Güneydoğu’da çare sıkıyönetim…


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

14 Aralık 2015, 19:46

Hep söyledim, yazdım: PKK sadece PKK değildir. Arkasında baştan başa Avrupa ülkeleri vardır. PKK demek Amerika demektir. Türkiye yıllar boyunca PKK üstünden AB ve ABD ile mücadele etmiştir.
Eğer bu temel gerçeği göremezsek; onları Turgut Özal gibi “Üç buçuk eşkıya!” diye önemsemezsek dolaylı yoldan teröre destek vermiş hale geliriz.
30 yıldır söylediğim şudur: PKK’nın tek hedefi vardır: Kürdistan isimli bir devlet kurmak… Ayrıntılarını, “Dersim İsyanları ve Seyit Rıza Gerçeği” isimli kitabımda anlattım.
Kürdistan hayali, Avrupa emperyalizmi tarafından Sevr Antlaşması’na sokulmuş e Osmanlı Devleti’ne kabul ettirilmişti. Lakin Kurtuluş Savaşı ile Batılılar yenilince, Sevr battal hale gelmiş; Kürdistan projesi Lozan Antlaşması ile yok edilmişti. Bu yüzden de Türkiye düşmanı yobazlar ile bölücüler, Lozan’ı bir hezimet gibi göstermeye çalışmaktadırlar.

DAVUTOĞLU ARKA ÇIKTI
Ama bir kere Kürtçüler bu yola çıkınca durmak bilmediler. 1925 yılının Şubat ayında Şeyh Sait İngiliz desteğinde genç cumhuriyete karşı silah çekti. Arkasında, padişahçı, gerici Hürriyet ve İtilaf Partisi de vardı. İngilizler, ona yolladıkları silah kolilerinin üstüne “Kürdistan Krallığı/Diyarbakır” diye yazmışlardı.
Lakin İsmet Paşa bu ayaklanmayı bastırdı; yakalanan Şeyh Sait ve öbür elebaşılar Diyarbakır’da İstiklal Mahkemesi’nde yargılandılar; suçlu bulunup asıldılar. Lakin bu olay yüzünden Musul üstündeki iddiamızdan vazgeçmek zorunda kaldık.
İşte PKK’nın bölgedeki uzantısı olan HDP’liler bu hainin heykelini dikiyorlar.
İşin acı tarafı şu: 1 Kasım seçimlerinden hemen önce bölgeye giden Başbakan Ahmet Davutoğlu, hain Şeyh Sait’i “Cumhuriyet’in gadrine uğramış bir mazlum” gibi gösterdi.
Eğer devleti yöneten başbakan, bu silahlı ayaklanmacıyı masum ilan ederse, onun yolundan giden PKK durur mu?

ÖNCE KENDİ EVİN
Terör örgütü yöneticilerinin ideolojisine arka çıkan bu anlayış yüzünden PKK militanları dağlardan şehirlere indiler ve buralarda yuvalandılar. Kandil’deki terör elebaşılarının işaretiyle evlerin mahzenlerini silah ve bomba deposuna çevirdiler.
Ve, Ortadoğu’da meydana gelen kargaşaları da fırsat bilerek “halk savaşı” sloganı ile ayaklanma başlattılar.
AKP iktidarlarının bu gelişmelerin önünü açan işlerini sayıp dökmeye kalkışsak yerimiz yetmez. Lakin PKK’nın bu kalkışma ile Güneydoğu Anadolu’da tam bir “etnik temizlik” başlattığı mutlaka görülmelidir. Bölgedeki Türk nüfus kadar kendisine baş eğmeyen Kürt nüfusu dahi silah tehdidiyle kovmaktadır. Ve ileride bölgede “plebisit” istemek için bunu yapmaktadır. Çünkü arkasındaki uluslararası güçler, PKK’ya, “Dayanın; ileride bu konuyu Birleşmiş Milletler’in gündemine getirir; bölgede halk oylaması yapılmasını isteriz!” demişlerdir.
Öyleyse Türkiye bu yıkıcı gerçeği görmelidir.
Bu yüzden de Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ortadoğu’da Sünni bir kuşak yaratma hayalinden vazgeçip önce evini bir düzene koymalıdır.

UTANGAÇ MÜCADELE OLMAZ
Eğer AKP iktidarı PKK terörü ile mücadelede kesin kararlı ise; Amerika’nın, Rusya’nın, İsrail’in, Fransa’nın nasıl yaptığına bakmalıdır. Bu devletlerin hiç birisi terörün ideolojisine gülücük yollamamıştır. Önce ideolojik mücadele başlatacaksın. Bunun için de Kürdistan projesine karşı olduğunu açıkça söyleyeceksin. Kürdistancı Şeyh Sait’i masum ilan ederek PKK ideologlarına “Sizdeniz!” mesajı vermeyeceksin.
Sonra da güvenlik güçlerini etkili biçimde kullanacaksın.
PKK gibi çok yayılmış ve derinlemesine yerleşmiş bir örgütle mücadele için Güneydoğu’da geçici bir sıkıyönetime ihtiyaç vardır. Bu büyük bela “birkaç günlük sokağa çıkma yasağı” ile çözülemez.
Bölgede sıkıyönetim ilan edilmeli ve her yer kuşatılarak santim santim aranmalı, militanlar ve şüpheliler yakalanıp işlevsiz hale getirilmelidir.
Bu da ancak büyük kuvvetlerin devreye sokulmasıyla başarılabilir. O yüzden de askere ihtiyaç vardır.
Kim ki, bunu “İhtilal yıllarına mı dönüyoruz?” diyerek eleştirir ise, o kişi ya PKK’lıdır ya da dolaylı destekçilerinden birisidir.
Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bir kez daha uyarıyorum: Lütfen Ortadoğu’daki emperyalist kapışmada yem konumuna düşme… Bırak oraları da kendi evini güvenli hale getir.
Eğer bunu bugün yapmaz isen; bilesin ki ileride bu belanın altından kalkman hiç mi hiç mümkün olmayacaktır.
Yitiren ülke, yitiren vatandaş olmak istemiyoruz…

Rıza Zelyut
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Şükran - 13 ay önce
Bu yazıya, bu analize katılmamak elde değil. Teşekkürler.
Avatar
Feryat - 13 ay önce
Evet yazarımız çok önemli bir uyarıda bulunuyor. Doğuda yaşayan Kürt bir vatandaş olarak aynen katılıyorum. Vicdanımız sızlıyor. Lütfen bir an önce sıkıyönetim ilan edilsin. Ne yapalım buraları pkk ye bırakıp kaçalım mı?
Avatar
Tülin Alpman - 13 ay önce
Son derece ciddi, tutarli, beyni silkeleyen bir yazi. Tesekkür ederim Riza Zelyut. Beyinler uyanip da algilayamazlarsa ,vay halimize.
Selam ve sevgiler