banner863

Türk halkı korkuyu üzerinden attı

Bekir Coşkun ve Pınar Türenç, Haziran Ayaklanmasında sokaklara dökülen bütün siyasi muhalefetin özgürlüklerini ve demokrasiyi cumhuriyet devrimlerinde aradığına dikkat çekti

Türk halkı korkuyu üzerinden attı

Füsun İkikardeş

Arslanlı Yol'un bugünkü konukları yine gazeteciler... Mikrofon uzattığımız yazarlar, Anıtkabir'deki kitlenin "görün biz" diye haykırdığına ve bu gidişin devamının olacağına dikkat çektiler. Kalabalıkta olmayan ve "cemaat" cephesinden tanıdığımız bir isim ise, bu kitlenin farklı kesimlerden oluştuğunu saptadı.

Bekir Coşkun

Erdoğan'ın sonu


İnsanlar çözümü siyasi partilerde bulamayınca ve canları yandığında Anıtkabir'e koştular.
Bu çok ciddi bir mesajdır. Arkası gelir. Bu mesajın en iyi sonucunu yerel seçimlerde göreceğiz. Yerel seçimlerde bu mesaj, Tayyip Erdoğan'ın sonu olacaktır. Bizim Türk medyası, o yandaş medya, Diyarbakır'ı gördüğü kadar 10 Kasım'da Anıtkabir'i görmedi. Halbuki, Anıtkabir'deki mesaj sırf Türkiye için değil, bütün dünyaya da verilmiş bir mesajdı, dünyaya bir "burayı görün" çağrısıydı. Türkiye'de demokrasinin olmadığını, özgürlüklerin, insan haklarının, hukukun olmadığını duyuran bir çılğlıktı. Türkiye'deki aklı başındaki insanlar dünyaya, bütün bunların Türkiye'de olmadığını duyurdular.

Pınar Türenç (Basın Konseyi Başkanı):

Duvarları yıkmaya hazırlar


Atatürk sevgisinin giderek büyümesi son olayların, gelişmelerin, Atatürk'ün değerini daha iyi anlamamıza yol açtı.
Gezi olaylarından sonra gençliğin üzerindeki korku da ortadan kalktı. Sadece gençlik değil, düşünen insan, özgürlüğü isteyen insan üzerinde de bir korku haresi vardı, Gezi'yle yıktık. Türk milleti olarak Gezi'ye çok şey borçluyuz.
Bu, Anıtkabir'e gelen bir milyon ziyaretçi sayısına uzanan bir süreçti. Uzun zamandır, özellikle son üç beş yıldır herkesin üstünde bir korku, bir baskı vardı. Bir gidişat var, nereye gideceği nasıl sonuçlanacağı bilinmiyordu, bir belirsizlik vardı. Bu süreçte Silivri davalarının ne olduğu görüldü, ne kadar adaletsiz hukuksuz oldugu görüldü. Herkes olan biteni anlamaya başladı. Amaç-sonuç ilişkisi bu... Sonucunu Türk halkı daha iyi görmeye başladı, korkuyu üzerinden attı. Hala aynı düşüncede olduğunu, aynı kuvvette olduğunu düşünüyorum. Şu anda ortada bir gösteri olmayabilir, ama herhangi bir karar verme konusunda tekrar ortaya çıkacak. Bu gençlik ilerleyecek, bu insan düşüncesi, bu ruh hali, içinde olduğumuz ruh hali devam edecek.

Tabii Türk halkının seçimlere de daha kararlı gideceğini düşünüyorum. Daha önce başka saiklerle oy verenler olmuştu. Oysa adalet arayışımız çok kutsal, bütün bunların farkında Türk halkı! Ne kadar baskı yaparsanız yapın, üniversite gençlerinin duvarları yıkmaya hazır olduğunu görüyoruz. Ünivesitelerdeki gençliğin ruh halini birebir yaşayanlardanım. Kararlılar, bu gidişat değişmez diye düşünüyorum. Bütün mesele özgür düşünce ve özgür yaşam. Bunun için uğraşıyoruz.

Arslsnlı Yol'un mesajı-2

Anıtkabir ziyaretçileri bu 10 Kasım'da 1 milyonu aştı. Son bir yıla bakınca, Türkiye'de Atatürk çevresinde buluşan büyük kitlesel hareketlerin özellikle son yılda arttığını görüyoruz. 19 Mayıs, 29 Ekim ve elbette Haziran direnişi ilk akla gelenler. 

Peki, 12 yıllık AKP iktidarı döneminde neredeyse Türk bayraklarının suç unsuru gibi saklandığı günlerden bugünlere nasıl gelindi? Anıtkabir'de 1 milyon insan nasıl buluştu? Bir milyon ziyaretçinin hangi gelişmelerin habercisiydi? Mesajları neydi?

Sanatçılara, siyasetçilere, tarihçilere, gençlere sorduk, soruşturduk. İşte yanıtlar ve geleceğe dair öngörüler.

ulusalkanal.com.tr
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sevil ozugur - 3 yıl önce
Türk milleti korkmaz şu korku kelimesini kullanmayin kimse korkmuyor bazi kaygilarimiz var orantisiz guc karsisinda çocuklarimizi kaybetmek istemiyoruz beklemedeyiz onlari sandiga gömecez