Harp okullarını değil, İncirlik Üssü'nü kapatın!


Barış Tınay

Barış Tınay

01 Ağustos 2016, 12:47

15 Temmuz kalkışması, bizim gibi genç siyasetçiler için hem önemli bir sınav ve hem önemli bir tecrübedir. Yazımıza başlamadan önce, bir takım vurguları en başta yapmamız gerekiyor.
  1. Bugün TSK'nın hem PKK ile hem IŞİD ile hem de FETÖ ile mücadele ettiği gerçeğini unutmamalıyız. Güçlü bir TSK olmazsa, biziIrak'tan beter ederler.
  2. Türkiye, ABD ile savaş halindedir. Artık savaşlar, nizami ordular ile yürütülmüyor. Bu gerçeği bilerek siyaset yapmalıyız ve mevzilerimizi de bu gerçeğe göre konumlandırmalıyız.
  3. Amerikancı-Fethullahçıkalkışmayı engelleyen esas unsur, Atatürkçü subaylardır. Milletin cansiperane mücadelesi deönemlidir lakin ordudaki direniş kalkışmayı bozguna uğratmıştır.
  4. Bu kalkışmanın bir tiyatro olduğunu iddia edenler, bilinçli ya da bilinçsiz ne yazık ki Türkiye'ye büyük kötülük ediyorlar ve emperyalizmin yanında saf tutuyorlar.
  5. Askeri darbelerin, Türkiye'de toplumsal zemini artık kalmamıştır.
ABD, Fethullahçı Kalkışmayı Destekledi Mi?

Son dönem Amerikan basınında ve düşünce kuruluşlarında yayınlanandeğerlendirme ve raporlarda, Türkiye'de gerçekleşebilecek olası darbe senaryolarının yer aldığını biliyoruz. Tabi sadece buradan yola çıkarak, bu kalkışmanın arkasında ABD'nin yer aldığını ya da kısmen bu kalkışmaya destek verdiğini kesin olarak belirtemeyiz. Zaten bu tarz girişimler istihbari faaliyetlerdir. Belgesi varsa bile, kolay kolay ortaya çıkmaz. Lakin bizler de biliyoruz ki CIA'nın tarihi benzer operasyonlar ile doludur.

ABD için kendi yönetimini, kendi politikalarını desteklemeyen tüm dış yönetimler devrilmelidir.Bu kimi zaman suikast ile kimi zaman darbe ile kimi zaman da sivil toplum kuruluşları üzerinden bir ayaklanma yolu kimi zaman da ekonomik yaptırımlar ile yapılmaktadır. Küba'da, Kongo'da, Şili'de, Ukrayna'da, Gürcistan'da, İran'da, Mısır'da ve Türkiye'de de örnekleri görülmüştür ve görülmektedir.

CIA'nın yöntemleri genellikle de benzerdir. Belli bir silsile içerisinde gelişir. Aynı yöntemleri 15 Temmuz öncesi ve sonrasında da görebiliyoruz. Önce darbeye meşruiyet yaratan yayınlar yapıldı, akabinde darbenin uluslararası alanda tanınabileceği mesajları verildi. Stratfor, ForeignPolicy, Washington Post, Wall Street Journal gibi gazete ve düşünce kuruluşlarında bu yayınlara sıkça yer verildi. Hatta Gölge CIA olarak bilinen Stratfor, kalkışma gecesi elinden geldiğince süreci darbeciler lehine manipüle etme çabası içerisindeydi. Marmaris'ten İstanbul'a gelen Erdoğan'ın uçağının koordinatlarını paylaşarak, darbecilere hedef göstermekte en ufak bir beis bile görmedi.

Kalkışma Başarılı Olsaydı;ABD, Darbe Yönetimini Tanıyacaktı...

