banner863

Stratejik Amerikancı

AKP Genel Başkanlığı'na, dolayısıyla da Başbakanlık'a "atanan" Ahmet Davutoğlu, kitabına da adını veren "Stratejik Derinlik" teorisiyle tanıtılıyor. Davutoğlu'nun "derin stratejine" baktığımızda karşımıza, "bölgesel kuvvet" adı altında Amerikan politikalarının uygulanması çıkıyor. En yakıcı görevi Ortadoğu'da; aktif olarak da Kafkasya'da ABD politikalarının icrası. İşte Davutoğlu'nun 2002'den bu yana uyguladığı Stratejik derinliği...

Stratejik Amerikancı

 Ahmet Davutoğlu 2002 yılından bu yana Tayyip Erdoğan'ın Büyük Ortadoğu Projesi Eş başkanlığı görevinin politikasını üretti, yürüttü. 

Davutoğlu, 2002'de önce Abdullah Gül'ün, daha sonra Başbakanlığa gelen Tayyip Erdoğan'ın Dış Politika danışmanı oldu. 1 Mayıs 2009'da Dışişleri Baknalığı'na getiriken Davutoğlu, kitabına da adını verdiği "Stratejik Derinlik teroisiyle" tanındı.

Davutoğlu'nun bölge politikaları, "Neo Osmanlıcılık" adıyla, "yeniden Osmanlı İmpratorluğu sınırlarında hakimiyet kurmak" diye övüdü. 

"Neo Osmanlıcılık" aslından bir Amerikan projesi... Milli devletleri bölerek, küçük-güçsüz çok sayıda devletçiği yönetmek... İşte bu programın sözcüsü de Davutoğlu'ydu, bunu da Mart 2009'daki ABD ziyareti sırasında anlatıyordu. 

"ABD ile Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar, enerji güvenliği konularına ilişkin yaklaşımımız neredeyse aynıdır. O yüzden ABD ile ilişkilerimizde önümüzde altın bir işbirliği dönemi var. Türkiye, küresel yeni düzene, çevresinde alt bölgesel düzenleri yeniden kurarak katkıda bulunacak ve bu da soğuk savaş sonrasının yeni dünya düzeni olacaktır."

Davutoğlu, AKP'nin bölgede ABD politikalarının uygulayıcısı olacağının sözünü veriyordu. En önemlisi ise, bölgedeki 3 ülkenin; Irak İran ve Suriye'nin bölünmesi ve ayrı bir Kürt devleti kurulması teorisiydi.

"Bugün parçalanmış görünen ve bu parçalanmışlık içinde bölge üzerinde hesap kuran büyük güçlerce istismara açık bir yumuşak karın oluşturan "Kürt jeopolitiği" uzun dönemde aidiyet hissini en yoğun bir şekilde yaşadığı bölgesel bir güç ile bütünleşme süreci içine girecektir. Uzun dönemde meselenin odak noktası bölge halkının aidiyet hissini pekiştiren bir kader birliği meşruiyeti ile çözümlenecektir."

Büyük Ortadoğu Projesi'nin önemli ayaklarından biri, Ortadoğu ülkelerini ABD kontrolünde tutacak bir ittifak kurulmasıydı. Davutoğlu, Stratejik Derinliği'ni oluşturan "sıfır sorun politikasını" bu açıdan ele aldı. Ancak İran, Suriye ve Lübnan gibi ülkeler projeye itiraz edince, Davutoğlu bu kez bölge ülkelerine savaş açmayı tercih etti.

Azerbaycan'la devam eden savaşı görmezden gelen Davutoğlu, Ermenistan sınırında kapıları açma girişiminde bulundu. Gizli görüşmeler yürüten Davutoğlu bu konuda protokoller de imzaladı.

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.