Vatan Partisi İstanbul Hekim Bürosu'ndan İstanbul Tabip Odası'na cevap

Vatan Partisi İstanbul Hekim Bürosu, İstanbul Tabip Odası’nın “Başta Adli Muayene ve Raporlama Olmak Üzere İyi Hekimlik Uygulamalarından Taviz Verilemez!” başlıklı bildirisi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.  İstanbul Hekim Bürosu açıklamalarında ayrıca Sağlık Bakanlığı’na ve hükümete de seslendi.

Vatan Partisi İstanbul Hekim Bürosu'ndan İstanbul Tabip Odası'na cevap

Vatan Partisi İstanbul Hekim Bürosu’nun açıklamaları şu şekilde:
                       
HEKİMLERE, HALKIMIZA VE HÜKÜMETE SESLENİYORUZ

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi tarihimizin en büyük ve en tehlikeli saldırılarından birine maruz kaldık.

Maruz kaldığımız bu silahlı kalkışmanın adı kuşkusuz ve hiç tereddütsüz Amerikancı-FETÖ’cü darbe girişimidir.

Darbe girişimi Devlet-Millet işbirliği ile bastırılınca, hiç zaman geçirilmeden bu şer odağının tasfiyesi başlatılmış ve devlet süratle bir dizi tedbirler hayata geçirmiştir. Bu çerçevede FETÖ üyelerinin sahte raporlar alarak takipten ve olası yargı sürecinden kurtulmalarını engellemek için Sağlık Bakanlığı da bir “rapor genelgesi” yayımlamıştır.

Bu genelgeyle memur ve diğer kamu görevlileri için verilecek olan hastalık raporları hastane idarelerinin onayına bağlanmıştır. Darbecilerin suiistimal ederekalabilecekleri sahte raporları önlemeye yönelik bu tedbirin sınırlı bir süreyle uygulanacağı bellidir. Haklıdır, meşrudur ve hekimlik mesleğinin ruhunu zedeleyecek bir durum yoktur.

İlk birkaç gün içinde devlet mekanizmasındaki bocalama da göz önüne alındığında sözlü talimatla yapılan bu uygulama, TBMM tarafından tüm ülkede olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmesini takiben Sağlık Bakanlığı tarafından yazılı hale getirilmiş ve hukuki çerçeveye oturtulması sağlanmıştır.

FETÖ’CÜLER SAHTE RAPOR ALARAK KAÇSINLAR MI?

Bakanlığın bu hamlesi üzerine İstanbul Tabip Odası da hemen “Başta Adli Muayene ve Raporlama Olmak Üzere İyi Hekimlik Uygulamalarından Taviz Verilemez!” başlıklı bir bildiri yayımlayarak “maalesef” nerede durduğunu ortaya koymuştur.
İstanbul Tabip Odası gerçekleştirilen bu hain saldırıyı bildirilerinde “15 Temmuz faşist askeri darbe girişimi” olarak tanımlamıştır.

Gerçek öyle midir? 15 Temmuz’da gerçekleştirilen hain saldırı “faşist askeri bir darbe girişimi” midir? Ayıp, ayıp, ayıp… Yazıklar olsun… Yazıklar olsun… Yazıklar olsun…

Oda’nın bu alçak saldırıyı tanımlarken bildirisinde kullandığı “bu ülke daha önce de askeri darbeleri, darbe girişimlerini gördü” ifadesi bile bu alçaklığa hangi gözlükle baktığının ispatıdır. Bildiri; bol işkence, insan hakları, ırk, dil, din, statü, politik tutum ayrımı, demokratik hakların ihlali, hukukun askıya alınması, emir-komuta, baskı altında rapor verme vb gibi popülist amaçla kullanılmış ifadelerle doludur.

Bu bildiriyle yapılmak istenen sanki 12 Eylül darbesi sonrasında ve 1990’ların başında gördüğümüz bir siyasal-sosyal ortam varmış havası yaratarak, hekimleri dehşetli bir ruh haline sokmaktır.

İstanbul Tabip Odası “başta adli muayene ve raporlama olmak üzere iyi hekimlik uygulamalarından taviz verilemez” başlığının arkasına gizlenerek sanki biz hekimler tarafından yasal olarak da suç olan, hukuki karşılığı “sahte rapor” olan “hatır raporları” yaygın olarak verilmiyormuş gibi bir hava yaratarak mesleği koruma görüntüsü arkasında ne yapmak istemektedir?

Tabip Odası, FETÖ’cü darbecilerin sahte raporlar almasını kolaylaştırma sonucunu doğuracak eylemlerde ve açıklamalarda bulunamaz.

FETÖ ÜYELERİ İLE KAMU SAĞLIĞI HİZMETİ YÜRÜTÜLEMEZ

Devletin FETÖ’cülere sahte rapor verilmesini engellemeye çalışmasını haklı ve meşru buluyor ve destekliyoruz. Bu iradeyi kırmaya dönük her türlü tutum ve girişimi de kınıyoruz.

