banner863

TÜMÖD: Alman Federal Meclisi'ni "Ermeni Soykırımını Tanıma" önergesini geri çekmeye davet ediyoruz

TÜMÖD: Alman Federal Meclisi'ni "Ermeni Soykırımını Tanıma" önergesini geri çekmeye davet ediyoruz

Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) İstanbul şubesi, 28 Mayıs Cumartesi günü Almanya'nın başkenti Berlin’de gerçekleşecek "AİHM Kararına saygı duy" mitingini var güçleriyle desteklediğini üniversitelere ve kamuoyuna duyurdu.

TÜMÖD'ün açıklaması şu şekilde:

Değerli Yetkililer, Basın Mensupları
 
Bilindiği üzere Alman Federal Meclisi (Bundestag), “Ermeni Soykırımını Tanıma” önergesini 2 Haziran 2016 günü gündemine almıştır. Önerge CDU, SPD ve Yeşiller Partisi milletvekillerince ortak önerge şeklinde verilmiştir. Önergenin başlığı “Ermenilere ve diğer Hıristiyan azınlıklara karşı 101 yıl önce yapılan soykırımı anma ve saygı” anlamına gelmektedir. Böylesi hukuksuz ve tarihi gerçeklerden uzak bir önergenin Almanya’da Bundestag gündemine alınmasını asla onaylamıyor, kesinlikle reddediyor ve durumu protesto ediyoruz. Bu durum her şeyden önce Türkiye - Almanya ilişkilerine darbe niteliğindedir. Yalnız Türkiye’deki milyonlarca Türk’ü değil Almanya’da yaşayan gurbetçi Türkleri de rencide edici ve düşmancadır.
 
1) Her şeyden önce Alman Federal Meclisi’nin önergede öne sürülenler doğrultusunda bir karar vermeye yetkisi yoktur.
 
2) Soykırım 1948 BM Sözleşmesine göre bir suç olarak tanımlanmıştır. Bu suçla ilgili ancak eylemin gerçekleştirildiği ülkenin yerel mahkemesi ya da Uluslararası Ceza Mahkemesi (Lahey Adalet Divanı) karar verebilir.

3) 1915 olayları konusunda ancak bu sözü edilen mahkemeler hüküm oluşturabilirler. Kaldı ki bu yönde alınmış ne yerel ne de uluslararası ceza mahkemesi kararı yoktur. 1915 olayları sırasında “soykırım”henüz bir suç kavramı olarak da oluşmamıştı.
 
4. Ne Alman Federal Meclisi’nin ne de dünyadaki diğer parlamentoların ve yetkili olmayan diğer kurumların bu yönde karar verme yetkileri bulunmamaktadır. Bu yetkisizliğe rağmen yapılan girişimler, kesinlikle hukuk dışı hatta bizzat kendisi suç niteliğindedir. Çünkü Türk halkını, uluslararası kamuoyu nezdinde haksız, hukuksuz ve mesnetsiz bir biçimde siyasi emellere alet ederek rencide etmekte, suçlamakta, “Ermeni soykırımı” denilerek suç işlenmektedir.
 
5. Evrensel hukuk normları kaynağını Kadim Roma Hukukundan alırlar. Yani binlerce yıldan beri çağdaş ülkelerde hukuk şu iki temel unsur üzerinde şekillenir: 1. Kanunsuz Suç Olmaz. 1915 yılında "soykırım suçu" olarak tanımlanmış bir suç yoktur. 2. Kanunlar Geriye Yürümez. (Kanunlar Makable Şamil Olmaz.) 1948 yılında tanımlanan bir suç, 1915'lerdeki bir olaya taşınamaz. Bugüne kadar uluslararası yargı organlarının Türkiye hakkında bir soykırım suçu isnat edemeyişlerinin temel nedeni budur.
 
6. Nitekim Perinçek - İsviçre Davasında bu konuda AİHM’nin verdiği karar çok açıktır. 1915 olaylarının Holocaust denilen Yahudi soykırımı ile arasında benzerlik olmadığı bu davada dolaylı olarak saptanmıştır.
 
