"Tayyip Karşıtlığı", Darbe sevicilik ve Amerikancılık

"Tayyip Karşıtlığı", Darbe sevicilik ve Amerikancılık

Kaos

8 ayda 6 büyük patlama…

Yüzlerce canı yitirdik. Güzel yurdumuz yangın yeri…

Herkes doğal olarak korkmuş bir halde, “yarın benim yaşadığım semtte, geçtiğim caddede ya da çalıştığım iş yeri mevkiinde de bir patlama olur mu?” diye kendi kendine soruyor. 

Memlekette “yeni” bir politik iklim ve onun getirdiği bir telaş hali: Korku ve çaresizlik.

Peki “korku ve çaresizlik” içinde yaşamamızı kim, neden istiyor? 

Zira artık çark eskisi gibi dönmüyor. Dün işlevli olan bugün takoz oldu. ABD’nin bölgede nefes alması için kaos gerekiyor. Kaos olacak ki “büyük kurtarıcımız” Vietnam’ı, Irak’ı, Afganistan’ı ve Suriye’yi “kurtardığı” gibi bizi de “kurtarsın”.

Eksen Kayması

Bölgede güç dengeleri değişiyor. Dünya 1950’lerin dünyası değil, hele hele 1990’ların dünyası hiç değil, ABD de eski ABD değil. 1945(İkinci Paylaşım Savaşının sonu) sonrası devlet katındaki bütün politik belirleyenlerini ve değişkenlerini ABD’ye göre biçimlendirmiş Türkiye siyaseti de bu tarihsel kırılma eşiğinde ciddi bir bocalama yaşıyor. Dile kolay, 70 yıllık politik kıble değişmeye yüz tutmuş, Türkiye ABD eksenli politik iklimden, yaşamsal zorunlulukları nedeniyle çıkıyor. Türkiye hakim sınıfları şaşkın, devleti yönetenler şaşkın. “Büyük müttefik” ile nasıl bu hale geldiler “anlayamıyorlar”. “Stratejik ortağın”, “stratejik düşman” olduğu gerçeği artık herkesçe çırılçıplak!

Tarih Tekerrür Eder mi?

Öncelikle şunu belirtelim,“Tarih tekerrürden ibarettir” çıkarımının, sosyal bilimler açısından hiçbir hükmü yoktur.  Evet,  bilimsel olarak tarih tekerrür etmez ama farklı zaman ve koşullarda yaşanan olaylar arasında benzerlikler vardır. Örneğin;  yakın dönem tarihimizde 1977-1980 arası yaşanan politik süreçle son 8 ayda yaşadıklarımız birbirine benzemiyor mu? Bombalar, kaos ve Amerikan çıkarları. 12 Eylül Amerikancı Darbecileri 1977-1980 arası kendilerine meşruiyet sağlamak için kontrollü bir koas planı uygulamadılar mı? Kitlelerin zihnine “Darbe oldu, can ve mal güvenliği geldi. Huzur geldi.” fikrini nakşetmediler mi? Benzemiyor mu?

“Tayyip gitsin de…” Budalalığı

Öyle bir ideolojik/politik karmaşaya sürükleniyoruz ki, “antiemperyalist, sosyalist, ilerici” sandığımız “dostlarımız” dahi, en yüksek perdeden “Tayyip gitsin de tek, ABD göndersin önemli değil.” saçmalığını savunmayı  siyaset belliyor. Bakın bu fikrin düzen içi ve Türkiye düşmanı unsurlarda olması oldukça normal, şaşırdığımız bu değil. Örneğin tipik bir düzen partisi olan Kılıçdarooğlu CHP’si ve Türkiye düşmanı PKK’nin ya da F örgütün bu fikri onaylaması çok olağandır. Zira mevcut Amerikancı düzene bağlıdırlar, yaşamları bu düzenle doğrudan ilişkilidir. Yarın, olası bir Amerikancı darbenin baş destekçileri de bu yüzden bugünden bellidir. Ergenekon-Balyoz tertiplerindeki “Darbe karşıtları” birden konjonktür gereği Godot’u bekler gibi hükümete dışarıdan müdahaleyi/darbeyi bekler hale gelmişlerdir. Hayat işte(!)

“Ne yani Tayyip Kalsın mı?”

Politik kimlikleri salt “Tayyip karşıtlığı” olan, her kesimden dostlarımız merak buyurmasınlar, Tayyipler gidecektir. Yalnız yabancı eller aracılığıyla değil, Türkiye halkının öz dinamikleriyle gidecektir. Tayyipgillerden kurtulmak için Türkiye düşmanlarıyla birleşmek, Tayyiplerin yönettiği bir Türkiye’den daha kötü bir Türkiye’ye sürüklenmenin mevzisine girmektir. Kimsenin gücü, devrimci seçeneğin silikleşmesine ve devrimcilerin Türkiye düşmanlığının yedeğine girmesine yetmeyecektir. Bu memleketin, “Tayyip karşıtı” politik budalalığı ile yeniden ABD’ye bağlanma alçaklığına boyun eğmeyecek, mayası sağlam bir devrimci birikimi vardır. Mustafa Kemaller, saltanatı, İngiliz emperyalistleriyle ve onun işbirlikçisi “Ermeni-Rum” çeteleriyle yıkmadı.

 Dün olduğu gibi bugün de kurtuluş programı, emperyalizme karşı mevzilenmekten geçiyor. Silivri’de, Ulus’ta ve Haziran’da ay yıldızlı bayraklarla saltanat heveslilerinin düzenini bozan mücadele çizgisi, günümüzün tek gerçekçi devrimci mücadele programıdır. Son tahlilde; emperyalistleri de, saltanat heveslilerini de yine milliciler yıkacaktır!

ABD’den de,  onun tetikçileri olan PKK ve IŞİD’den de korkmuyoruz!

Kerem Yıldırım
ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.