Yeni Şafak'ın muhabiri o röportajın arkasında: İkinci müdahale girişimi

Yeni Şafak'ın muhabiri o röportajın arkasında: İkinci müdahale girişimi

Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Atilla Uğur’un Yeni Şafak’ta yayınlanan röportajı çok ses getirdi. İkinci müdahale girişimi konusundaki uyarılar günlerdir tartışılıyor. Hükümet yetkililerinden İngiliz Büyükelçisi’ne kadar herkes fikrini söyledi. AKP’ye yakın medyanın bir kısmı da Uğur’un açıklamalarına karşı deyim yerindeyse 'linç kampanyası' başlattı.

Bugün de Yeni Şafak’tan o röportajı yapan Hüseyin Likoğlu, konuyu köşesine taşıdı.

Likoğlu, yaptığı röportajın arkasında olduğunu vurgulayan ve “Röportajın tamamını bir kenara bırakarak, sadece bazı aşiretler ile ilgili kullanılan ifadeler nedeniyle adeta bir linç kampanyası” başlatılmasını eleştiren Likoğlu, 15 Temmuz FETÖ'cü darbe girişimi konusunda Hasan Atilla Uğur’un nasıl haklı çıktığını hatırlattı.

İŞTE O YAZI:
 
Darbe marbe yok, keyfinize bakın!..
 
Temmuz öncesi darbe dedikoduları gelmeye başladığında haberci olarak biz de alıcılarımızı dedikoduların geldiği yöne çevirmeye başlamıştık. Bu vesile ile çeşitli kesimden kişilerle daha sık görüşmeye başlamıştık. Dedikoduları ilk başta 'o kadar da yapamazlar' düşüncesiyle değerlendiriyorduk. İş gittikçe ciddileşince bizim de bakış açımız değişti.27 Haziran 2016'da “Şakird subayların altın vuruşu” başlığı ile duyduklarımı paylaşmaya çalışmıştım. Yazının üzerinden 20 gün geçmeden, haşhaşı fazla çeken Fetullahçı subaylar, kafamıza bomba yağdırdı. 241 insanımızı şehit etti 2 binden fazla insanımızı da yaraladı.

O günlerde en çok merak edilen konulardan biri de yaklaşan YAŞ nedeniyle Fetullahçı subayların durumu idi. Aralarında kumpas mağduru askerlerin de bulunduğu ortamlarda yapılan sohbetlerde ana gündem yaklaşan YAŞ kararlarıydı. Darbeden önce 13 Temmuz Çarşamba günü yine YAŞ mevzusunun konuşulduğu bir ortamda, İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Okan Bato'nun TSK içerisindeki Fetullahçı yapılanmaya ilişkin soruşturması gündeme geldi. Soruşturma neticesinde çok sayıda Fetö'cü general ve subaya ulaşılacağı, bu isimlerin YAŞ öncesi belli olması halinde emekli edilebileceği düşüncesi öne çıktı. Bu esnada kumpas mağduru askerler, bu durum doğru ise Fetullahçı subayların darbe yapacağını söyledi. “Darbe yapacak kadar güçleri var mı” sorusuna, “Başaramazlarsa da kamikaze yapacaklar. Emekli olmayı göze almazlar” cevabını verdiler.



Muhabirimiz Osman Özgan, İzmir'de yürütülen TSK içindeki Fetullahçı yapılanmaya ilişkin soruşturmadan çok önemli bir habere imza atmıştı. Haber 14 Temmuz Perşembe günü '18 paşaya Fetö suçlaması' başlığı ile manşetten yayınlandı. Artık darbenin ayak sesleri duyulmaya başlamıştı. Perşembe akşamı telefonda telaşlı bir ses: “Dün konuştuğumuz yere gelebilir misin? (Yeni Şafak Gazetesi'nin Fetö ile mücadelesini hatırlatarak) Darbe geliyor. Önlemek imkansız. Acil halkı bilinçlendirecek ve harekete geçirecek bir şeyler yapmak lazım”.

Böyle bir haberi yapmanın habercilik açısından mümkün olmadığını, ancak konuyla ilgili uzman bir kişinin bunları röportajda söylemesiyle mümkün olabileceğini ifade ettim.

