Vatandaşlar Taksim'e akın etti

CHP'nin çağrısıyla Taksim'de bir araya gelen vatandaşlar, bir kez daha darbe girşimini protesto etti. Yalnızca Türk bayrağı ve Atatürk posterleri ile alanı dolduran vatandaşlar, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından miting alanını marşlar ve "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" sloganları ile terk etti.

Vatandaşlar Taksim'e akın etti

Darbe girişiminin ardından meydanlara akın eden vatandaşlar bu sefer CHP'nin çağrısıyla Taksim'i doldurdu.

"Cumhuriyet ve demokrasi mitingi" olarak adlarından miting için hazırlıklar sabah erken saatlerde başladı.

Gezi Parkı önünde bulunan sahneye “Cumhuriyete ve Demokrasiye Sahip Çıkıyoruz” yazılı dev pankart asıldı. “Darbeye Hayır” pankartlarıyla çevrelenen sahnenin yanı sıra,  meydana vinçlerle Atatürk posterleri ve “Yaşasın Laik Demokratik Türkiye” yazılı pankartlar da asıldı.

Mitingin yapıldığı Taksim Meydanı'na çıkan bütün yollar kapatıldı. Gümüşsuyu, Halaskargazi, İstiklal Caddesi ve çevresinde polis gün boyu geniş güvenlik önlemi aldı.

CHP'liler mitingin yapıldığı alana ayrı koldan giriş yaptı. CHP 1'inci Bölge Dolmabahçe'den, CHP 2'nci Bölge Osmabey'den ve CHP 3'üncü Bölge de Şişhane'den mitingin yapıldığı meydana yürüdü.

İçeri giren her vatandaş 5 ayrı arama noktasında geçirildi. Sırt çantaları didik didik arandı, şüpheli görülenlere GBT kontorolü yapıldı.

Saat 17:00'ye doğru CHP'li milletvekilleri, Belediye Başkanları, Sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri meydanı doldurdu. 

Aynı saatlerde Beyoğlu Tünelde bir araya gelen AKP heyeti buradan Taksim Meydanına yürüdü. Yürüyüşe AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Müezzinoğlu'nun yanı sıra TBMM Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Bu sırada bir polis helikopteri sürekli Beyoğlu çevresinde devriye görevi yaptı. Atatütk Kültür Merkezi ve yüksek yerlere keskin nişancılar konuşlandırıldı.

Havanın sıcak olması nedeniyle İBB ve Kızılay mitinge katılan yurttaşlara ücretsiz su ve yemek ikramı yaptı.

Mitinge 200'e yakın sanat ve sahne dünyasının simge isimleri de katıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşması öncesinde şarkı ve şiir dinletileri yapıldı.


Vatandaşlar konuşmanın ardından marşlar, "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz","Türkiye Laiktir laik kalacak" ve "Darbeye hayır" sloganları ile alanı terk etti.

 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuşma yapıyor İşte satırbaşları:

Hepinize en içten saygılarımı sunuyorum. Gün birleşme günüdür. Gün dikta yönetimlerine karşı direnme günüdür. Gün, halkın sesini dinleme günüdür. Bugün Taksim'deyiz, birlikteyiz. Bizim için hepimizin tarih yazdığı bir gündür bugün. Biz Taksim'e niçin geldik? Taksim'de ne yapacağız? Hedefimiz ne? Bütün bunlara yanıt vermek için, cevap vermek için bir Taksim manifestosu hazırladım. Şimdi sizlere okuyacağım. 10 maddelik Taksim bildirgesi.




24 Temmuz 2016 Taksim Bildirisi

1- 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış, ama bombalar altında parlemento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, varsa iç ve dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız ortak payda oluşmuştur. Siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine katkı vermek zorundadır.

3- Her türlü darbeye ve parlamenter sistemin üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, demokrasiden yana olanların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe ne dikta yaşasın tam demokrasi demeliyiz.

4- Darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.


İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, geniş güvenlik önlemi aldı.

5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik laik ve sosyal hukuk delveti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.

6- Bu darbe girişimi anayasada yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokraside denge ve denetlem işlerinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

7- Balyoz, Ergenekon ve casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.



8- Bu darbe girişimini devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Siyasal yandaşlık, cemaatçilik değil bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Devletin yeniden inşaası zorunludur.

9- İnancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde sokaklarında meydanlarında parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3'ncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye değil özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan alınmalıdır.

10- Devlet, kinle öfkeyle ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde yargılanmalıdır. Devletin vakarı bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, tehdit devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.



"BAYRAKLARINIZI DEĞİL ELLERİNİZİ KALDIRIN"

Bunu sizlerin oyunuza sunuyorum. Bayraklarınızı değil, ellerinizi kaldırın. Ben bütün basın mensuplarından bu görüntüyü çekmelerini istiyorum. Hepinize en içten şükranlarımı saygılarımı sunuyorum.



Hep birlikte bir tarih yazdık. Demokrasiye sahip çıktık. Hep birlikte cumhuriyetimize sahip çıktık. Taksim manifestosu Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasi tarihinde yerini alacaktır. Dünyada ilk kez kabul ediliyor, destek veren, gönül veren, bütün yurttaşlarıma hepinize gerçekten de yürekten şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun diyorum demokrasi adına.

TARİHİ MEYDANDA TARİHİ GÜNDEYİZ

Tarihi bir meydandayız ve tarihi bir gündeyiz. Taksim meydanı, bizim demokrasi tarihimizde yer alan bir meydandır.

Ecevit’e suikast düzenleneceği söylendiğinde, Ecevit şu açıklamayı yaptı “Yarın tek başıma Taksim’e gideceğim” dedi. Ve geldi, arkasında bugün olduğu gibi yüzbinler vardı. 1 Mayıs 1977 kanlı bir mayıs olarak tarihe geçen bir gün. Ve o gün çok sayıda vatandaşımız, taksim meydanında hayatını verdi. Kanlı 1 Mayıs olarak bizim tarihimizde yer alan ve henüz aydınlığa kavuşmamış olan bu meydanda geldi.



Ve Taksim meydanı... Ağaçların kesilmemesi için gençlerin doğaya sahip çıktığı bir meydan. Bu meydanlarda Gezi olayları yaşandı ve o olayda ellerinde karanfiller kitaplarla gençlerimiz, bu ülkenin gençleri, umudumuz, hep beraber ayağa kalktı. Ülkemizi seviyoruz, insanlarımızı seviyoruz.

MEYDAN BARİYERLERLE KAPATILDI

Taksim Meydanı’nın etrafı çelik bariyerlerle kapatıldı, saat 14.00’de meydanda araç trafiği durduruldu. Özel harekat polislerinin de görev yaptığı meydanda geniş güvenlik önlemleri alındı. Polis, Tepebaşı, İstiklal Caddesi, Elmadağ ve Gümüşsuyu'ndaki noktalarda tek tek vatandaşları aramadan geçirerek, meydana alıyor.

Miting öncesi toplananlar meydanda yapılan anonslarla çıkartıldı, ardından polis köpeklerle meydanda arama yaptı. Meydanda kurulan 5 ayrı standa hazırlanan 20 bin döviz mitinge katılacaklara dağıtılmaya başlandı.

Kurulan bir standa da su dağıtıldı. Miting için meydana gelenler ellerinde Türk bayrakları taşırken, bazı vatandaşlarda başlarına ’Türkiye’ yazılı bantlar bağladığı görüldü.

MİTİNGE KATILAN AKP'LİLER

Yürüyüşe, AKP Genel Başkan Yardımcısı Müezzinoğlu, TBMM Başkanvekili Bahçekapılı, TBMM Grup Başkanvekili Muş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, İl Başkanı Temurci de katılıyor.


 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Nadir Şener Hatunoğlu - 5 ay önce
Türk'ün kutsal kurtuluş savaşını kanlarıyla, canlarıyla kazanan atalarımız, Osmanlı devletini onarmaya karar verdiler. Osmanlı Türk idi. Yeni kurulan modern devlete, bu adı uygun buldular. Üstün zekâ istemeyen bir tanım da armağan ettiler: "bu vatan üzerinde birlikte yaşama iradesini gösteren herkes, Türk vatandaşıdır. Buradaki Türk eti, kemiği olmayan, soyut bir kavramdır. "Ne mutlu Türküm diyene" söylemi ile formüle edilmiştir. düşman, ayrılıkçı iş birlikçi bularak, bizi birbirimize kırdırıyor. *matematikçi, bilim uzmanı*