Tarih okulunda vatan savaşına destek kararlılığı

Tarih okulunda vatan savaşına destek kararlılığı

İnciraltı Tarih Cemiyeti, Bilim ve Ütopya Dergisi, Kırmızı Beyaz Dergisi, Marmara Üniversitesi ADK, İstanbul Üniversitesi ADK ve Boğaziçi Üniversitesi ADK'nın organize ettiği, iki gün süren (14-15 Nisan)  Tarih Okulu E. Tümgen. Ahmet Yavuz, E. Tüma. Cem Gürdeniz, Yıldırım Koç ve TBMM Eski Başkan Vekili, ODTÜ Öğretim Görevlisi Uluç Gürkan, Prof. Dr. Semih Koray, İlkin Başar Özal,  Doç. Dr. Cüneyt Akalın, Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek,  Bilim  ve Ütopya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Emrah Maraşo'nun  sunumlarıyla gerçekleşti.

MEHMETÇİĞİMİZİN YANINDA; DİMDİK AYAKTAYIZ!

Marmara Üniversitesi Haydarpaşa Yerleşkesi'nde yapılan tarih okulunda gerçekleşen sunumların ardından  Bilim  ve Ütopya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Emrah Maraşo tarafından  okunan Sonuç Bildirgesi oy birliğiyle kabul edildi ve  tarih okulunda vatan savaşına,mehmetçiğe  destek kararı alındı.
 
Okunan bildirgede  gençler ''Bugün de ABD emperyalizmi piyonu PKK aracılığıyla yurdumuzu parçalamak, milletimizi bölmek istiyor. Bizi ortaçağ yobazlığının etnik ve mezhepsel kuyularına yuvarlamak istiyor.
Türkiye’yi düşürebileceklerini, milletimize diz çökerteceklerini hesap ediyorlar. Yanılıyorlar, yeniliyorlar! Askerimiz, polisimiz bölücü terör örgütüne karşı kahramanca savaşıyor. Türk gençliği ve bu etkinliği yapan tüm topluluklar bu savaşın tarafıdır. Vatan savaşındayız, kararlıyız!  ''
sözleriyle Mustafa Kemal'in izinde aydınlık bir Türkiye kararlılığından dönmeyeceklerini; Mustafa Kemal'in askerleri olarak mücadele edeceklerini ve mehmetçiğin haklı mücadelesinde her daim yanlarında olduğunu vurguladılar.

(1. gün)

Katılımın yoğun olduğu, 1. Dünya Savaşının enine boyuna ele alındığı etkinlik saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Açılış konuşmasını yapan Marmara Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü Başkanı Hüseyin Gül, "Mandayı kabul edemem eğer kabul edecek olanlar varsa bunlar kim olursa olsun şiddetle reddederiz. İşte bu sözleri söyleyen Tıbbiyeli Hikmet'in okulunda tarih okulu yapmanın heyecanı içerisinde hepinizi Tıbbiyeli Hikmetin gözündeki bağımsızlık ateşiyle selamlıyoruz." dedi

TÜRK GENÇLİĞİ TEREDDÜTSÜZ EMPERYALİZMİN KARŞISINA DİKİLECEKTİR!

İnciraltı Tarih Cemiyeti Başkanı Kaan Arslan ise, "100 yıl önce bizi bölmek için en büyük adım atılmıştı. Ancak başarıya ulaşamadılar. İşte bu yüzden hala o döneme saldırıp, Türk Devrim birikimini hedef tahtası haline getirdiler. Bugün de bu girişimler devam ederken geçmişimize saldırılar yine gün yüzüne çıktıysa, bu yine başarıya ulaşamayacakları göstermektedir. Çünkü Türk Gençliği Namık Kemallerden, Mithat Paşalardan, Talat Paşalardan, Enver Paşalardan ve Mustafa Kemal Atatürklerden aldığı devrimci güçle tereddütsüz emperyalizmin karşısına dikilecektir!" dedi



LİBERALİZM KAPİTALİZME, KAPİTALİZİM DE EMPERYALİZME DÖNÜŞMÜŞTÜR

E. Tümgeneral Ahmet Yavuz:

"Eski düzenin temel kurumlarının kaldırılmasına rağmen modern kurumların kurulmasının gecikmesinden dolayı azalan güç, dış müdahalenin başarı şansını arttırmıştır. Zamanla liberalizm kapitalizme, kapitalizm emperyalizme dönüşerek bir alan kavgasının vasıtası haline geldi."