“Hasan Atilla Uğur'la röportaj yapar mısın?” dediler. Bir an duraksadım ve sesli düşünmeye başladım: “Ergenekon sürecinde yıllarca hapis yatmış, siyaseten Vatan Partisi ile iltisaklı birisiyle röportaj nasıl olur.” Sesli düşünmeye devam ettim: “AK Parti döneminde yıllarca hapis yatmış ve AK Parti ile ilgisi olmayan bir kişi bu düşünceleri dile getirirse toplumsal karşılığı daha fazla olur” dedim ve röportaj yapmayı kabul ettim. 15 Temmuz Cuma saat 15.00 için anlaştık. Daha önce adını çokça duyduğum ve televizyonlarda sık sık izlediğim Emekli Albay Hasan Atilla Uğur'la ilk kez darbeye saatler kala tanıştım. Uzun uzun sohbet ettik. Fetullahçı subayların darbe dahil her türlü kötülüğü yapabileceklerini anlattı. Bu saldırıların ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde göğüslenebileceğini vurguladı.

Uzun sohbetin ardından eve gittim, akşam yemeğinden sonra balkonda çay içerken, Ankara semalarında ilk uçak göründü. “Aha Fetullah'ın p…leri kamikaze yapıyor” dedim. Gündüz Hasan Atilla Uğur'un anlattıkları gerçekleşiyordu. Gazetenin yazı işleri başta olmak üzere arayan herkese “Fetullahçılar darbe yapıyor” dedim. Yeni Şafak, 15 Temmuz gecesine kadar attığı manşetlerle darbenin adım adım geldiğini haber vermişti zaten. O gece de kalkışmayı Fetullahçıların yaptığını ilk kez Yeni Şafak duyurdu. Yeni Şafak Gazetesi'nde Fetullahçı kalkışma haberleri çıktığında, Başbakan Binali Yıldırım dahil hiçbir yetkili henüz bir açıklama yapmamıştı. Hasan Atilla Uğur'un röportajını yayımlayamadığımız için halkı bilinçlendiremedik ama o gün konuştuklarımız darbe gecesi doğru habercilik yapmamızda büyük katkı sağladı.

15 Temmuz günü Fetullahçıların her türlü melaneti yapacağını anlatan Hasan Atilla Uğur, darbeden 2,5 ay sonra ikinci kalkışma konusunda ciddi gelişmeler olduğunu söyledi. Bu kez geç kalmamak için yeni bir röportaj yaptık. Ömrü istihbaratçılıkta geçmiş, terörle mücadelede bizzat operasyonlarda görev almış, PKK'nın elebaşı Öcalan'ı sorgulamış emekli bir albay olan Uğur, röportajında ikinci kalkışmaya ilişkin çok önemli bilgiler paylaştı.

Röportajın tamamını bir kenara bırakarak, sadece bazı aşiretler ile ilgili kullanılan ifadeler nedeniyle adeta bir linç kampanyası başlatıldı. İfade özgürlüğüne olan inancım nedeniyle söylenenlerin hiçbirine itirazım yok. Ama bazı sorularım olacak:

1. Türkiye'de 6-8 Ekim olayları oldu mu, olmadı mı?

2. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri öncesinde bazı aşiret temsilcileri Kandil'e gitti mi, gitmedi mi?

3. Bu ziyaretler sandık sonuçlarına nasıl yansıdı?

4. Son soru: Röportajda belirtildiği gibi İngiliz diplomatlar bölgede ziyaretler gerçekleştirdi mi, gerçekleştirmedi mi?

Para işini soranlar olursa, “Bildiğim kadarıyla bu işlerde paralar EFT ile yapılmaz.”

Fetö ile mücadelede yeterince hassasiyet gösteremeyip Türkiye'yi adım adım 15 Temmuz'a taşıyanlar, şimdi de, ikinci bir kalkışmanın olabileceğine inanmıyor. Zira:

40 yıldır bugünler için hazırlık yapan Fetö, 15 Temmuz'da amacına ulaşamadı ve kendini lağvetti.

Zaten Fetö'nün bütün unsurları da girişim sonrası ele geçirilmiş, yurt dışına kaçan hiçbir elebaşı da yok.

Hele hele 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili hiçbirimizin kafasında da soru işareti kalmadı. Her şey gün gibi ortada.

Kimsenin endişe etmesine gerek yok. Darbe marbe yok, herkes keyfine baksın…

ulusalkanal.com.tr

banner863
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.