne ait olmayan ve bir PKK militanından ele geçirilen bu CD’nin:

. “’Tuncay Yılmaz’ gönderici adı kullanılarak, 14.05.2007 ve 01.06.2007 tarihlerinde İstanbul’dan postaya verilmek suretiyle” MİT’e intikal ettirildiği; ihbar mektubunda, “NATO Hava Unsur Komutanlığı’na eylem yapmak üzere İP Genel Başkanı Doğu Perinçek liderliğindeki ekibin kurmuş olduğu örgütün eylem planları ve örgüte yardım edenlerin kimlik/adres/iş bilgileri”nden söz edildiği belirtilmiş ve şu değerlendirme yapılmıştır:

“Bugüne kadar şiddet eylemine karışmamış ve böyle bir eyleme tevessül edebilecek potansiyeli de bulunmadığı düşünülen İP’nin, NATO’ya yönelik olarak planlanan eylemle ilişkilendirilmeye çalışılması; dezenformasyon amaçlı bir yönlendirme faaliyeti olabileceği ihtimalini de akla getirmesi bakımından önemli görülmüştür”.

3070 kişilik isim /adres listelerini içeren diğer CD ile ilgili olarak MİT’in değerlendirmesi ise şöyle:

“Bir kısmı aynı zamanda İP üyesi olan öğretim üyesi, yazar, gazeteci, sanatçı, avukat, doktor, mühendis vb. camialardan şahısları kapsayan listenin, çeşitli etkinliklere çağırılmak ya da taban kazanma faaliyeti çerçevesinde kullanılmak üzere oluşturulduğu izlenimi edinilmiştir”.

İddianamede birçok yerde tekrarlanan ve ısrarla vurgulanan bir iddiayı çürüten ve bunu “dezenformasyon amaçlı bir yönlendirme faaliyeti” olarak niteleyen bu MİT raporu, niçin 4 yıl boyunca gizlenmiştir?

5 yıldır tutuklu bulunan müvekkillerin tahliyesine ilişkin istemlerimizi reddederken ileri sürdüğünüz temel gerekçeler; "delillerin henüz toplanmamış olması" ve " delillerin karartılma olasılığı"dır.

Oysa şimdi görüyoruz ki, toplanmış delilleri yıllarca saklayan ve üstünü kapatarak karartan sizlersiniz.

Dosyaya koyduğunuz 23 Kasım 2012 ve 30 Kasım 2012 tarihli "Tutanak"larda ikrar edilen bu eylemlerinizle ortaya çıkan somut durum, yargı görevinin kötüye kullanılmasıdır ve suçtur.

Bu suçun faili olan heyetinizin adil bir yargılama yapmasına olanak yoktur. Daha hangi kanıtları saklamakta ve karartmakta olduğunu bilmediğimiz heyetinize güvenmemiz mümkün değildir.

Sonuç ve İstem : Açıklanan nedenlerle heyetinizi oluşturan başkan ve üyeleri reddediyoruz. 27.12.2012

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek,
İP Genel Başkan Yardımcısı M. Bedri Gültekin, İP Genel Başkan Yardımcısı Ferid İlsever, İP Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem, İP Genel Başkan Yardımcısı Turhan Özlü, İP Genel Başkan Yardımcısı Erkan Önsel, İP MKK Üyeleri Serhan Bolluk ve M. Deniz Yıldırım, İP Merkez Basın Bürosu Başkanı Hikmet Çiçek vekilleri:

Av. Hasan Basri Özbey

ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.