EĞER OSMANLI'NIN DONANMASI OLSAYDI, ÇANAKKALE'DE DEMİR İLE KANIN SAVAŞI OLMAZDI.

E. Tümamiral Cem Gürdeniz:

" Dünya Tarihini incelersek Deniz imparatorlukları hep kazanmıştır. Denizleri, okyanuslarıkontrol etmeden hegomanya kuramazsınız. Neden Amerikan emperyalizmi güçlüdür çünkü denizlere, okyanuslara hakimdir. Eğer Osmanlı'nın donanması olsaydı, Çanakkalede demir ile kanın savaşı olmazdı.Gemileri Girit açıklarında durdururduk."

''TARİH SADECE DÜN İÇİN DEĞİL, BUGÜN İÇİN DE VARDIR.''

Yıldırım Koç:

''İttihatçılar çok uluslu bir devletten, bir millet yaratmaya çalıştılar. Halk kuldu; pahişahın, ağanın, şeyhin kuluydular.

O günlerde karşımıza çıkan 2 olay bugün işçiyi anlamamıza yardımcı oluyor. 1919 yılında işçiler çok kötü şartlarda, çok düşük ücretlerle çalışıyorlar. Bu sebeple bir hareketlenme oluyor. Hakim sınıflar arasında çatlağa neden oluyor.2. Olay ise işçi örgütlenmeleri düzlemindeydi. İstanbuldaki işçi örgütlenmeleri Anadolu'daki mücadeleye destek vermek yerine, işgalcilerle iş birligine giderek, piyasalarda ucuzlama sağlamaya çalışıyorlardı. Bu da bir ölçüde ucuzlama sağladı.''


SOYKIRIM İDDİALARI TAM BİR BOZGUNA UĞRADI

TBMM Eski Başkan Vekili, Odtü Öğretim Görevlisi Uluç Gürkan: ''Soykırım hukuki bir kavramdır . Bu sözleşmenin 2. maddesindeki soykırım tanımı bağlayıcı bir tanımdır; kimse anlamını genişletip daraltamaz.Bu tanımı akademik çalışma bağlamında parlementoda siyasi olarak genişletmeye çalışanlara kesinlikle karşı çıkmalıyız.

Doğu Perinçek'in Avrupa'daki soykırım davalarının hem ilgili hem de büyük dairede olumlu sonuçlanması ile hukuk planında soykırım iddiaları tam bir bozguna uğramıştır.''

 
(2. gün )
 
TEK ÇÖZÜM ATATÜRKÇÜLÜKTÜR
 
Prof.Dr Semih Koray:'' İzlenecek strateji bilimle belirlenir. Dünyadaki nesnel durumu anlamak bu durum temelinde tarihsel olarak gerçekleştirilebilir olanlarla gerçekleştirilemeyecek olanlarla net ayrımı yapmak ve o toplumsal gücün nasıl gelişeceği, nasıl doğru strateji bulacağı böyle belirlenir.

Ancak bu doğru stratejinin uygulanması için yetmez. Onu uygulamaya imkan verirken toplumsal gücün yaratılması da gerekir.


Ve bugün güce dayanarak bölücü terör ya da diğer dış tehlikeleri bertaraf etmek için değil, Türk ve Kürt'ün, farklı etnik kökenlerin kaynaşmasını sağlayan çerçeve Atatürkçülüktür.''
 
