banner863

İktidar seçeneği sorunu


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

14 Kasım 2015, 12:21

1 Kasım seçimlerinin en önemli sonucu; AKP’nin, hiç kimsenin hatta AKP’lilerin bile beklemediği bir oy oranına ulaşması mıdır?
Değildir… Türkiye’nin yakın siyasal geleceğine damgasına vuracak olan olgu, CHP ve MHP’nin 1 Kasım’da aldıkları sonuçlarla AKP karşısında bir iktidar seçeneği olamayacaklarını ortaya koymuş olmalarıdır.
Bu partiler, iktidarda olduğu 13 yıl boyunca AKP’nin en büyük “şansı” oldular.
Bu kanaatin söz konusu partilerin seçmeninde uzun zamandan beridir var olduğunu söyleyebiliriz. Ama 1 Kasımla birlikte bu kanaatin pekiştiği kesindir.
“Pekişen kanaatin” kendini eylemle dışa vurması kaçınılmazdır.

MHP: AKP’nin can simidi
MHP seçmeni açısından söylenecek söz, bardağın taşmış olduğudur. Yüzde dörde yaklaşan oy kaybı taşan bardağın göstergesidir.
Elbette bardak durup dururken taşmadı. Arkada kalan dönemde her kritik anda MHP yönetimi AKP’nin lehine tavır aldı.
2002 yılında Türkiye’nin gündeminde seçim yokken, seçimi gündeme getiren ve AKP’yi iktidara taşıyan Devlet Bahçeli yönetimi oldu.
2007’de Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı yapan da MHP idi. Aynı MHP, Ekmelleddin İhsanoğlu’nu aday göstererek Tayyip’i de Cumhurbaşkanı yaptı.
ABD’nin F tipi çete ve AKP eliyle Türk Ordusu’na ve Vatan Partisi’ne karşı tertiplediği Ergenekon operasyonuna MHP’nin verdiği destek, Bahçeli yönetiminin misyonunun ne olduğunu gösteren en önemli olgudur.
1 Kasım’da alınan sonuç işte bütün bu süreçte MHP yönetiminin izlediği politikalara, Parti tabanının bir tepkisi olarak okunmalıdır.
Önümüzdeki aylarda toplanacak olan MHP Genel Kongresinde Parti yönetiminde esaslı bir değişikliğin olmaması durumunda, Parti içinde çok büyük iç mücadeleler ve kopmalar kaçınılmaz hale gelecektir.

AKP’nin istediği Parti: CHP
Aynı durum fazlasıyla CHP için de söz konusudur.
AKP, arkada kalan dönemde izlediği politikalarla Türkiye’yi bugünkü noktaya getirdi.
Yani ülkenin Güneydoğusunda iktidar fiilen bölücü terör örgütüne bırakıldı. Açılım politikası ile PKK fiili koalisyon ortağı yapıldı. TSK’nın ve diğer güvenlik güçlerinin eli kolu bağlandı. Sonuç: Her gün sayıları bazen onlu rakamlarla ifade edilen şehit cenazesi oldu.
Hırsızlıkları anlatmaya gerek yok. Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzlukları AKP iktidarı döneminde gerçekleşti.
Borçla dönen ekonomi çarkı ise şimdi artık durma noktasında.
İşte böyle bir iktidarın karşısında ana muhalefet durumunda olan CHP yerinde sayıyor.
Hatta 1 Kasım seçimlerinde CHP’nin bir kısım seçmenini AKP’ye kaptırdığını bile söyleyebiliriz.
7 Haziran’dan 1 Kasım’a seçmen sayısında meydana gelen artıştan CHP’nin payına düşen sayıya, 7 Haziran’da HDP’ ye oy verip de 1 Kasım’da CHP’ye dönen seçmeni ekleyin; 1 Kasım’da CHP’nin gerçekleştirdiği oy artışının çok üzerinde bir rakama ulaşırsınız.
Yani CHP, yıpranan 13 yıllık AKP iktidarı karşısında oy kazanmamakta, tam tersine oy kaybetmektedir.
Bu durumun CHP içinde sorgulanmaması mümkün değildir.

CHP ve MHP’de iç mücadele ve parçalanma
Önümüzdeki aylarda CHP ve MHP’de büyük iç mücadelelerin ve kopmaların olması kaçınılmazdır.
Her iki Parti de önümüzdeki aylar için kurultaylarını toplayacaklardır.
Türkiye’deki mevcut Siyasi partiler rejimi, Parti içi muhalefetlerin kurultaylar yolu ile mevcut yönetimleri alt etmelerini hemen hemen olanaksız kılıyor.
Dolaysıyla kurultaylardan hemen sonra her iki Partide yaşanacak olan mücadelelerin, aynı Parti yapısı içinde sürdürülmesinin mümkün olmadığı bir aşamaya geçeceğiz.
CHP ve MHP yönetimlerinin tavrı, her iki partinin de kitlesinin önemli bir kısmını Partileri dışında bir iktidar seçeneğine kaçınılmaz olarak yöneltecektir.
İşte bu noktada AKP karşısında sistem dışı çözümü öneren ve bugüne kadar yürüttüğü mücadeleyle bu çözümü başarıya ulaştırabileceği konusunda kitlelere umut veren Parti, halkın iktidar seçeneği olarak kaçınılmaz olarak öne çıkacaktır.

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.