Zaman yalana doymuyor

F tipinin kendisinden olmayanı yok etmek için yaptığı girişimlere bir yenisi daha eklendi. Cemaat medyası, eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Kutkan’ı, İşçi Partisi ile ilişkilendirmeye çalıştı

Zaman yalana doymuyor

F tipinin kendisinden olmayanı yok etmek için yaptığı girişimlere bir yenisi daha eklendi. Cemaat medyası, eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Kutkan’ı, İşçi Partisi ile ilişkilendirmeye çalıştı

Ergenekon operasyonlarının başladığı eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah döneminde İstanbul TEM Şube Müdürü olan Selim Kutkan, şimdi Cemaat medyası tarafından “Doğu Perinçek’in köstebeği” ilan edildi. O günlerde Selim Kutkan hakkında, Ergenekon sanıkları tarafından çok sayıda suç duyurusunda bulunulmuştu.

TEHDİT YALANLARI

Haziran 2008’de yandaş medyada Ergenekon soruşturmasını yöneten Savcı Zekeriya Öz ile iki emniyet şube müdürünün “Ergenekoncular” tarafından tehdit edildikleri haberleri çıktı. Bu haberlere göre, soruşturmanın operasyon ayağını yöneten Terörle Mücadele Şube Müdürü Selim Kutkan ile Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Mutlu Ekizoğlu “yakın koruma” verilecek kadar ölüm tehdidi altındaydılar. 23 Ocak 2008’de Başsavcılığı arayan “meçhul kişi” zabıt kâtibine “Savcı tehlikeli işler yapıyor. Veli Küçük’le uğraşmasın. Şemdinli savcısının sonunu iyi bilir” demişti. Yine ocak ayı içerisinde, Veli Küçük’ün gözaltında bulunduğu sırada İstanbul Emniyeti’ni arayan “bir şahıs” telefonda “Veli Paşa’ya bir şey olursa hepiniz havaya uçarsınız” diyordu. Tehdit yalanlarını Cemaat üretiyordu. Telefonla arayan “meçhul şahıslar” hiçbir zaman bulunamayacaktı. Selim Kutkan Temmuz 2008’de TEM Şube Müdürlüğü görevinden alındı. Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ile Personel Şube Müdürlüğü’nden sorumlu emniyet müdür yardımcılığı görevine getirildi. Yerine Organize Şube Müdürü Mutlu Ekizoğlu atandı. Ekizoğlu, F tipinin en önemli polis şeflerinden biriydi.

Kutkan, bir yıl sonra Temmuz 2009’da, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelinde düzenlenen tayin listesiyle bu görevden de alındı. O dönemde bu tayinler “Cerrah ekibinin tasfiyesi” olarak yorumlandı. Cemaat’in, İstanbul Emniyeti’nde yıllar sürecek egemenliği bu atamalarla başladı. Bu tayinlerle birlikte aralarında Kutkan’ın da bulunduğu İstanbul’da Cerrah’ın ekibinde yer alan 30 polis müdürünün büyük çoğunluğu pasifize edilerek Polis Okulları’na tayin edildi.

BALYOZ’UN SAHTE BELGESİ

Selim Kutkan’ın adı Balyoz Belgeleri’nde 11. CD’de “Güvenilir Emniyet Personeli” listesinde yer aldı. 32 sayfadan oluşan listede, sözde darbe sonrasında kendisinden faydalanılması düşünülen emniyet müdürlerinin, komiserlerin listesi bulunuyor. Güvenilir emniyet personeli listesinde il il emniyet müdürlerinin adları yazılıyor. İsimlerin yanlarında ise bu emniyet müdürlerinin nitelikleri ve olası görevleri yazıyor.

