Türban ve Femen özgürlüğünün kardeşliği

Bugün AKP, PKK ve Neoliberal CHP’lilerin “özgürlük” dedikleri, Ters Özgürlüklerdir. Özgürlüğü boğan her şeyin adı, “özgürlük” olmuştur. Tevfik Fikret’in deyişiyle özgürlük özgürlük diye özgürlükler tepelenmektedir.

Türban ve Femen özgürlüğünün kardeşliği


İnsan hakları tepetakla çevrildi

Bugün küresel efendilerin “özgürlükler” listesi ile Amerikan-Fransız devrimlerinin ilk özgürlükler listesini karşılaştırınız, birbirine taban tabana zıttır.
İngiliz, Amerikan, Fransız, Rus, Çin ve Türk Devrimlerinin tanımında özgürlük, Ortaçağ ilişkilerinden kurtulmaktır. İnsan Hakları kavramının özü budur.
İnsan haklarını tek tek sayınız, hepsi en sonunda iktidarını Allah’tan aldığını söyleyen krallıktan, derebeylik ilişkilerinden, cemaatlerden, tarikatlardan, etnik bölünmelerden kurtulmaktır.
Emperyalist “insan hakları” ideolojisi, Devrimci Demokrasinin insan haklarını baş aşağı çevirmiştir. Fransız Devrimi ve Türk Devrimine düşmanlık da bununla bağlantılıdır.

“Sivil topluma özgürlük” tuzağı

AKP, PKK, CHP yönetimi ve diğer Neoliberal Solcuların insan haklarına bakınız, “Sivil topluma özgürlük” adı altında,
- Ağalığa, şeyhliğe, aşiret beyliğine özgürlük,
- Ortaçağ dinciliğine özgürlük,
- Tarikatlara ve cemaatlere özgürlük,
- Etnik bölünmeye özgürlük,
- Her tür cinsel yabancılaşma ve yozlaşmaya özgürlük…
MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Abdullah Öcalan’a kurdurduğu HDP adlı partinin kongresine bakınız, emperyalizme ve Ortaçağ’da parçalanmaya özgürlüğün hepsini görebilirsiniz.

Kadını kafese tıkma özgürlüğü

Türban özgürlüğü de, bu kapsamdadır. Kadını kafese tıkmanın, kadını cinsel meta olarak görmenin, kadını köleleştirmenin adı “özgürlük” olmaktadır. Ve ne yazık ki, “Atatürkçü” olduğunu söyleyen birçok CHP’li kadın da lafa bu Ters Özgürlükle başlamaktadır. O anda bir kadın olarak kendisini zincire vuruyor. Sonrası iyilik güzellik!
Ne yazık ki, Neoliberalizm, CHP’yi ideolojik olarak ele geçirmiştir. Atatürkçüler bile Neoliberal Atatürkçü olmuştur.

Devşirmeler marifetiyle

Nasıl başladı bu olay hatırlayınız.
ABD emperyalizmi sömürünün önündeki bütün millî sınırları kaldırmak için, 1990’larda millî devletlere karşı küresel bir saldırı başlattı. Bu saldırının ideolojik cephesi 1980’lerde açılmıştı. “Sivil Toplumculuk” deniyordu adına.

Ömer Laçiner, Murat Belge gibi devşirmeler görevlendirildi; Helsinki Muhibbi oldular. Can Yücel onlara kendi diliyle çok anlamlı bir isim vermişti. Yeni “özgürlük” tanımı, döneklerden oluşturulan entelijansiya tarafından yayıldı. Kendilerine her türlü araç gereç tahsis edildi.
Bugün “Sivil Toplumculuk”, küresel merkezlerden AKP’ye, tarikatlara, PKK’ya, CHP yönetimine, Neoliberal Sola kadar emperyalist-kapitalizmin ideolojisidir.

Tutarlı Neoliberallerin özgürlüğü

Neoliberal özgürlükler listesinde türban özgürlüğü ile Femen özgürlüğü, Ensest özgürlüğü vb, hepsi kardeş kardeş el ele tutuştular. Tutarlı Neoliberaller bu özgürlükleri göğüslerini şişire şişire toptan savunuyorlar. Avrupa’daki ve Amerika’daki ideolojik babalarını inceleyiniz bu liste çok çarpıcıdır, ilerde işleyeceğiz.
Neoliberal özgürlüklerin tutarlı savunuculuğunu Can Dündar örneğinde canlandıralım. Can Dündar kardeşimiz, Mehmet Ali Birant ekolündendir. Neoliberal özgürlükler konusunda çok iyi eğitim almış ve nerdeyse çeyrek yüzyıldır tecrübe kazanmıştır. Küresel sermayenin ideolojik borsalarındaki iniş çıkışlarını O’nun yazılarından çok iyi izleyebilirsiniz. Milliyet gazetesine çok yakışıyordu. Şimdi de Cumhuriyet gazetesine çok yakışıyor. Ortaçağ ilişkilerine ve bu arada türbana özgürlük konusunda çok yararlı hizmetleri oldu. Darbeciliğe karşıdır; Kemalist Devrime sinsi sinsi vurur, bu da geçerli bir marifettir.
Emperyalist Özgürlükler konusunda her zaman öncüdür, cesurdur. En son Femen Özgürlüğüne hoş geldin selamlamasında da öncülüğü kimseye bırakmadı.



Cumhuriyet, 27 Ekim 2013

Cesur kadın tanımında karşıdevrim
Demokratik Devrimlerin özgürlük için savaşan cesur kadın simgeleri, Bastille hapishanesini basan kitlenin önündeki kadındır, İstiklâl savaşımızın kadın kahramanlarıdır, Kemalist Devrimin öncü kadınlarıdır. Cesaret, onların krallığa, emperyalizme ve gericiliğe karşı cesaretidir.

Şimdi yeni Ters Özgürlüklerin kadın cesareti tanımına her gün gazetelerin renkli eklerinde rastlıyorsunuz. “Cesur kadın”, memelerini, bacaklarını, sırtını ve her yerini en cömert ölçülerde piyasaya sunan kadındır.

Femenlere acil “ihtiyaç”

Femen de, Ters Özgürlüğün kahramanı oluyor. O nedenle Can Dündar, Femenleri “İyi ki geldiniz, ihtiyaç çoktu, hoş geldiniz” diye selamlıyor.
İhtiyaç çoktu elbette, ODTÜ’de mücadele eden genç devrimci ile halkın arasına kamayı kiminle ve nasıl sokacaksınız?
Haziran Ayaklanmasının halkı ile onları izleyen kesimleri nasıl karşı karşıya getireceksiniz?
Solun içine sokulan neoliberalizm, ideolojik ajan görevi yapmaktadır.
Ama işin esasına bakarsanız, Türban Özgürlüğü ile Femen Özgürlüğü birbirinin kardeşidir. Sistem, yoksulları tarikat ağları içine hapsederek, modernleri ise yabancılaşmanın başka ağları içine çekerek dümenini yürütüyor.


Doğu Perinçek
Aydınlık/Rota 


banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hüsnü başkan - 3 yıl önce
harika bir yazı... sonuçta türban da femen de aynı şeyi pazarlıyor, kadın vücudunu.
Avatar
yaver oruç - 3 yıl önce
çok geç tanıdığım vatan sever doğu perincek beyfendinin yazdıklarını yakından takip ediyorum ve çok çok takdir ediyorum kendisini..en gerekli olduğu zaman bu zaman. umarım adalet en kısa zamanda yerini bulur tüm vatan severler özgürleşir..