Günümüzün Ali Kemal'leri...


Soner Polat

Soner Polat

04 Eylül 2015, 13:42

Cumhuriyet bir döneme damgasını vurmuş köklü bir gazetedir… Cumhuriyet’e kalkan olmuş, Cumhuriyet düşmanlarına karşı amansız bir savaş vermiştir! Benim kuşağımın duygu dünyasında saygın ve müstesna bir yer edinmiştir. Ne acıdır ki biz zamanlar göklere yükselen bu dev çınardan geriye sadece çürümüş dallar kaldı! Gazete yıllar içinde tırnağıyla kazıyarak elde ettiği manevi mirasını kısa sürede tüketti… 

ORDU = ÜMİT KARDAŞ!

Gazetenin 31 Ağustos 2015 günkü manşeti düştüğü çukuru göstermesi itibarıyla tam bir ibret vesikası: “Ordu Soruyor: Niçin Ölüyoruz! Doğal olarak okuyucu manşetteki “Ordu” sözcüğünü kimin temsil ettiğini anlamaya çalışıyor! Karşısına sadece bir kişi çıkıyor: “Emekli Hâkim Albay Ümit Kardaş!” Bu zat-ı muhteremi Türk kamuoyu yakından tanıyor! Taraf gazetesinin ünlü (!) yazarı Alper Görmüş’ün avukatı! Ama aslında bunun da bir önemi yok!

Yılların gazetesi Cumhuriyet, birdenbire Ümit Kardaş’ı “Ordu” yapıveriyor… Ve de bunu manşetine taşıyor! Etik değil, mantıklı değil, gazetecilik hiç değil! Hangi açıdan bakarsak bakalım, okuyucu oltaya takılan balık gibi görülüyor… Böyle bir başlık atılıyorsa, orada durup üç defa düşünmeliyiz! Atılan manşetin perde arkasında gazetecilik dışında başka saikler aramalıyız…

FRENLERİ BOŞALMIŞ GAZETECİ!
Zafer (!) kazandığını düşünen Can Dündar frenleri boşalmış damperli kamyon gibi giderek hızlanıyor! “Öbür evladım da feda olsun!”dan, “Hep bizimkiler mi ölecek!” noktasına geldik… Kritik soru şudur: “Neden ölüyorum!”

Yakışıklı gazeteci bu topraklara o kadar yabancı ki şehadet kavramının bile farkında değil! Mübarek, sanki Mars basın bürosundan! Maçlarda slogan atarlar ya, erkek (!) basın bunu da yazın! “Türk askeri ölmez, şehit olur!”

Bağımsız (!) gazeteci öylesine hızlanıyor ki yer çekimine meydan okuyarak kanatlanıp uçuyor… Newton yaşasaydı, yeni bir formül arardı! Özgür Can Dündar! Kim tutar seni! Devam ediyor… Bu soru, “Emir alanların derin suskunluğunun da, emir verenlerin kesin hâkimiyetinin de son durağıdır!”

Bu cümle son kerte tehlikeli, yıkıcı, bölücü ve kışkırtıcı bir mahiyet taşıyor! Bu zihniyet aynı zamanda -Cumhuriyet gazetesi ve Can Dündar’ı kastetmiyorum.- kurumsallaşmış ve örgütlenmiş bir cehaleti de sergiliyor…

ORDU NEDİR?
Ordu en kısa tanımı ile bir emir-komuta zinciridir. Üst-ast, amir-mahiyet ilişkisi ordunun omurgasını teşkil eder. “Emir demiri keser!” kuralı dünyadaki bütün ordularda geçerlidir. Ordu, Cumhuriyet gazetesi, CNN TÜRK televizyonu ya da bir siyasi parti ile karıştırılmamalıdır. Kendi doğası ve mantığı vardır. Emre itaat edilmiyorsa, ortada ordu falan da yoktur!

Kaldı ki kendine özgü değerler silsilesini tarihsel süreçlerde yaratan Türk Ordusu bu konuda tüm dünyada örnek alınmaktadır. Can Dündar istediği takdirde kendisine Amerikan askeri akademilerinde ders olarak okutulan bir kitap takdim etmek isterim! Kitabın adı: “Ordered To Die! (Ölmeyi Emretti!), Edward J. Erickson, Contributions in Military Studies, Number 201” Atamızın tarihi emri dünyanın öbür ucundakilere askerliğin ruhunu öğretiyor…

Sayın Dündar bana itimat etmiyorsa, ABD Büyükelçisi Mr. John Bass’e de başvurabilir! Eminim, Büyükelçi aynı değerleri savunduğu “The Cumhuriyet” için elinden geleni ardına koymayacaktır… Önüne bile yatar! Belli mi olur?

Hayat işte böyle bir şey! “Mustafa” filmini çekenler asırlara sığmayan bir insanlık abidesini kendi küçük dünyalarının içine sokmaya çalışırken, dünyanın efendisi olduğunu ileri sürenler O’ndan ilham almak için çırpınıyor…

Bazıları hayal görüyor… Rüyalarda mutlu olmak iyi hoştur da hayat gerçekler üzerine kuruludur! Türk Ordusu’nun 2000 yıllık geleneğini bir manşetle mi yıkacaksınız! Değil gazete olduğu iddia eden kâğıt parçaları, yedi düvelin topyekûn matbaası bir araya gelse bile Mehmetçik’in ruh zenginliğine nüfuz edemez!
Komutanlar emir verecek, gerektiğinde canları kanları pahasına Mehmetçik vazifesini yerine getirecektir. Bu dün böyleydi; bugün böyledir; yarın da böyle olacaktır… Günümüzün Ali Kemal’lerine saygı ile duyurulur…

Amiral Soner Polat
ulusalkanal.com.tr
[email protected]
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 1 yıl önce
Bugün katil pkk'yı savunanlar, pkk silindiği gün taraf değiştirir. Onlar pişkin fırsatçılardır.
Avatar
Aytac Deliktas - 1 yıl önce
Ayni fikirde olmaniz gerekmiyor zaten bu kural tum ulkelerin ordularinda ayni sekildedir sadece Turk ordusunda degil. Emir verilir ve yapilir. Guvenlik gucleri ve askerimiz hergun mesleginj yerine getirirken canini ortaya koyuyor eger verilen emirlere yuzde yuz itaat olmazsa onlarin canlari daha fazla tehlikeye girer. Ne diyeyim yasamadan anlasilmasi imkansiz bir duygu vatanseverlik, canini vatani icin feda edebilme cesareti ve duygusu!
Avatar
melda onuralp - 1 yıl önce
Amiral Soner Polat'la aynı düşünceyi paylaşmama imkan yok! Kişilerin "yaşama Hakkına " saygı duyulması ve çeşitli kıstas ve kısıtlamalarla o hakkı diğer bir canlının elinden almasını kabul edemem ve de etmem.
Avatar
melsa - 1 yıl önce
bunun vicdani sorumluluğu varmıdır yokmudur diye düşünen yok...sanmayınki bunu sadece bizim ülkemiz için söylüyorum. dünyadada tuhaf bir uyku var...sarhoşluk...insanlar düşünmeden akıllarıyla değil...sadece öfkeyle içgüdüsel hareket ediyor.sonunda ne kazanırım sorusu ,beklediği tek şey $ ....para......