İNGİLİZ KOMUTA KADEMESİNİN İFADESİYLE: ÇANAKKALE'DE HESAP EDİLEMEYEN TEK ŞEY MUSTAFA KEMALDİ
 
İlkin Başar:''Kurtuluş Savaşı beynimizde Tanzimatla başlar ama eylemle  asıl olarak Çanakkalede başlar. Çanakkale Mücadelesinin Osmanlı içerisinde çok önemli yeri var . Çanakkale cephesi için genel seferberlik  ilan etmenize veya halkı, askeri motive etmenize gerek kalmıyor; halk kendisi motive olarak Çanakkale'ye geliyor. Çünkü Çanakkale,Osmanlı'nın 7 tane cephesi içindeki en önemlisidir çünkü son nokta halidir. Kaybettiğiniz an da her şeyi kaybetmişsiniz demektir.''
 
Doç. Dr. Cüneyt Akalın: ''Birinci Dünya savaşı iki noktada yoğunlaşmıştır birincisi Balkanlar ikincisi Ortadoğunun paylaşımıdır. İngilizler ve Fransızlar açısından Osmanlı'yı içeriden yıkmak için Arap milliyetçiliğini kışkırtıp Osmanlı'dan koparmak ve Osman'lıyı zayıflatmak hedefti.''
 
1.DÜNYA SAVAŞI HEM PAYLAŞIM SAVAŞI  HEM DE TÜRKİYE VE ARNAVUTLUK AÇISINDAN BİR VATAN SAVAŞIDIR
 
Vatan Partisi Genel Başkanı Dr. Doğu Perinçek: 
 
''Atlantik çağı nasıl sonuçlandı? Kapitalizmin emperyalizm çağına geçmesiyle.Kapitalizmin ilerici çağı 15 ile 19. yüzyıldaydı. Kapitalizm emperyalizm çağına geçerek devrimci barutunu tüketti. Kapitalizmin ileri çağı bitti. 20. yüzyılın başında tarih sahnesine çıkmakta olan ezilen dünyadır. İleri Asya Geri Avrupa.

Bizim Çanakkale'deki direnişimiz Sovyet devriminin önünü açtı. Eğer biz Türk devrimcileri olarak Çanakkale'de o direnişi göstermeseydik İngiliz birlikleri İstanbul'u işgal edecekti. Bu Çarlık Rusyası nefes alması anlamına geliyordu. 1908 devrimi ile uygulanan İttihat Terakki devrimleri ile Türkiye, Çanakkale'de direniş gösterdi ve ardından kara harekatlarında başarılar geldi. Çarlık Rusya nefes alamayınca devrimci güçler devrimi gerçekleştirdiler. 

Geldiğimiz noktada emperyalizme karşı mücadele devletler üzerinden yürütülüyor. Suriye hükümeti Suriye'nin bütünlüğünü sağlıyor, Türkiye PKK'yı hendeklere gömüyor.
  ''
 
Konukların sunumlarını gerçekleştirmesinin ardından Bilim ve Ütopya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Emrah Maraşo'nun okuduğu ve oy birliğiyle kabul edilen sonuç bildirgesinin tam metni:
 
1. Vatan Mevzisinde

1. Dünya Savaşı vatanımızı paylaşım savaşıydı. Dönemin devrimci önderleri ve bilimsel tarihçiler bu gerçeği saptadılar. Cihan Harbi’ne girişimiz bu bakımdan bir tercih değïl zorunluluktu. Genç Osmanlılardan İttihat Terakki’ye uzanan ve Mustafa Kemal Atatürk’te cisimleşen çizgi bağımsızlığımızı müdaafa etti ve çağdaş Türkiye’yi kurdu. Onları saygıyla anıyor ve mirasçıları olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.

Emperyalistlere ve işbirlikçilerine diz çöktürerek özgür bir vatan yarattık. Öncü örgütlenme geleneğimizle Türk milletini inşa ettik. Bu başarılarımız hep vatan savaşı mevzisinde kararlı, dirençli, tutarlı durarak oldu. Milli ve demokratik bir programın arkasına irade koyarak yaratıldı.