7. 1915 tehcir uygulaması, o günün siyasi ve askeri koşullarını, bilimsel ve tarihi gerçeklere dayalı bir yaklaşımla değerlendirilebilir. Çanakkale dahil pek çok cephede savaşan ve emperyalistlerin paylaşmak üzere çullandığı Osmanlı Devletinin aldığı bir yer değiştirme kararıdır. Emperyalist devletlerin kışkırtmaları sonucu “Bağımsız Ermenistan” hayali kuran ve silahlanan Hınçak ve Taşnak çetelerinin Osmanlı ordularını, ikmal yollarını, Türk ve Müslüman köy ve kentlerini kırıma uğratması nedeniyle cephe gerisini sağlama almaya yönelik alınan bir önlemdir. Ermeni çeteciler Zeytun, Bitlis, Muş, Erzurum ve Van gibi çeşitli yerlerde isyanlar çıkartmış, katliamlar yapmışlardır. Alınan tehcir kararıyla bölgeden uzaklaştırılmışlar, ancak bu arada savaş koşullarında karşıklı kırımlar da yaşanmıştır. Tehcir birçok ülke tarafından savaş dönemlerinde uygulanan bir tedbirdir. Nitekim Amerikalılar silaha bile sarılmayan Japonları İkinci Dünya Savaşı’nda toplama kamplarına tehcir etmiştir.

8. Sürekli gündemde tutulmaya ve Türkiye’ye dayatılmaya çalışılan 1915 olaylarını “soykırım” olarak nitelendirmek, bizim nezdimizde “Emperyalist Bir Yalandır”. Yürütülen yalan kampanyaları,  tarihi gerçekleri çarpıtan siyasi fanatizmden başka bir şey değildir. Osmanlı Devleti parçalanmaya yutulmaya çalışılırken o tarihte Almanya’nın da karşısında yer alan Fransa, İngiltere ve Çarlık Rusya’sı ve hatta ABD emperyalist liderlerince öne sürülen gerekçelerde “Müslüman Türkler idareleri altındaki Hıristiyan halklara zulmediyor ve onları öldürüyor. Biz Hırıstiyan halkları kurtarmak için Türklere karşı savaşıyoruz” demekteydiler. Oysa gerçek tam tersiydi. Nitekim 1921 yılında kendisiyle görüşen Amerikalı bir gazetecinin bunun doğru olup olmadığını sorması üzerine Mustafa Kemal Paşa’nın yanıtı şöyle olmuştur:
 
 “Bu söylenenlerin hiçbirinin aslı yoktur. Bilâkis, dünyada Türk milleti kadar, başka milletlerin diline, kültürüne ve dinine saygılı başka bir millet yoktur. Tarihimiz bunun örnekleriyle doludur. Rumlar ve Ermeniler düşmanla işbirliği yapmadığı müddetçe rahat bir hayat yaşamışlardır.”
 
Gerçekten de Türkleri sevmediğini söyleyen Martin Luther dahi Türk adaletinin ve hoşgörüsünün Almanya’ya gelmesini istemiştir.
 

Değerli Yetkililer, Basın Mensupları
 
Yüz yıl aradan sonra konunun politik amaçlarla gündeme getirilmesi, Ermeniler ve çeşitli topluluklar arasında düşmanlık ve nefret söylemlerinin kışkırtılmasını tehlikeli buluyoruz. Batılı dostlarımızı Lozan Barışı ile varılan anlaşmaya sadık kalan Türkiye Cumhuriyeti’yle hesaplaşma niyetinden bir türlü vazgeçmeyenlerin oyununa gelmemeleri konusunda uyarıyoruz. 


Alman Federal Meclisi’ni derhal önergeyi geri çekmeye çağırıyoruz.
 
Kant’ların, Goethe’lerin aydınlanmasına sahip Almanya’nın gerçek aydınlarını da bu haksızlık ve hukuksuzluğa karşı bizlerle birlikte çıkmaya çağırıyoruz.

Türkler, Yahudi soykırımı yapılan yıllarda Nazilerden kaçan Alman bilimcilere sahip çıkıp onlarla işini aşını paylaşma cesareti gösterdiler. Şimdi bizler de Alman bilimcileri, başta üniversitelerin hukuk bölümlerini ve Alman meslektaşlarımızı, Türklere karşı yürütülen bu haksızlığa ve hukuksuzluğa karşı kararlı bir biçimde karşı çıkmaya davet ediyoruz.


ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.