Hiç kimse, ülkenin yasaları çerçevesinde FETÖ’cügladyonun devletten temizlenmesi için yürütülen mücadeleyi sekteye uğratacak, bu mücadele konusunda tereddütler oluşturacak bir tutuma İstanbul Tabip Odasını alet edemez, mesleği koruyorum adı altında yayımladığı psikolojik savaş metni tadında bildirilerle devletin bu konudaki iradesini kırmaya çalışamaz.

İstanbul Tabip Odası yaptığı bir açıklamada “Ne askeri darbe ne OHAL” demektedir. Tekraren söylüyoruz, bu bildiri daha başlığından yanlıştır. Askeri bir darbe mi olmuştur da böyle bir başlıkla OHAL’e karşı çıkılmaktadır? Bu kalkışma askeri bir darbe girişimi değildir, asker üniformalı FETÖ’cülerinTürk milletini ve Türkiye’nin bekasını hedef alan alçak ve hain saldırılarıdır.

Tarihimizin neredeyse en ciddi saldırısı karşısında biz ilan edilen OHAL’i‘dikkatle takip ederek’ destekliyor ve görüyoruz ki uygulamanın birçok alanda olduğu gibi sağlıkta da neticeleri de alınmaya başlanmıştır.

Anayasa, vatan, bayrak ve millete bağlılığın esas olduğu devlette laiklikten uzaklaşıldıkça, devletin içini dolduran tarikat, mezhep gibi yapıların ayrı cumhuriyetçikler oluşturduğu çok acı bir tecrübe ile ortaya çıkmıştır. FETÖ, özünde bir dinsel yapılanma, bir tarikattır. Bu şer odağının devlet kurumlarını böldüğü ve paramparça hale getirmiş olduğu devletimiz ve milletimiz tarafından çok acı bir tecrübe ile öğrenilmiştir.

Türkiye’nin önünde FETÖ’yü temizleyeyim de yerine başka bir dinsel yapıyı getireyim diye bir seçenek yoktur. Bu denenmiş ve ne olduğu görülmüştür. Bu tip yapılara mensubiyetle kamu hizmetinin bağdaşmayacağı anlaşılmıştır. Tüm devlet kurumlarındaki FETÖ’cüler OHAL kararnameleri ile ayıklanmaya başlamıştır.

Bizzat Sağlık Bakanı tarafından yayımlanan yazılı açıklamayla 115’i yönetici, bin 504'ü hekim, toplam 5 bin 581 Sağlık Bakanlığı personelinin görevinden uzaklaştırıldığı belirtilmiştir.

Açığa çıktığı kadarıyla özellikle TSK ve yargı içinde yuvalanan “hain-ajan” sayısıyla kıyaslandığında, farklı hastanelerde çalışan arkadaşlarımızın bildirimleri de dikkate alındığında FETÖ’cülerin bakanlığın bildirdiği sayının kat kat üstünde olmaları muhtemeldir.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NA SESLENİYORUZ

Bu nedenle ve tam bu noktada Sağlık Bakanlığına sesleniyoruz;

Korkmayın ve temizleyin bu hainleri..!

Tarihimizin en acı saldırısı ile her şeyimizi, varlığımızı, kimliğimizi kaybetme ve yok olma tehlikesi ile burun buruna geldik…

Bundan daha korkunç ne olabilir ki…

Korkmayın ve temizleyin Hipokrat yemini yerine Fethullah yemini eden bu alçakları aramızdan…

Korkmayın..! Yapın..!

HALKIMIZA SESLENİYORUZ

Kurunun yanında yaş da yanacak diye korkmayın..!

Vatan Partisi İzleme Kurulu bunun için var…

Süreç tarafımızdan somut verilere dayalı olarak dikkatle izlenmektedir ve hukuk dışı bir uygulamaya asla müsaade edilmeyecektir…

Ulu Önder Atatürk “beni Türk Hekimlerine emanet ediniz” demiştir, FethullahHekimlerine değil…

SON SÖZÜMÜZ HÜKÛMETE

Çıkarmış olduğunuz Kararname, Türk Ordusunun ve Türkiye Cumhuriyetinin İstiklal Savaşı ile kurulan temelini ve Türk Milletinin bağımsızlığını hedef almaktadır.

Ne OHAL ne de başka hiçbir güç size Türk Silahlı Kuvvetlerini tasfiye etme hakkı tanımıyor.  Son kararınızla Türk milletine değil,  15 Temmuz’da o alçak darbe girişimini gerçekleştiren emperyalist gladyoya hizmet ediyorsunuz.

Unutmayın..! Ordunun yapısını bozarsanız Türkiye’yi yönetemezsiniz..!

GATA özel yapısı nedeniyle Ordu bünyesinde kalmalıdır. Hastanesi olmayan ordu savaşamaz..!
 
Vatan Partisi İstanbul Hekim Bürosu Adına

Op Dr Tayfun Budak
Vatan Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi
İstanbul Hekim Bürosu Başkanı

ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.