banner863

Tarih yapmaya hazır olan parti

Artık İşçi Partisi için her durum tarihidir. Son iki yılda içine girdiğimiz süreç tarih yapma sürecidir. Bugün Türkiye’de tarih yapmaya hazır olan tek parti, İşçi Partisi’dir.

Tarih yapmaya hazır olan parti

Büyük milletin öncüsü var
Türk milleti, ancak devrimle çözeceği sorunlarla yüz yüze gelmiştir. İki yüzyıllık devrim birikimi olan büyük bir milletin, öncü partisiz kalma sorunu olamazdı ve yoktur.
İşçi Partisi, bugün dünyanın en önemli devrimci partilerinden biridir. Bu saptama, bize ait değildir. Milletlerarası düzlemde geçerli bir değerlendirmeden söz ediyoruz ve yerindedir.

İşçi Partisi olağanüstü hızla büyüyor
İşçi Partisi, olağanüstü büyüyor. Bu olgu tek başına, Türkiye’nin bir dünya sürecine girdiğini gösterir. Devrim yapacak partiler, tarihin pususunda görev günlerine hazırlanır ve devrim süreci gelince, büyük sıçrama yapar. Yaşanan olay budur.

Partide üç görev
İşçi Partisi’nin Türkiyemizin öncü birikimini hızla örgütlediği bu süreçte üç görev öne çıkıyor:
Birincisi, kucakladığımız büyük enerjiyi iktidar mücadelesinde en verimli değerlendirebilmemiz için, Parti hukukunu başarıyla işletmemiz gerekiyor. Organlar çalıştırılmalıdır. Kolektif yönetim bizi halkımızla birleşmeye devrime önderlik etmeye götürür.
Kazandığımız ve kazanacağımız büyük güçlerin dinamizmini köreltecek tepeden inmeci eğilimleri tasfiye etmek, Parti hukukuyla olur.
Büyük toplumsal güçler, benimsedikleri önderliklerle büyük işler yapar. Parti hukuku, bize halk kitlelerine önderlik için gereklidir.
İkincisi, devrimci namusun gelişmediği ortamlarda hukuk herkesin âleti olabilir. Partinin namus birikimi Parti hukukunun güvencesidir. Fedai ruhu, arkadaşlık sevgisi ve halka bağlılık, Partinin büyümesi ve karşılaştığı sorunları çözmesindeki tılsımdır; manevi güçtür.
Üçüncüsü, Partinin güzelleşmesidir. Güzel ve çağdaş Türkiye’yi güzelleşen bir Parti önderliğinde kurabiliriz. Bunu üç maddede özetliyoruz:
İçte güzellik.
Yüzde güzellik.
İşte güzellik.
Türkiye’nin bilim ve sanat birikimini seferber etmek, güzelleşmenin biricik yoludur.

Ülkede merkezi görev:
Emek Hareketini Cumhuriyet hareketine dönüştürmek

Bugün Türkiye’de iki önemli halk dinamiği var: Cumhuriyet Hareketi ve Emek Hareketi.
Bu iki dinamiğin ikisi de, esas olarak emekçi karakterdedir.
Haziran İsyanı, 19 Mayıs 2012’den bugüne barikatları yıka yıka gelen Cumhuriyet Hareketinin doruğu oldu.
Türk bayrağı, milli devrimin bayrağıdır ve siyasallaşmanın simgesi olmuştur.
“Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı ise, iktidar hedefinin sloganıdır.
Emekçi hareketlerini, Türk bayrağıyla ve Mustafa Kemal simgesiyle ekonomizmin sınırlarını aşarak Cumhuriyet Hareketine dönüştürüyoruz. Partimiz, geniş kitleleri iktidar hedefine yöneltme görevini bu simgelerle hayata geçiriyor.
İşçi sınıfı ve köylüden, esnaf ve milli sanayiciye kadar bütün milleti birleştirmek, bağımsızlık ve demokrasi programını uygulamanın şartıdır. Cumhuriyet Hareketi, bu büyük gücün eksenidir.

İşçi Partisi’ni millet düşmanları iyi tanıyor
İşçi Partisi’nin tarih yapma çağına girdiğini, sistemin efendileri de saptamıştır. Kemalist Devrimi tasfiye eden karşıdevrim, halk düzleminde İşçi Partisi’ni ve devlet katında da TSK’nin Atatürkçü birikimini hedef aldı. Biz, kendimizi keşfetmesek dahi, ABD emperyalizmi ve işbirlikçileri İşçi Partisi’ni keşfetmişlerdir. Çünkü Partimiz doğru cephede mevzilenmiştir ve Türkiye’nin devrimci öncü birikiminin çekirdeğine sahiptir.


Mücadele içinde büyüyoruz
Savaşarak büyüyoruz.
Halkın mücadelesi içinde büyümek dışında bir seçeneğimiz yoktur. Yaralarımız bize cesaret ve kuvvet kazandırıyor. Bu bilinci sağlamlaştırmalıyız.
Şu ana kadar İşçi Partisi, Türkiye düşmanlarının hedef aldığı bütün önder kadrolarının yerini doldurabilmiştir. Görülmüştür ki, her işi, her görevi yapacak kadro kaynağımız vardır. Türkiye’nin kadroları, bizim kadrolarımızdır.
Bu gerçek, Genel Başkan görevi için de geçerlidir. Altı yıldan beri Partimiz, bünyesinden yeni genel başkanlar, yeni önder kadrolar üretiyor. Çünkü savaşıyor.

