Haziran ayaklanması ve Kobanê eylemleri arasındaki fark


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

15 Ekim 2014, 14:09

2013 yılının Haziran ayında toplam olarak 10 milyon insanımız ayağa kalktı. Bütün dünya, devrimci bir kitle ayaklanmasının ne olduğunu bir kez daha gördü.
- Türkiye’nin hemen hemen bütün şehirlerinde bir ay boyunca onbinlerce ve bazı
günler yüzbinlerce yurttaşın katıldığı eylemler boyunca, tek bir yağmalama olayı yaşanmadı. Hiçbir işyerine saldırı olmadı. Esnaf her yerde göstericilere destek oldu. Sıradan insanlar evlerini tanımadıkları insanlara açtılar, yemeklerini paylaştılar.
- Haziran ayaklanmasına katılan yurttaşlar, kendileri gibi düşünmeyenlere
saldırmadılar, tek bir kişinin bile ölümüne yol açmadılar. Hedef iktidar partisi olduğu halde, Türkiye’nin hiçbir yerinde herhangi bir yurttaş AKP’li olduğu için zarar görmedi.
Haziran eylemlerinin ayırt edici özelliği, iktidarın yıkıcı politikalarına karşılık yapıcı bir tavırda olmasıydı.
- Haziran eylemlerine iyimserlik ve coşku hakimdi. Türkiye, bütün dünyanın
takdirini kazanan çok büyük bir eyleme imza atmanın gurunu taşıyordu. Millet, bir bütün olarak Haziran eylemleri sonrasında geleceğe daha büyük bir güvenle bakmaya başladı.
- Haziran eylemlerinin temel sloganı Mustafa kemal’in askerleriyiz, simgeleri ise
Türk bayrağı ve Atatürk posteriydi. Sağcısı solcusu, Türk’ü Kürt’ü bütün millet, ortak değerleri savunma temelinde birleşti.

Kobanê eylemleri
Bir de Kobanê eylemlerine bakalım:
- PKK bütün gücüyle çalışmasına ve HDP’nin ısrarlı çağrılarına rağmen eylemlere
katılım sınırlı oldu. Bir iki yerde ancak binli rakamları bulabildi.
- Kobanê eylemcileri her yerde yaktılar, yıktılar. Ayrım gözetmeden önlerine
çıkan her yere saldırdılar. Esnaf dükkanları, mağazalar, alışveriş merkezleri, bankalar, okullar, belediye binaları, belediye otobüsleri, sağlık merkezleri, özel otomobiller vb. hedef oldu.
Eylemlerin gerçekleştiği yerlerde esnaf korkudan kepenk indirdi., vatandaşlar evlerine çekildi, kapılarını kapattı.
- Kobane eylemcileri kendilerinden olmayanları hedef aldılar. 12 Ekim itibariyle
ölen vatandaş sayısı 34’e yükseldi. Ölümler, eylemcilerin şiddete başvurmasıyla başladı. Hüda-Par’lıların aynı şekilde cevap vermesiyle arttı.
- Kobanê eylemcileri her yerde Atatürk heykellerine ve Türk bayrağına saldırdılar.
Günler içinde sempati kazanmak bir yana, Kürt yurttaşlar da dahil olmak üzere bütün halkımızın artan tepkisiyle karşılaştılar.

Devrimci eylem ile karşı devrimci eylem farkı
Görüldüğü üzere Haziran ayaklanması ile Kobanê eylemleri, hangi bakımdan ele
alınırsa alınsın birbirinin zıddı olan eylemlerdir. Haziran ayaklanması devrimci bir eylemdi, Kobanê eylemleri ise karşı devrimcidir.
Devrimci bir hareket her koşulda yapıcıdır. Eskiyi yıkmak durumunda olduğu zamanlarda bile halkın büyük çoğunluğu, yapılan eylemin yeniyi kurmak için olduğunu bilir. Esasen devrimci hareket yıkarken bile aynı zamanda yapmaktadır. Ve halk kurulmakta olan yeniyi, yapılmakta olan eylemin içinde görür.
Böyle olduğu için devrimci kitle eylemi, halkın geniş kesimlerini kucaklar, onları mücadele alanlarına çıkarır. Hatta o zamana kadar “ortalıkta fazla görünmeyen” toplum kesimleri de, devrimci kitle eylemi ile birlikte mücadelenin ön saflarında yerlerini alırlar.
Haziran eylemleri sırasında kadınların Türkiye’nin her tarafında meydanlara çıkması bunun kanıtıdır.
Karşıdevrimci eylem ise tam tersine alanlarda olan insanları bile evlerine kapatır. Kobanê eylemlerinde olduğu gibi.
Her devrimci hareket tarihten kendisine güç verecek kökleri arar bulur ve onlara sımsıkı sarılır. Karşı devrimci hareket ise tarihteki devrimci olan her şeye saldırır. Atatürk’e karşı tavır bu bakımdan, iki eylemi değerlendirmek açısından turnusol kâğıdı işlevi görmüştür.
Bugün Kobanê eylemlerinde PKK’nın kuyruğuna takılanlar, Haziran ayaklanmasına da sahip çıkıyorlar. Ama yaptığımız basit karşılaştırma, iki eylemin her bakımdan birbirinin zıddı karakterde olduğunu tartışmaya yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor.



Mehmet Bedri Gültekin
[email protected]




Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ufuk koç - 2 yıl önce
sayın gültekin
aynen yazdığınız gibi meselenin özü ve bam teli burası, devrimciler eski̇yi̇ yıkarken yeni ve daha güzelini kurarlar.kaleminize sağlık çok güzel ve sade bir şekilde olayı anlatmışsınız.size katılıyorum ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum.