Vikinglerin Doğulu tanrısı Perun darbeci miydi?

CNBC-e’deki Vikingler dizisi, toplumların ilkel komünal ilişkilerden sınıflı topluma (uygarlığa) geçişini çok canlı anlatıyordu.

Vikinglerin Doğulu tanrısı Perun darbeci miydi?

Ders olarak da kullanılacak görüntülü malzemeler veriyordu. Birinci bölüm bitti. İkinci bölüm çekimdeymiş, merakla bekliyoruz. Köksüz ve vatansız Solcularımız ise, bizim bu merâklarımızı hayretle karşılıyorlar.

Perun kutsal dağını da Doğudan getirmiş olmasın?
27 Ekim Pazar gecesi insanların tanrılara kurban verilişini izlemişsinizdir. Ver kökünün altını özellikle çiziyoruz. Bakın çok çarpıcı, o kurban verilen Tanrının adı da Ber/Per kökenlidir: Perun!
Ne ilgisi var diyeceksiniz, ama ilgisi var!
Ünlü tarihçi Gumiliev, Tanrı Perun’dan “Doğulu Perun” diye söz ediyor (Eski Ruslar, I, Selenge Yayınları, s. 271, 273 vd, 287, 371 vd, 322, 395, 400).
Vikingler gibi Türkler de Tanrıya dağ doruklarında kurban sunuyorlar.
Arap tarihçisi Gerduzî, “Türklerde dağlar Tanrı makamıdır” diyor.
Doğulu Perun, o kadar güçlü ki, Ulu dağlarını da sırtına vurup Viking diyarına götürmüş.

Vikingler ile ağaçlarımız da kardeş
Vikinglerin kutsal ağaçları dişbudak ile Türklerin ulu ağaçları kayın da kardeş çıktılar.
Ebru Cengiz Koç arkadaşımdan rica ettim bana bilgileri toplayıp yolladı. Dişbudak ve kayın, kapalı tohumlular (Magnoliophyta) türünden.



Öyle görülüyor ki, Vikinglerin öfkeli Tanrısı Perun, kutsal ağacını da Doğu iklimlerinden söküp götürmüş.
Dünyanın öbür ucundaki halklar ile dağlarımızın ve ağaçlarımızın kardeş olması, kimi arkadaşlarımızı niçin huzursuz ediyor anlamış değilim.
Bu köşede ırkçılık mı yapılıyor, yoksa uzak iklimlerdeki halklarla dahi ortak köklere ve değerlere mi işaret ediliyor?

Çok öfkeli, çok gaddar
Perun’un künyesi Doğuda olduğuna göre, Vikinglerin Bizansta Vering, Rusya’da Vareg, Araplarda El Baring diye anılmaları ayrıca anlam kazanıyor. Vikingler Tanrı Perun’a kendilerini veriyorlar, kurban ediyorlar.
Perun, Yüce Tanrı Odin’in ailesindendir. Fakat Odin’e benzemiyor. Çok öfkeli, çok gaddar! Gumiliev, öyle yazıyor (Eski Ruslar, I, s. 273).
Bununla birlike Odin ile Perun arasında çok önemli bir benzerlik var. İkisi de “Doğulu”! Bazı arkadaşlarım hoşlanmayacak ama Türkçe konuşan halkların Perun ile de akrabalıkları var.
Dahası bu bağlantının tıpkı Odin ve Thor sözcüklerinde olduğu gibi kökenbilimsel kanıtları var.

Per kökünün vur anlamı
Perun’un kök hecesindeki Per, hem Eski Türkçede, hem de Cermen dillerinde vurmak anlamına geliyor.
Önce Türkçenin ilk kökenbilim sözlüğünü yazan Vambery’ye bakıyoruz. 33. sayfada Er, är, ir, ür, ur kökünü buluyoruz. Sayfayı çevirince per kökünün bu er/ur’dan geldiğini görüyoruz. Vambery, per’in anlamını Almanca Schlagen eylemiyle karşılıyor. Yani vurmak, dövmek.
Osmanlıcada ur/vur ve Türkçenin en eski haline en yakın dil olan Çuvaşçada per, vurma eylemini, kavgayı, şiddetli çarpışmayı, dayak atmayı, dövmeyi ifade ediyor (Vambery, s.34). Aynen Tanrı Perun’un vasıfları!

Perenğletmek
Per kökü vurma anlamıyla Anadolu’da bugün yaşıyor. Vurulan yere bere diyoruz. Berelenmek sözcüğü hâlâ dilimizdedir.
Okurumuz Sayın Gamze Sağlam, Tokat’ın Artova ilçesi Salur köyünden ve dil derlemeleri yapıyor, kutluyorum. Gamze Hanım, perenğletmek sözcüğünün vurma, parçalama, dağıtma, korkutma anlamlarıyla yaşadığını bildiriyor. Sanki Tanrı Perun’u tanımlıyor. Örneğin şöyle deniyormuş: “Anaaam dikli tavuhları perenğ perenğ etti.” Tanrı Perun, tavuk kümesine de giriyor.