Partimiz ateş hattından yönetiliyor
Bu altı yıllık tecrübe içinde, şu ilkemiz bir kez daha doğrulanmıştır: Partiyi ateş hattında yönetebiliriz. Partiyi, duvarların arasından yönetemeyiz ve yönetmedik.
Çünkü Genel Başkan dâhil önder kadrolar, Partimizin bütün örgütleriyle ve mücadele mevzisine giren halk kitleleriyle sıcak ilişki içinde olmalıdır.
Doğru kararlar, halkla ilişkili, kolektif örgütsel süreçlerde alınabilir. Halk düşmanları, hapishaneleri bunu önlemek için icat etmişlerdir.
Partimiz, şunu çok iyi anlamalıdır: Genel Başkan duvarların arasında olamaz ve değildir. Bunun anlamı, şu anda hapiste olan genel başkan, simgeseldir. Hakiki Genel Başkan, 9. Genel Kurultayın seçeceği önderlik tarafından belirlenecektir.
Resmiyet ile hakikat arasındaki bu farka başından beri karşı olduğumu bütün parti ve halk bilmelidir. Yanlış bir örneğin bilinçlere yerleşmesi doğru olmaz.
Ne var ki Partimizin merkez organları bu ana kadar, simgesel uygulamayı yeğledi. 9. Genel Kurultay, bunu düzeltebilir; önerim düzeltmesidir.

Yaşayanların resimleri asılmamalı
Kurultay salonuna resmimin asılmasını doğru bulmuyorum. Geçmiş kurultaylarımızda önderlik olarak, yaşayan partililerin resimlerinin asılmamasını bir ilke olarak benimsemiştik.
Bilmiyorum, bunlara rağmen 9. Genel Kurultay salonunda yaşayan bir arkadaşımızın resmi var mı? Eğer varsa, o resmi kurultay delegelerini yönlendirmek için asmışlardır. Delegelere önerim: “O resme bakarak karar vermeyiniz.”
Eğer bu satırları yazan arkadaşınızın resmi asıldıysa, o arkadaş, yaşarken resmi duvara asılacak bir insan değildir. Belki de benim artık yaşamadığımı düşünerek hatırama saygı için böyle bir eylemde bulunuyorlar. Dışarıda olsam, bunu önlerdim.
Partimizin, duvarların arasında olan bir arkadaşın sözünü dinlememesi yerindedir. Bu sağlıklı tavrın hukuka da yansıtılması doğru olur. 

Partiye güven, halka güven
YAPARIZ!

İşçi Partisi, 9. Genel Kurultay’a sunulan Merkez Karar Kurulu Raporumuzu uygulayarak Milli Meclis, Milli Hükümet hedefine ilerleyecektir.
Partimize güvenmeliyiz. Bu güven gerçekçidir.
Halkımıza güvenmeliyiz. Bugün dünyanın en devrimci milletleri içinde Türk Milleti öne çıkıyor. Biz, iki yüzyıldır emperyalizmle ve Ortaçağla savaşan büyük bir milletin öncü partisiyiz.
Son Haziran İsyanı, Türkiye halkının büyük birikimini, yaratıcılığını ve gücünü göstermiştir.
İşçi Partisi’nin bugünkü kadroları ve üyeleri, devrim yapan kuşaklar olarak tarihe geçecektir 

Doğu Perinçek
ROTA

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
fikret öntaş - 3 yıl önce
Ben olsam Kurultay'da duvara asılan Doğu Perinçek fotoğrafını kaldırmam. Doğu bey tevazu göstermiş. Bir vefa örneği ve gerçekliğin ifadesi olarak o fotoğraf oraya konmuştur. Parti tabi ki kişiler üzerinde yükselmemelidir ama bir de gerçeklik vardır ki bazı değerler simgeseldir ve simgeler özel ve önemlidir. Ayrıca bu tevazu içinde Partiye ve örgütlerine içerden bile yön veren bir Genel Başkan'ın fotoğrafımı kaldırın diyerek yine bir "yön" vermesi sözkonusudur. Partiye güvenin Sn. Genel Başkan. Onlar doğrusu ne ise onu yapar. Yanlışları varsa da yanlıştan doğruyu çıkaracak kadar bilgi ve birikime sahipler. Saygılarımla.
Avatar
TC Genc - 3 yıl önce
sevgili dogu perincek, guzel gunler yakinda bunu hiisediyoruz, sizi tekrar aramizda gorecegimiz partimizin basina gelip bize onder olacaginiz gunler cok yakin. saygiyla selamliyoruz.
Avatar
caner - 3 yıl önce
yaşasın öncü parti, yaşasın işçi partisi
Avatar
gokhan gur - 3 yıl önce
içte güzellik dışta güzellik demiş doğu perinçek. ben doğu perinçekin tüm resimlerinin Lidersel bir görünüm taşıdığını hep savunmuşumdur.
Avatar
Selahattin Erden - 3 yıl önce
sayın perinçek, cumhuriyet mitinginin tüm partilerden geniş katılımlı yapılmasını istiyorum.
Avatar
TC Beysun - 3 yıl önce
başarılar diliyorum...
Avatar
abdulvahap eşiyok - 3 yıl önce
sayın genel başkanım, sizi dünya gözü ile silivri mahkemelelerinde gördüm. siz beni hiç tanımazsınız. üzüldüğüm bir şeyi size aktarmak istedim. keşke sizi., düşüncelerinizi daha önce tanıyıp , bilseydim. olsun sizin gibi birini tanıdım ve gelecek için umutluyum.
sizin öğretileriniz yolumuza ışık olacaktır.
kahrolsun emperyalizm.
mustafa kemal'in askerleriyiz.