Vatan Partisi'nden Irak'taki 'Türk askeri' açıklaması

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Em. Korg. İsmail Hakkı Pekin, Türkiye’nin Musul’a asker göndermesine ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

Vatan Partisi'nden Irak'taki 'Türk askeri' açıklaması

Pekin’in açıklaması şöyle:

Vatan Partisi olarak Atatürk İlke ve İnkılaplarına bağlı tek parti olduğumuz kamuoyunca bilinmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde grubu bulunan tüm partiler, uluslararası emperyalist güçlerin oyuncağıdır.

Atatürk’ün ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ olarak belirttiği, değil komşu ülkelere, bölgesel ve kıtalar arası ilişkilere ancak barışçıl bir şekilde taraf olma ilkesi bu hükümet zamanında kabul görmemiştir. Nitekim Türkiye’mizin her tarafında eskiden dost ülkeler var iken ve bu ülkelerin kendi aralarındaki uyuşmazlıklarında ülkemiz, görüşüne başvurulan bir ülke iken, artık bu durum ortadan kalkmıştır.

Emperyalizmin kucağındaki hükümet, en son, Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’nin elindeki Musul’un Başika Bölgesi’ne göndermiş olduğu Silahlı Kuvvetlerimiz mensupları nedeniyle uluslararası basının ana hedefi haline gelmiştir.

BATILI ÜLKELER KÜRT BÖLGESİNİN BAĞIMSIZLIĞINI İSTİYOR
Bilinmektedir ki başta ABD ve AB olmak üzere Batılı ülkeler, Irak’ın Kuzeyindeki sözde Kürt Özerk Bölgesi’nin tam bağımsızlığını elde etmesinden yanadır.

Irak’ın meşru yönetiminin, Başika’daki Türk askeri varlığını ortaya çıkarması ve durumun düzeltilmesi (yâni Türk askeri varlığının geri çekilmesi) için gerekirse Rusya’dan yardım alabileceğini açıklamış bulunması, AKP’nin milletimizin haberi olmaksızın nelere girişebileceğinin yeni bir göstergesini oluşturmaktadır.

MUSUL’A ASKER GÖNDERİLMESİ ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRIDIR
Uluslararası Adalet Divanı’nca daha önce alınan kararlarda, bir ülkenin başka bir ülkeye yapacağı askeri yardım veya eğitim çağrılarının ancak o ülkedeki meşru yönetimce yapılabileceği konusunda bir içtihat oluşmuştu. Yani Musul Valisi veya Irak Savunma Bakanı’nca yapıldığı hükümetçe ifade edilen davetiyeler uluslararası hukuka açıkça aykırıdır.

Diğer taraftan, Hükümetin TBMM’den 3 Eylül 2015 günü çıkartmış olduğu tezkerede, sadece ülke savunmasında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin; o da komşu bir ülkeden yönelebilecek bir saldırının önlenmesi amacıyla kullanılabileceği açıkça kayıtlıdır.

PKK’YA KARŞI MÜCADELEYE ODAKLANILMALI
Madem ülkemize yönelik tehlike PKK’dan gelmektedir; niye o örgütle mücadeleye odaklanılmamaktadır? Neden Bölgesel Irak Kürt Özerk Bölgesi’ne silahlı kuvvetlerimiz özellikle gönderilmektedir?

Partimizce, uluslararası platformlarda, Kuzey Irak’tan başlayan ve Suriye’nin Lazkiye limanında bitecek bir Kürt Koridoru’nun ülkemiz açısından yaratacağı tehlikelere birçok kez kamuoyumuzun dikkati çekilmiştir. Anılan koridorun, Kuzey Irak petrolünün ve gazının batılı pazarlara ulaştırılmak üzere arzulandığını birçok kez bilginize sunmuştuk. Bu uğurda Irak, yabancı gözlemcilerin de kabul ettiği üzere Kuzeyi Kürt, ortası Şii ve Güneyi ise Sünni olarak üçe bölünmek istenilmiyor mu?

SIRA TÜRKİYE’YE Mİ GELİYOR?
Suriye’deki meşru hükümetin başkanını devirmek ve bu ülkeyi etnik ve dini açılardan bölmek yönündeki batılı ülkelerin çabalarını da bilmeyen mi var? Sonra sıra, ülkemize gelmesin?

Şimdi, hükümetin kendi itirafıyla, Irak’ın seçilmiş ve meşru hükümetinin dahi bilmediği bir askeri varlığımız, hangi amaçla olursa olsun, Kuzey Irak’taki Kürt peşmergelerine eğitim vermektedir. Bu eğitimlerin gerçek mi olduğu, yoksa anılan bölgedeki Kürt çıkarlarını korumak mı olduğu bilinmemektedir.

BATI’YA PETROL SATMAK İÇİN ASKERİMİZ MUSUL’A GÖNDERİLDİ
Ancak bilinen şudur ki Türk askeri varlığının, Bölgesel Irak Kürt Özerk Bölgesi Başkanı Barzani ve yandaşlarına, ellerindeki petrolü batılı pazarlara iletmek imkanı doğurduğu çok açıktır. Maksat budur, IŞİD’e karşı mücadele etmelerini sağlamak değildir!

Irak topraklarında, olası bir saldırıyla karşılaşabilecek silahlı kuvvetler personelimizin hukuki durumu ise, ortada bir resmi davetin ve anlaşmanın bulunmayışı nedeniyle bir bilinmezi teşkil etmekle birlikte, sorumluluğun AKP iktidarında olduğu çok açıktır.
Irak Hükümeti’nin bu durumla ilgili olarak, uluslararası kamuoyuna yönelik şikâyetlerinin AKP hükümetinde bir duraksamaya ve endişeye neden olduğu izlenmektedir. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Bağdat’a gönderilmesi bu durumun açık bir göstergesidir!

TÜRKİYE ATATÜRK’ÜN DIŞ POLİTİKASINA DÖNMELİ
Kuzey Irak’tan başlayarak Suriye’nin Kuzeyinden Akdeniz’e doğru bir Kürt Bölgesi’nin kurulmasını engelleyecek tek ülke aslında Türkiye’dir. Yüce Atatürk’ün de öngördüğü şekilde bölge devletlerinin egemenlik ve toprak bütünlüğünün korunması amacıyla dış politikamız bu hedefe göre yeniden düzenlemelidir.



Haber: Emek Kaynak
ulusalkanal.com.tr
banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.