Per Cermen dillerinde de vurmak
Per, Cermen dillerinde de vurmak, çarpmak, dövmek eylemlerinin köküdür. Vurmalı çalgılara artık bizde bile Perkusyon (Percusion) deniyor.
Alexander Lubotsky’nin yayın yönetmenliğinde hazırlanan dev Hint-Avrupa Kökenbilim Sözlüğü’nde per hecesini buluyoruz (Leiden Indo-European Etymological Dictionary Series, 7. Cilt, s. 459) Per, Latincede “aracılığıyla”, “vasıtasıyla”, “yoluyla” anlamlarına geliyor. Cermen dilleri olan İngilizcede throngh, Almancada durch karşılıyor bu anlamı. Throng ve durch’un Thor ile bir ilgisi var mı acaba. Her şey tanrıların iradesiyle yapılıyor ya! Kullara vesile olmak düşüyor. Bu, ayrı konu! Bizim derdimiz per’in ikinci anlamı!
Peki bu per köküyle ilgisi olmayan İngilizce percuison (vurma) ve Almanca prügeln (dövme) ve Zazaca Pırode (vur) sözcüklerinin kökündeki per nerden geliyor? Hint Avrupa dillerindeki per ön ekiyle ilgisi olmadığına göre, “kökü dışarıda” olmasın? Vur kökünden gelen savaş narası hurranın da Kuzey Karadeniz bozkırındaki savaşlardan Batı dillerine geçtiği görüşünü de dikkate alırsak, bu soru önem kazanıyor.
Çok vurucu, pek darbeci, çok dövücü, aşırı şiddetli Tanrı Perun’un da darbeciliğine Beşiktaş F. Savcılarının ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin dikkatini çekiyorum. Dijital hilelere gerek bile yok, destanlar ve tarih külliyatı Tanrı Perun’u ipe götürür.

Ver ve vur kökleri
Hem Avrupa’da hem de Turkland’ta buluşuyor
Odin’in kökenindeki Turkland diyarında bir zamanlar vurmak ve vermek, per kökünde buluşuyordu.
Percusion, Prügeln ve Zazaca Pırode’deki Per ile, vermek ve vurmak anlamına gelen ur/per kökenli sözcükler, hem Avrupa’da hem Turkland’ta buluşuyorlar.
Ber/Per, Türkçemizde hem vermek, hem vurmak sözcüklerinin kökü.
Bakın bugün de aynı! Yalnız B/P>V sesine dönüşmüş. Ver ile Vur arasındaki ses benzerliği dikkatinizi çekmiyor mu?

Tanrı vuruyor biz veriyoruz
Tanrı Perun’un ismi, acaba vurmak anlamından mı geliyor, yoksa vermek anlamından mı?
Öfkeli ve gaddar olduğu için hep vuruyor.
Öte yandan, Tanrı Perun’a veriliyor. O’na nasıl kurbanlar adandığını ve verildiğini Vikingler’de izledik.

Tanrı Perun yasası
Ver-Vur ilişkisi Tanrı Perun’da cisimleşiyor.
Siz Tanrıya ne kadar çok verirseniz, o da size o kadar çok vuruyor.
Şöyle de söylenebilir: Tanrı size ne kadar çok vurursa, siz de ona o kadar çok veriyorsunuz.
Öfkeli Tanrı Perun ile ona kendi içlerinden insanları kurban veren Vikingler arasındaki ilişkiden çıkarıyoruz bu yasayı. Adını da koyalım isterseniz, Tanrı Perun Yasası diyelim, uygun mu?
Adı Tanrı Perun Yasası, ama bütün tanrılar için geçerlidir. Tanrılara ne kadar çok kurban verirseniz, kendinizden o kadar çok kaybedersiniz. Vikingler dizisi söylüyor bunu, kimse başka taraflara çekmesin.

ÇOK ÖNEMLİ DÜZELTME
Bu köşede 12 Aralık 2013 Perşembe günü çıkan ‘Türk geni’ var mı? başlıklı yazıdaki okuma yanlışı, yazının bütün anlamını yerle bir etti. N hablo grubunun Türkiye’deki oranı yüzde 4’tür. Bir gün önce, Çarşamba günü verilen tabloda da görüyoruz bunu.
Fakat Perşembe günü yüzde 41diye yazılıyor. O zaman yazının hiçbir anlamı kalmıyor.
Türk kavramını Altay dağları içine sıkıştırmak isteyen Avrupa merkezliler N ve Q grubunun “Türk geni” diye göstermek istiyorlar. Oysa bu gruplar, yalnız Türkiye’de değil, Türkçe konuşan bütün halklar içinde çok ama çok küçük orandalar. Finlandiya’da ise yüzde 58.
İkinci yanlış ise, Hun yayları, Hun yaylaları olmuş.
Son yanlış: Avusturyalı Halkbilimci Menghin’in adı Meng diye yazılmış.
Düzeltilmesini rica ediyoruz.

YARIN: BU KÖŞEDE IRKÇILIK MI YAPILIYOR?

Doğu Perinçek
Aydınlık/Rota


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.