banner863

Yükselen halk hareketini anlamak

Yükselen halk hareketini anlamak

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, bugün yaptığı basın açıklamasıyla Terör Örgütüne karşı yükselen halk hareketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Perinçek’in açıklaması şu şekilde:

24 Temmuz 2015 günü bir dönüm noktasını işaretliyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve polisin o gün başlayan harekâtıyla Türkiye, 7 Haziran çıkmazından kurtuluş sürecine girdi.

HERKES İHANETİ GÖRÜYOR

Bölücü Terör Örgütünün bir kolu olan HDP, 7 Haziran’da Meclisin göbeğine oturtulmuştu. Hem de vatansever güçlerin desteğiyle. Şunu umut ediyorlardı: ‘HDP’yi Meclise sokarız, Türkiye siyasetiyle bütünleştiririz, böylece PKK da barışçı bir yola girer veya en azından HDP’yi PKK’dan koparırız.’

Bu beklentinin hayalcilikten öte aymazlık olduğu daha bir iki ay geçmeden ortaya çıktı. Bugün HDP yöneticileri, ülkenin her yerinde PKK’ya silahlı eylemler için aktif destek hizmeti veriyorlar. HDP’li milletvekilleri Bölücü Terör Örgütü’ne malzeme taşırken yakalanıyor. HDP Örgütleri, Terör Örgütüne katılacak eleman topluyor. HDP yöneticileri, Mehmetçiğe kurşun sıkan Terör Örgütü mensuplarını korumak için kalkan oluşturmaya çalışıyor. Türkiye’de sözümona kanton kurmaya kalkışan teröristlerin imdadına koşuyor.

Bütün millet, bu ihaneti kuşkusuz görüyor. Bursa’da ve ülkenin çeşitli kentlerinde yürüyen yüzbinler, “Hainler Meclisten dışarı” diye haykırıyor. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “İstisnasız her siyasal parti, Terör Örgütüyle arasına net çizgi çekmelidir, amasız, lâkinsiz, fakatsız.” diyerek HDP’ye uyarıda bulundu.

En sonunda Rahmi Turan ustamızın bile sabrını taşırdılar. Rahmi Ağabey’in 10 Eylül 2015 günü Sözcü’de yayınlanan Tokmak yazısı, Türk milletinin öfkesini yansıtıyordu. Her cümle milletin vicdanında kopan fırtınayı seslendiriyordu:

“PKK ve yandaşları Türkiye’nin düşmanlarıdır. Bu kesin!”

“HDP milletvekilleri, bu ülkenin ekmeğini yiyorlar, devletten maaş alıyorlar, sonra da ülkenin parçalanması için çalışıyorlar!”

“İlle de bölecekler memleketi!”

“Bunlar ‘barış kargası’ bile olamaz. Hepsi de ‘Leş kargaları.”

İşte Türkiye, buraya gelmiştir.

Bu saptamalar, Türkiye’nin dilidir, Türkiye’nin nefesidir.

Artık hiç kimse, HDP Meclise girdi diye pilav dağıtamaz.

Meclisin kapıları artık Terör Örgütüne açılamaz. O kapılar kapanacaktır. Yerel yönetimler, Bölücü Terör Örgütü’ne teslim edilemez. Belediyeler terör örgütünün destek merkezleri olmaktan kurtarılacaktır ve halkın olacaktır.

MİLLET TARİH SAHNESİNE ÇIKIYOR

7 Haziran, AKP’nin Açılım felâketinin son perdesiydi. 7 Haziran’a giden süreçte hiç ummadığımız çevreler Açılımcı olmuş ve HDP’yi desteklemişti. Bedelini şimdi Türkiye canla ve kanla ödemektedir. Türkiye şimdi, 7 Haziran çıkmazından kurtulma mücadelesi veriyor.

En önemlisi, Bölücü Terör Örgütüne karşı mücadele artık yalnız askerin ve polisin mücadelesi değildir. Geniş halk kitleleri, bu mücadelede ben de varım diyor. Karşıda ABD emperyalizminin üzerimize sürdüğü bir silahlı güç var.

Artık Türkiye, Küresel Efendilerle hesaplaşma dönemindedir. Bu durumda Milletin ve Devletin bütün güçlerinin topyekûn mücadele mevzisine girmeleri doğaldır.

DAHA YOKSUL DAHA EMEKÇİ KİTLELER AYAĞA KALKIYOR

Yeni dönem, yeni saflaşmayı da gündeme getirmiştir. Karşıda ABD emperyalizmi ve “Kara gücü” olarak ilan ettiği Terör Örgütü var. Türkiye vatan savunması yapmaktadır ve vatanın bütünlüğünden yana olan bütün millet birleşmektedir.

Gezi’de başlamıştı bu olay. Milliyetçisi, halkçısı, devrimcisi omuz omuza yürüyordu. Milletin birliği şimdi daha sağlıklı bir temele oturmaktadır. Daha yoksul, daha emekçi karakterde sınıflar Türk bayrağı altında harekete geçmiştir.
Milletimizin birliği içinde Kürt yurttaşlarımızın özel bir değeri var kuşkusuz. Güneydoğu’da oturan insanlarımız da PKK Terör Örgütünden bıkmışlardır, barış ve birlik istiyorlar. Aşiretler Bölücü Teröre karşı vatan bütünlüğü için birleşiyor.

GEÇMİŞİN KAVGALARI GEÇMİŞTE KALIYOR

Söz konusu vatan olunca, geçmişte kalan anlaşmazlıklar, önyargılar, düşmanlıklar hepsi kırılıyor ve geçmişe terk ediliyor. Halk hareketine önderlik etmek, öncelikle milleti birleştirmektir. Bugün içkavgaları bırakıp ABD güdümlü Bölücü Teröre karşı el ele verme, el sıkışma, omuz omuza yürüme günüdür.

Tarihe bir göz atınız, büyük savaşlar, geçmiş karşıtlıklar üzerinde debelenerek kazanılmamıştır. Büyük savaşlar, küçük tavırlarla kazanılmaz. Büyük savaşlar, büyük güçleri birleştirerek kazanılır. PKK Terör Örgütüne karşı kaypak veya sağlam, ikircikli veya kararlı tavır alan her kuvveti birleştirmek, bugünün önderlik görevidir. Büyüklük de buradadır. İktidar mücadelesinin gereği de budur. Birleştiren iktidar olacaktır. Bölenler iktidarı kaybedecektir.

YARIN VEYA ÖBÜR GÜN
Küresel güdümlü Bölücü Teröre karşı halk hareketi, Türkiye’nin geleceğini belirleyecektir. Türkiye, 7 Haziran çıkmazından kurtuluyor. Eğer bizler, bu süreci anlar ve güçlerimizi birleştirirsek, 1 Kasım’dan hükümet olarak çıkarız. Anlayamazsak, yaşadığımız süreç bize gerçekleri yeniden anlatacaktır. Türkiye, bu süreçten yarın veya öbür gün Millî Hükümetle çıkacaktır.

ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.