ZMO'dan bakanlığa tepki

2 ila 4 yaş arasındaki çocukların gıda takviyesi kullanmasının önünü açan Tarım Bakanlığı'na ZMO'dan sert tepki...

ZMO'dan bakanlığa tepki

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, gıda takviyeleriyle ilgili yönetmelikte yaptığı değişiklikle tüketici sağlığını derinden etkileyecek düzenlemelere imza attı, gıda takviyelerinin ithalat ve ticaretini kolaylaştıracak düzenlemelere tepki yapıyor. Düzenlemenin ardından konuyla ilgili açıklama yapan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, yönetmelik değişikliğinin hem üretici, hem de ithalatçı açısından takviye edici gıdaların onay işlemlerini kolaylaştırdığını belirterek, "Bu ürünlere ilişkin bilimsel karar verme yaklaşımı ise terk edilmiştir. 2-4 yaş çocukların takviye edici gıda kullanmalarının önü açılmıştır" diye konuştu.

GIDA TAKVİYELERİNİN İTHALATI VE TİCARETİ KOLAYLAŞIYOR
Türkiye'de takviye edici gıdalarla ilgili düzenlemeler 2 Mayıs 2013 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan 'Takviye Edici Gıdaların İthalatı, Üretimi, İşlenmesi Ve Piyasaya Arzına İlişkin Yönetmelik' ile belirlendiğini anımsatan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Genel Başkanı Özden Güngör, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "söz konusu yönetmelikte tüketici sağlığını güvence altına alacak düzenlemeler yapılması beklenirken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından 21 Kasım 2015 tarihli Resmi Gazete`de yayımlanan Yönetmelik değişikliği ile tüketici sağlığını ciddi anlamda etkileyecek ve takviye edici gıdanın üretimi, ithalatı ve ticaretini yapanların faaliyetlerini kolaylaştıracak değişiklikler yapılmıştır" dedi.

 

DEĞİŞİKLİKLE KOMİSYONUN GÖREVİ DARALTILDI
Yapılan yönetmelik değişikliği ile aralarında konusunda uzman bilim insanlarının da bulunduğu 'Takviye Edici Gıdalar Komisyo'nun, 'Herhangi bir ürünün takviye edici gıda olup olmadığının kararını vermek ve risk değerlendirmesini yaparak değerlendirme sonucunu Bakanlığa sunmak' şeklindeki öncelikli görevinin daraltılarak, işlevsiz bir hale getirildiğini kaydeden Güngör, yönetmelik değişikliği ile komisyonun işlevinin 'Takviye Edici Gıdalarda Kullanılan ve Limitleri Belirlenmemiş Vitaminler, Mineraller ve Bunların Dışında Besleyici veya Fizyolojik Etkileri Bulunan Maddeler İle İlgili Değerlendirme Yapmak ve Değerlendirme Sonucunu Bakanlığa sunmak' şeklinde değiştirildiğini söyledi.

'2-4 YAŞ ARASI ÇOCUKLARIN TAKVİYE KULLANIMININ ÖNÜ AÇILDI'
Söz konusu yönetmelikte yapılan değişiklikle 2-4 yaş çocukların takviye edici gıda kullanmalarının önünün açıldığını dile getiren Güngör, "Ayrıca takviye edici gıdaların ithalatı esnasında üretici firmalardan istenen belgeler de azaltılmış, en önemlisi de analiz raporunun istenmesi gerekliliği ortadan kaldırılmıştır. Gıda işletmecilerine, kullanımına kısıtlama getirilen takviye edici gıda bileşenleri konusunda belirlenen limitlere uyum sağlamaları için 2 yıl süre verilmiştir. Bu hüküm sağlık açısından ciddi tehlikeler barındırmaktadır. Riskli ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek bir bileşen için, iki yıllık bir sürede uyum sağlanması imkanı verilmesi, piyasada olan ürünleri tüketici kullanmaya devam edecek anlamına gelmektedir. Bu durumda, meydana gelebilecek olumsuzlukların sorumluluğunu kim üstlenecektir?" diye konuştu.

 

'BİLİNÇSİZ KULLANIM ÖLÜMLERE YOL AÇIYOR'
Takviye edici gıdaların, toplumun sosyokültürel yapısı, farklı meslek gruplarının yazılı-görsel basında yer alan önerileri ve aktarlar dahil her yerden kolaylıkla temin edilebilmesi nedeniyle kullanımı her geçen gün artan ürünler olduğunu anımsatan ZMO Başkanı Güngör, "Tüketicide hastalığı önleyici ve tedavi edici etkisinin olduğuna dair yaygın bir kanaat oluşması nedeniyle bu ürünlerin bilinçsizce kullanımı pek çok sağlık sorununa neden olmakta, hatta ölümler yaşanmaktadır. Yönetmelik değişikliği hem üretici, hem de ithalatçı açısından takviye edici gıdaların onay işlemlerini kolaylaştırmıştır. Bu ürünlere ilişkin bilimsel karar verme yaklaşımı ise terk edilmiştir" ifadelerine yer verdi.

ZMO'DAN RİSKLERE KARŞI ÖNEMLİ UYARILAR
Oda olarak gıda takviyeleriyle ilgili yeni yönetmeliğin yaratabileceği risklerle ilgili endişeleri kamuoyu ile paylaştıklarını dile getiren Göngör, takviye edici gıdalar alanındaki eksikliklerin acilen giderilip, tüketici sağlığının güvence altına alınması gerektiğinin önemle altını çizdiği açıklamasında, bu kapsamda yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı:

-Takviye edici gıdaların gerçek besinlerin yerini tutmayacağı bilinmeli, uzman tavsiyesi olmadığı sürece, sağlığa faydalı olduğu düşünülerek takviye edici gıdalar kullanılmamalıdır.

-2-4 yaş çocuklara yönelik takviye edici gıdalara izin verilmemeli, daha büyük çocuklar için de mutlaka katkısız üretim tercih edilmelidir.

-Takviye edici gıdaların üretimi ve ithalatı aşamasında mutlaka risk değerlendirilmesi yapılmalı ve klinik çalışmalar sonrası ürünün güvenilirliğini gösteren analiz raporları istenmelidir.

 

-Takviye Edici Gıdalar Komisyonu'nda tüketici örgütleri, Türk Tabipler Birliği ve TMMOB`ye bağlı ilgili odalardan temsilciler de yer almalıdır. Komisyonun bilimsel çalışmalar ışığında şeffaf ve tarafsız çalışması sağlanmalı ve karar verme yetkisi artırılmalıdır.

-Yazılı ve görsel basında, takviye edici gıdaların her türlü hastalığı önleme ve iyileştirici etkisinin olduğuna dair haberlere son verilmeli ve tüketicinin doğru bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.

-Takviye edici gıdaların bileşiminde yer alan maddelerin etkileşimleri ile ilgili risk değerlendirmesi, üniversiteler ve araştırma kurumlarıyla işbirliği içinde yapılmalı; insan sağlığına etkileri tespit edilmeli ve bu değerlendirmeden sonra onay verilmelidir.

-Takviye edici gıdalar Bakanlıkça izin verilen, belirli standartlara sahip uygun yerlerde ve bu konuda eğitim almış kişilerce satılmalıdır.

-Takviye edici gıdaların denetimi, üretimi, ön başvuru ve ithalatı aşamalarında Bakanlık ve taşra teşkilatının daha koordineli ve etkin çalışması sağlanmalı, denetimler artırılmalıdır.

Yusuf Yavuz
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.