Ancak, 5-7 Mart 2003 tarihinde sunulduğu iddia edilen Balyoz planı eklerinde İstanbul’da görev yapan güvenilir emniyet müdürleri arasında adları geçenler henüz İstanbul’a atanmamışlardı. Seminerden 4 ay sonra İstanbul’a atanacakların isimleri İstanbul’da görev yapıyor gibi yazılmıştı. “Güvenilir Emniyet Personeli” listesi de bir Cemaat imalatıydı.

PARALEL YAPI RAPORU


Cemaat’e karşı büyük 22 Temmuz operasyonundan sonra, soruşturmanın başlamasını sağlayan İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği raporu medyada çok yazıldı. Raporda yasadışı dinlemelere takılan gazeteci, yargıç, siyasetçi ve işadamlarının “müşteki” sıfatıyla alınan ifadelerine yer verildi. Rapor, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişi Turgay Alpman ve polis müfettişi Selim Kutkan tarafından hazırlanmıştı. Raporda, gerçek isimleri yerine yargıyı yanıltmaya yönelik yanlış ve eksik isim bilgileri kullanılarak dinlenildiği belirtilen bazı isimlerin konuşmalarıyla ilgili detaylar da yer alıyordu. Rapora göre yasadışı dinleme eylemleri “sistematik, planlı ve organize” bir biçimde yürütül-müştü. Şimdi Selim Kutkan’ın neden “Perinçek’in köstebeği” ilan edildiğini anladınız mı?

‘Zaman’ın haberi asparagas’

İşçi Partisi (İP) Genel Başkan Yardımcısı Nusret Senem, dün “O raporu yazan müfettiş Perinçek’in köstebeği çıktı” manşetiyle, İP ve Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında asılsız iddialara yer veren Zaman gazetesinin, Ergenekon ve Balyoz davaları başta olmak üzere bütün kumpas davalarında üretilen sahte ve üretilmiş delillerin, kanunsuz dinlemelerin üstünün örtülmesine hizmet ettiğini söyledi.

Nusret Senem yaptığı açıklamada, Zaman gazetesinin haberinin içeriğinde Sulh Ceza Hakimi İslam Çiçek’in 31 polisi casusluk, örgüt suçu ve evrakta sahtekârlık suçlarından tutuklaması kararına dayanak yaptığı raporların altında imzası bulunan Polis Başmüfettişi Selim Kutkan’ın İşçi Partisi ve Genel Başkanı Doğu Perinçek’le irtibatlı olduğunu iddia ettiğini söyledi. “Bu haber ve verilen bilgiler tamamen gerçekdışıdır. Anılan Polis Başmüfettişi ve Mülkiye Başmüfettişi’nin isimlerini İşçi Partisi olarak ilk kez duyuyoruz” diyen Senem, Kutkan’ın, geçmişte Aydınlık dergisinde irtibatlı olduğu kişinin ismi verilmediğine dikkat çekti. Senem’in açıklamasına şöyle devam etti: “Bu haberin asparagas olduğu açıktır. İşçi Partisi’ne yapılacak operasyonun sızdırıldığına ilişkin 6 yıl boyunca Ergenekon davasında hiçbir iddianın bile ortaya atılmamış olması bunun kanıtıdır.

Zaman gazetesinin gerçeklere dayanmayan bu haberi, 2007 yılından itibaren Ergenekon ve Balyoz davaları başta olmak üzere bütün kumpas davalarında üretilen sahte ve üretilmiş delillerin, kanunsuz dinlemelerin üstünün örtülmesine hizmet etmekten başka bir anlamı yoktur.”

Aydınlık

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bayram Demir - 2 yıl önce
emniyet kurumunun geldiği bu nitelik türkiye için de korkunç tehlikedir. bunun ana nedenini bulmak ve çelişkiyi kaldırmak gerekmektedir. tüm kurumların bozulmasındaki ana çelişki nedir? kapitalizm kuruluşları "bakanlıklar dır" ne yapmalı? derhal bakanlıkları kaldırıp, atmalı. kurumların atamasını ve tüm işleyişini özerkleştirmelidir.