Güvenli Bölge güvenliğimizi tehdit etmesin!


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

22 Kasım 2015, 18:28

Siyasi iktidar, öteden beri, Suriye’nin kuzeyinde Güvenli Bölge kurulmasında ısrar ediyor. Amerika ile birlikte oluşlarının temelini de, bu düşünce belirliyordu.

Güvenli bölge denilen yerde, IŞİD dahil, El Kaidenin türevleri El Nusra, Murat Tugayları ÖSO gibi terör örgütleri var.

Rusya’nın Suriye’ye gelmesinin ardından, stratejik değeri olan, fakat siyasi iktidar ile birlikte Amerika’nın ılımlı muhalefet dediği, gerçekte IŞİD’dan farkı olmayan silahlı terör gurupları, Türkiye’nin Angajman Bölgesi ilan ettiği yörelerde toplandılar.

Şimdi Rusya, IŞİD ile beraber onları da vurunca, Türkiye’deki mezhepçiler ve sözüm ona Türkçüler ayağa kalktı.

Bayırbucak bölgesinde Türk kalmadı ki, Türkler ayağa kalksın. Kızıldağ, Türkmendağı gibi yerlerde, bırakın Türkleri, terör guruplarından başka kimse yok.

Amerika Irak’ı işgalinde, Tel Afar’da, Tuzurmatu’da Türkmenler katledilirken sesini hiç çıkarmayan, sözüm ona Türkçüler, Rusya Suriye’ye gelince, Amerikan milliyetçiliğini, yeniden gündeme getirdiler.

Siyasi çıkmazdan bir çıkış yolunun, Bayırbucak Türkmenleri olduğunu sanıyorlar. Ne yapacaksın Amerikan siyasetleri bunları siyasetsiz bıraktı.

Son günlerde, gerek Suriye’de, gerekse Türkiye’de gelişen olaylara ve buna dayalı siyasetlere bakılırsa, şu sonucu çıkarmak mümkündür.

Yoksa ABD, Rusya’yı, Suriye’ye davet ederek, Rusya ve İran ile Türkiye’yi karşı karşıya mı getirmek istedi?

Olaylar giderek, Rusya Türkiye karşıtlığına doğru ilerliyor.

Artık Suriye’de, ABD ile Rusya karşı karşıya gelmeyeceğine göre, kim kiminle karşı karşıya gelecek?

Eğer Rusya, Suriye’de ÖSO, IŞİD, Murat Tugayları El-Nusra vb gibi örgütleri arasında fark gözetmeksizin vuracaksa, terör Suriye’de biter. Siyasi iktidarın, Suudi Arabistan’ın ve Katar’ın bazı terör örgütlerini Bayırbucak Türkmenleri diye korumaya devam ederse, Rusya ile Türkiye karşı karşıya gelir.

Suriye’de terörü bitirmek için terör örgütleri arasında fark gözetmek yanlış olur.

Öyle anlaşılmaktadır ki, Suriye’deki süreç; Türkiye’nin aleyhine gelişir haldedir.

Türk hükümeti, Türkmenleri öne sürerek, Rusya ile karşı karşıya gelirse, İran ve Lübnan ile de karşı karşıya gelir.

Malezya’dan Putin’e seslenen Obama; Putin’den terörü bitirmesini isteyeceğim diyor.

Esad, ABD’nin yapamadığını Rusya iki ayda yaptı diyor.

Buradan çıkan anlam şu; Obama Suriye’de, fark gözetmeden terörü bitir diyor.

Batı kamuoyu ve siyasi liderleri, Türkiye, Paris ve Mali olaylarından sonra, ılımlı, silahsız, muhalif İslam ile silahlı İslam arasında bir fark olmadığı kanaatine vardılar.

Bize gelince; Bu saatten sonra, Rusya’nın, Türkiye’nin Angajman Bölgesi yasağını dinlemeyeceği ve Suriye toprakları içinde, nerede terör varsa, onu vuracağı anlaşılmaktadır.

Başımızda PKK terör belası dururken, Suriye’de çıkar peşine düşmenin Türkiye’nin yararına olmayacağı baştan gözükmektedir.

“Yurtta sulh cihanda sulh”, komşularda barış ülkede barış demek olduğunu, yeniden idrak etmeliyiz.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.