'Son depremler gerilimin giderek arttığını gösterir'

Jeofizik Mühendisi Yrd.Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi'nde 7 ay ara ile görülen Richer ölçeğine göre 4.2 ve 4.4 büyüklüğündeki ve depremler ile Kandilli Rasathanesi'nin son açıklamalarını değerlendirdi. Yrd.Doç.Dr. Gündoğdu, bu depremlerin yeraltında gerilimin giderek arttığını gösterdiğini ancak, Kandilli Rasathanesi'nin “Marmara'da 7 büyüklüğünden fazla deprem olmaz" açıklamasına tam olarak katılmadığını söyledi.

'Son depremler gerilimin giderek arttığını gösterir'

Avcılar Belediyesi'nin olası depreme karşı halkın hazırlıklı, örgütlü ve bilgili olması amacıyla her ay düzenlediği Afet Gönüllüleri Projesi kapsamındaki aylık eğitim toplantısı yapıldı. Sivil Savunma uzmanı İbrahim Berber, Afet Yönetim Uzmanı Özden Işık'ın konuşmacı olarak katıldığı toplantıya katılanlara olası depreme karşı neler yapılabileceğine dair bilgiler verildi. Belediye Başkanı Handan Toprak Benli'nin de izlediği toplantıda Marmara Denizi'ndeki son gelişmeler de gündeme geldi. Yrd. Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu, Kandilli Rasathanesi'nin olası deprem 7'den büyük olmaz' açıklamasına nasıl bir çalışma sonucu varıldığını bilmediğini söyledi.

DHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Yrd.Doç.Dr. Oğuz Gündoğdu, 25 Haziran cumartesi günü Yalova açıklarında meydana gelen 4.4 büyüklüğündeki depremden kısa süre önce Kandilli Rasathanesi'nin Adalar'ın önündeki fayda biriken enerjinin 7'den büyük bir deprem üretemeyeceğine dair sonuç verdiğine ilişkin açıklamasının aynı günlere denk geldiğini hatırlattı.

Bu açıklamada yaklaşık 250 yıllık bir periyottan söz edildiğini ifade eden Yrd.Doç.Dr. Gündoğdu, şöyle dedi:

“Bu değerlendirme; 1766 depreminin periyodu. Aslında tam 250 yıl geçmiş durumda. O tarihteki Büyük İstanbul Depremine neden olan fay iki kırık halinde oluşuyor. Ama Adalar'ın önündeki fay, ayrı bir oluşumu gösteriyor. Haritasına baktığımız zaman oradaki fay düşey görünüyor. Düşey olan fay ancak 1894 depreminin oluşabileceği bir yapı. 1894'ten bu yana 122 yıl kadar bir geçmişi var. Bu süreyi hesaplarsak 1894 depreminin, hasara bakarak değerlendirildiği zaman 6.5-7 büyüklüğünde olduğu tahmin ediliyor. Bu depremin tekrarından söz ediyorlarsa yanlış bir şey değil. Ama o deprem aynı zamanda normal bir faylanmadan oluşan bir deprem. 4.4 depreminin bu fayla hiçbir ilgisi yok. Bu; bir blokun, diğer blokun üzerine bindiğini gösteren bir yapı. Orada 4.4'ten önce en büyüğü 3.3 olan 2 deprem, ardından 4 deprem olmuş. Yani oradaki öncü bir deprem değil. Kandilli Rasathanesi açıklaması ardından 4.4 büyüklüğünde depremin oluşu halkta bir tedirginlik yarattı. Adaların açıklarındaki depremle hiçbir alakası yok bu fayın. Ama dolaylı var; Ortamın gerildiğini ifade eden depremler bunlar. Ancak, 'Bu deprem oldu. Bu öncü deprem. Arkasından büyük deprem gelecek' mantığı yanlış. Olabilir. Olursa bu tamamen tesadüften ibaret olur. Ama gördüğümüz öncü bir depremi göstermiyor davranışı. 4.4'ten önce geçen Kasım ayında 4.2 büyüklüğünde bir deprem daha var. Bir blok diğer bloğun üzerine bindiği zaman buna 'Ters fay' diyoruz. O yüzden son 4.4 büyüklüğündeki depremi Anadolu yakası ve Bakırköy daha çok hissetti. Bizler hiç hissetmedik bu depremi. Çünkü o hareket eden bloğa bağlı bir şey. Esas hareket; doğrultu atımlı. Doğrultu atımlı fay olsa işler başka türlü olurdu."

Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, Kuzey Anadolu Fay hattının geçtiği yerin dışında Yalova'nın önüne kadar küçük 30-40 depremler oluştuğuna dikkat çekti.

Yrd.Doç.Dr. Gündoğdu, sismolojik olarak beklenen olası Marmara depreminin, 250 yıl önceki depreme bakıldığında 1, 2, 5, 10 yıl gibi yakınlığını gösterdiğini vurgularken şunları ekledi:

“Bizim için sismolojik yakınlık bu. Bunu söylesek 'Deprem Yakın' diye başlık atılır. Bu da yanlış. Depremi önceden belirleme konusu var. Çalışan istasyonlarımız var. Herhangi büyük bir depremi işaret eden veriler bugüne kadar yok. Ama küçük depremler olabiliyor." (DHA)


Etiketler; #son depremler
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.