Helga ile Fatma


Çetin Ünsalan

Çetin Ünsalan

11 Haziran 2014, 10:27

Türkiye büyüdü, küçüldü, sonra yanlış büyümüş biraz küçüldü. Hepsini atın istatistiklerin bir kenara… Gerçek hayattan bahsedelim. Hayır, gerçekten zorlanan ve kıvranan piyasalardan söz etmeyeceğim. Bir ülkenin en büyük zenginliği nedir? Genç nüfusu…

Fakat bu, artı değer olduğu kadar, gereğini yapmadığınız takdirde sosyal patlama potansiyeli anlamına gelir. Her fırsatta 3 çocuk isteyen bu tayfanın da anlayamadığı nokta bu. Elbette demografik olarak gençleşmek bir ülkenin geleceği için önemlidir.

Ama gençleşirken, o ülkenin gelecek nesillerine güvenli yarınlar yerine borç bırakıyorsanız, onların doğru bireyler olarak yetiştirilmesi adına gereken harcamayı yapamıyorsanız, elinizde güç değil, saatli bomba taşıyorsunuz anlamına gelir.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye nüfusunun çocuk başlığına ilişkin veriler paylaşıldı. 2013 yılında en yüksek çocuk nüfus oranına sahip ülke yüzde 29,7 ile Türkiye… En düşük oran ise Almanya’ya ait. Sadece yüzde 16…

Fotoğraf buyken, bunu fırsata çevirmek de, tehlikeli kılmak da bizim elimizde. O zaman bu çocuklara ne kadar yatırım yaptığımız önemli bir konu haline geliyor. Türkiye’nin çocuk nüfus oranının 2075 yılında yüzde 17,6’ya düşeceğini dikkate alırsanız, yapmamız gereken önemli bir çalışma var demektir.

En yüksek çocuk nüfus oranında Şırnak ve Şanlıurfa yüzde 48,8 ile ilk iki sırayı paylaşırken, ikinci sırada yüzde 46,3 ile Ağrı’nın olması, çok ders çalışmamız gerektiğini anlatıyor.

Çünkü bu illerin toplam ekonomi içerisinde aldıkları pay, çocuk nüfusundaki başarıları ile tam tersi yönde. O zaman yatırım hamlelerinin ve stratejilerinin buna göre oluşturulmaması durumunda, önemli bir göç, işsizlik ve asayiş sorunuyla karşı karşıya kalabileceğimiz bugünden gözüküyor.

Peki Avrupa Birliği’nin son sırasındaki Almanya çocuk başına ne kadar harcama yapıyor? İstatistikler son beş yılda Almanya’da aile adına tek çocuk için yapılan harcamanın yıllık 584 Avro olduğunu ortaya koyuyor. Peki bu bizim paramızla ne eder? Yuvarlak hesap bin 600 TL.

Yani ayda çocuk başına bin 600 TL harcayabilirsek, 2023 yılında bu büyüme rakamlarıyla hayal olsa da idealize edilen ilk 10 ekonomi arasında yer almaya hak kazanabiliriz demektir. Hatta aradaki farkı düşünürseniz, yapmamız gereken harcamanın aile başına daha da yüksek olduğu açık.

Peki sorarım size: bu ülkede çocuk başına ayda kim bin 600 TL harcayabilir? 3 çocuk peşinde koşanların önce bunun yanıtını vermesi gerekir. Gerçek kriter bakabileceğin kadar çocuk olması gerekirken, böyle sloganların peşine takılanlar, ülkeyi felakete sürüklüyor.

Çünkü Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın sosyal yardım istatistiklerine göre Türkiye’de yaşayan her üç kişiden biri yoksul ve muhtaç durumda. Yani en asgari düzeyde yaşamaya çalışıyor.

2013 Haziran tarihli açıklamalara baktığınızda yapılan değerlendirmelerde o dönem son dört ay içinde asgari ücretin üçte birinden daha az aylık geliri olanların oranı 1 milyon 53 bin kişi, asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında geliri olan, yani aylık geliri 326 liradan az olanların karşılığı da 11 milyon 454 bin kişi… Koyun bunun üstüne yatağa aç giren 13 milyonluk nüfusu…

Hadi gelin şimdi çıkın işin içinden. Özelleştirme adı altında çocuklarımıza bırakacağımız her şeyi sattık. Yeni ve yerli iş alanları da yaratamadık. Onları potansiyel ucuz iş gücü olarak hazırlıyoruz ve kafa tuttuğumuz Almanya’da çocuk başına harcanan parayı, biz ailelerin cebine bile koyamıyoruz.

Sonra da yüzde 4,3 büyümüşüz. Büyüdün de nasıl büyüdün? Rakamları bırakın, gerçeklere bakın. Çünkü sokakta gerçek hayat yaşanıyor ve onlar üç beş bin finansçıyla aynı hayatı yaşamıyorlar.

Türkiye’nin yüzde 5 büyüyerek, sadece üniversiteden mezun olanların yüzde 80’ine iş yaratma kapasitesine sahip olduğu gerçeği ortadayken, abuk sabuk istatistiklerle kendimizi kandırmayalım.

Artık gerçeklerle yüzleşmenin, sorunları kabul etmenin ve yarına ilişkin kalıcı ve reailist çözümler konuşmanın zamanı gelmedi mi? Hans ile Ahmet’in, Helga ile Fatma’nın durumu ortada. Neyi tartışıyorsunuz?



Çetin Ünsalan
[email protected]
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.