Mart 2016’dan beri ABD ve Batı, tabiri yerindeyse darbe ile yatıp darbe ile kalkıyordu. Israrlı bir şekilde Erdoğan'a "diktatör" vurgusu yapılıyordu. Çözüm sürecine yeniden dönülmesi çağrıları, PYD ile diyalog dayatmaları sürüp gidiyordu. Amerikan-İsrail koridorunun TSK'nın 24 Temmuz'da PKK'ya başlattığı operasyonlar sebebi ile açılamadığı işleniyordu. TSK’ya ve AKP'ye adeta nefret kusuluyordu.

15 Temmuz gecesinin sabahında, kalkışma Türk milleti ve ordusu tarafından bozguna uğratıldığında ABD'nin saatlerce nasıl sessiz kaldığını da hepimiz iyi biliyoruz. Muhtemelen kalkışma bastırılamasaydı, ABD'nin darbe yönetimini tanıyacağını yine kendi tetikçi kalemlerinden öğreniyoruz.

Bu tetikçilerden bir tanesi olan, ABD Eski Başkanı George Bush'un Irak, İran ve Türkiye danışmanı Michael Rubin, "Türkiye'de darbe olacak mı?" yazısında, darbecilerin demokrasiyi yeniden inşa edeceği sözünü vermesi halinde, Obama yönetiminin, ABD'deki seçim sürecini de düşünerek,azarlamak dışında bir şey yapamayacağını belirtiyordu. Rubin,Mısır'daki darbeyi örnek gösteriyordu.

Bu Meseleyi "Üst Akıl" Hamaseti İle Geçiştiremezsiniz...

CIA'nın kapısında "Gerçeği bilmelisin, gerçek seni özgürlüğe kavuşturur" yazar.

Bizlerin bilmesi gereken gerçek, ABD ile bir savaş halinde olduğumuzdur.

Bakın,CIA eski Milli Haber Alma Konseyi Başkan Yardımcısı ve "Türkiye Uzmanı"Graham Fuller ki kendisinin 16 Temmuz'da Yunanistan'a kaçan darbeciler arasında olduğu iddia ediliyor, 15 Temmuz kalkışması sonrası yazdığı "Türkiye'nin 'kaybet kaybet' darbe durumu" başlıklı yazısında ne diyor:

"...Yakında görülecek ki bu olay Türkiye’deki herkes için bir ‘kaybet kaybet’ olayıdır. Ordu da millet de derin bir şekilde bölünmüş olacaktır. Darbe geleneği hortlamıştır. Geniş bir sivil çatışma ortamı muhtemelen yakında bir askeri müdahaleyi gerekli kılacaktır..."

***

Yazının başlarında saydığım tüm ülkelerde, iktidarların sonları kötü olmuştur. İktidarlarla beraber, ne yazık ki halklar da bu felaketlere, bu acılara ortak olmuştur. Hem yoksullaşmış hemkatledilmişlerdir.

AKP bu gerçeğigörmüyor olacak kidarbeleri engelleyeceğim diye bugün TSK'yı paramparça ediyor.

TESEV raporlarını kararname yaparak, Türk milletini ordusuz bırakıyor.

Eğerdarbeleri gerçekten engellemek istiyorsanız; harp okullarını değil, İncirlik Üssü'nü kapatın!

Sizin ilkve tek gerçeğiniz, bu olsun.

***

Barış Tınay
ulusalkanal.com.tr


https://twitter.com/baristinay
https://www.facebook.com/tinaybaris/
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Vatansever - 5 ay önce
O günü de görürüz inşAllah.yasasin tam bağımsız Türkiye.
Avatar
Hatice - 5 ay önce
Devletimiz inşAllah yanlış kararlar almaz ordu millet geleneğimiz bozulmamalı görülmüyormu içimizdeki mehmetçik hala gümbür gümbür büyük fotoğraf siyasilere yol haritasıdır türkiyemiz laik kalacaktır
Avatar
aldori-algori - 5 ay önce
kahrolsun abd, nato ve onun türkiyedeki operasyon üssü incirlik
Avatar
Misafir - 3 ay önce
çok doğru