Bugün de ABD emperyalizmi piyonu PKK aracılığıyla yurdumuzu parçalamak, milletimizi bölmek istiyor. Bizi ortaçağ yobazlığının etnik ve mezhepsel kuyularına yuvarlamak istiyor. Türkiye’yi düşürebileceklerini, milletimize diz çökerteceklerini hesap ediyorlar. Yanılıyorlar, yeniliyorlar! Askerimiz, polisimiz bölücü terör örgütüne karşı kahramanca savaşıyor. Türk gençliği ve bu etkinliği yapan tüm topluluklar bu savaşın tarafıdır. Vatan savaşındayız, kararlıyız!


2.Bölücü ve Gerici Tarih Yazımına Karşı Bilimsel Tarih

Bugün üniversitelerimizin ve yayın dünyamızın bir bölümü bölücü ve gerici akımların baskısıyla karşı karşıyadır. Bu çevreler Jön Türklere, İttihat ve Terakki’ye, Mustafa Kemal Atatürk’e karşı sistemli bir kampanya yürütmektedirler.
Emperyalizme karşı yurt savunmasını karalamakta, Türk milletinde eşitlenmek ve özgürleşmenin karşısına postmodernizmin kimlik siyasetini çıkarmaktadırlar.

Öte yandan Osmanlıcılık özlemleriyle yola çıkan tarih anlayışı ülkemizin devrimci geleneğine karşı her fırsatta hücum etmektedir. Bu anlayış yakın tarihimizin büyükbirikimiyle hesaplaşma çizgisi izlediği için vatan savaşına da çelme takan roller üstlenmektedir.

Tarih Okulumuz iki gün boyunca her iki anlayışın dışında bilimsel ve nesnel bir tarih anlatımı ortaya koymuş, geleceğe dair dersler ve sonuçlar çıkarmıştır.


Milli Bilinç Milli Tarih

Türk milletinden Mustafa Kemal Atatürk'ü silmeye çalışanlar bu topraklarda yenilmeye mahkumdur. Atatürk'ün "Geçmişini bilmeyen milletler yok olmaya mahkumdur!" sözünden hareketle geçmişini bilen, milli bilince sahip olan ve milli tarihi benimseyen nesiller bu topraklarda yaşamaya devam edecektir. Bu bilinci yaygınlaştırmak için daha güçlü bir şekilde mücadele edeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Emperyalistlerin “Türk Gençliğini milli tarihinden ve kimliğinden kopartın!” talimatlarına uymadığımızı bu etkinlik vesilesiyle tekrar ilan ediyoruz.

Üniversitelerde neoliberal politikaları savunanlarla mücadele edeceğiz

Kavramların içini boşaltan, kavram sahteciliği yapan ve gerçekleri ters yüz eden ideolojik hegemonyaya karşı aklı ve bilimi rehber ediniyoruz. Düşünce özgürlüğü ve akademisyenlik kimliğinin arkasına sığınılarak terör örgütü propagandası yapılamaz. Düşünce özgürlüğü ancak ve ancak emperyalist ve bölücü zorbalarla mücadele zemininde boy verebilir.

Neoliberal politikalar ekseninde devrimci birikimimize saldırmaya, devrimci birikimimizi karalamaya çalışanlar varsa bu toprakların devrimcileri de vardır.

Ayağımız yere basıyor ve bu toprakların köklerinden, geleneklerinden besleniyoruz.  Türk devrim birikimini ayaklar altına almaya çalışanları ayaklar altında bırakacağız!

Örgütlenme

İstiklal Savaşı'nın sıcak günlerinde ateşten gömleği giyenlerin yazdığı İstiklal Marşı'nda bahsedilen "Hayasız Akını" durdurmak için Bursa Nutku'ndan ve Gençliğe Hitabe'den aldığımız görevle Atatürk rotasında birleşmeliyiz.

Atatürk'ün bahsettiği sınıfsız ve imtiyazsız toplumu kurmak yani herkesin arkadaşça yaşadığı ve kimsenin birbirini ezmediği toplumu kurma görevi önümüzde duruyor.

Vatanımızı, üniversitemizi ve bilimi savunacak ve örgütleyeceğiz.

Geliyoruz!

ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.