İntihar etmedi, öldürüldü


Hikmet Çiçek

Hikmet Çiçek

19 Şubat 2014, 15:20

Bu yazı dizisi bir cinayetin öyküsüdür. Soruşturma dosyasında bu cinayeti işleyenlerin isimleri yazıyor. ‘Amirallere suikast’ iddiasıyla 5 Aralık 2009’da tutuklanan Yarbay Ali Tatar’ı ölüme götüren isimleri açıklıyoruz

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit’in önüne bir dosya konulduğunda tarihler Ağustos 2009’u gösteriyordu. Dosyada “amirallere suikast” yapılacağı iddia ediliyordu.

İstanbul Emniyeti Elektronik Şube Müdürlüğü’ne, 15 Temmuz 2009 günü gönderilen isimsiz ihbar e-postasında, kendisini “uyuşturucu ve borç batağına düşmüş bir deniz subayı” diye tanıtan muhbir, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Deniz Harp Okulu’nda örgütlenmiş bir “karanlık organizasyonu” ihbar ediyordu. O günlerde en çok kullanılan ihbar yöntemi böyleydi.

Soruşturma sonunda bazı deniz teğmenleri tutuklandı. “Uyuşturucu ve fuhuş çetesi” diye başlayan operasyon, sonunda “Amirallere suikast”a, daha sonra da başka dosyalarla birleştirilerek “Poyrazköy Davası”na dönüştü.

Başbuğ ‘boru’ demişti
Poyrazköy kazılarını hatırlar mısınız? 5 yıl önceydi. 2 Şubat 2009 günü Beykoz Kaynarca köyü civarında “tornavida ile işaretlenmiş ağaçlar takip edilerek” (iddianamede aynen böyle yazar!)... diye yazılan bir yığın saçmalık... Gene iddianameye göre, “yumuşak zeminde toprağa gömülü halde bir kısmı yüzeyde görülen” siyah poşet parçalarının içinde bulunan mühimmat... Bu bölgede ikinci kazı Nisan 2009’da yapıldı. Bu kez Beykoz Poyrazköy Keçilik mevkisi delik deşik edildi. “Ergenekon adına” eyleme geçmek için cezaevindeki Levent Göktaş’tan talimat bekleyen SAT komandoları “yerin 15 santimetre altına” çeşitli mühimmat gömmüşler. İçlerinde soba borusu yapmaktan başka bir işe yaramayacak olan kullanılmış lav silahının da bulunduğu çeşitli malzemeler... Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un basın toplantısında gösterip “boru” dediği şeyler...

Kuryelik yapmakla suçlandı
Poyrazköy iddianamesi akıllara zarar bir metindir. Kafes eylem planı, silah ve mühimmat listesi, psikolojik harekât kampanya kontrol formu, gayri Müslim vatandaşlara yönelik (mezarlıkları dahil) eylem listeleri, “özel plan hücre lideri” imzalı talimatlar... “İP ve Ergenekon’un Deniz Kuvvetlerindeki temsilcisi gibi faaliyet yürüten” albaylar, Ergenekon’a ait gizli belgeleri “odasına girildiğinde soldaki dolabın altında saklayan” subayları açıklayan ihbarlar ve hatta “Doğu Perinçek Başkanımızın Emirleri” gibi zırvalıklar...

Bu zırvalıklar içinde, “Devrimci subaylar, komutanlarımıza yeniden dinamizm kazandıracak eylemleri hayata geçirecektir” şeklinde, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten “örgüt tabanına” gelen talimat bile vardı! Gene iddianameye göre Perinçek’in Silivri’den gönderdiği talimatları, teğmenlere ileten “kurye” ise Yarbay Ali Tatar’dı!

Neden hedef seçildi?
Yarbay Tatar’ın ölümünü, “haksız suçlamalara dayanarak onuru için intihar eden bir subayın trajik sonu” olarak değerlendirmek yanlıştır. Ali Tatar adım adım intihara sürüklenmiş, katledilmiştir. Onu kim ya da kimler neden hedef seçmişlerdi? Tatar, beynine kurşunu sıktığı ana kadar neler yaşadı, o kurşuna kimler yol gösterdi? Tatar tahliye olduktan 24 saat sonra, daha ailesi ve çocukları ile hasret gideremeden hakkında yeniden tutuklama kararını kimler istedi? Emniyette onun hakkında hangi rapor hazırlandı? Kim hazırladı? Tüm bu soruların yanıtını bu dizide bulacaksınız.

Yarbay Ali Tatar, “Amirallere suikast” iddiasıyla başlatılan soruşturmada 5 Aralık 2009 tarihinde gözaltına alındı ve tutuklandı. İstanbul Emniyeti ve Beşiktaş’taki özel görevli mahkemeler içinde yuvalanan cemaatçi örgüt, ellerindeki yargı gücünü kullanarak vatansever bir insanın yaşamına son verdiği süreci bu tutuklamayla başlattılar.

Tatar’ı ölüme götüren isimler
Tatar’ın hedef seçilmesinin en önemli nedeni Alevi olmasıydı. Bu yolla ordu içinde görev yapan Alevi kökenli, Atatürkçü subayların tasfiyesi amaçlanmıştı.
Hukukun verdiği ve vermediği yetkiler kullanılarak bir yargı cinayeti işlendi. Soruşturma dosyasında bu cinayeti işleyenlerin isimleri mevcuttur. Bu yazı dizisi bu cinayetin öyküsüdür. Bu dizide Tatar’ı ölüme götüren isimleri açıklayacağız. Bu katillerden hesap sorulmadan Tatar’ın ruhu huzur bulmayacaktır.

Ali Tatar’a bunu yapanlardan hesap sormak sadece hukukun yerine getirilmesi değil, aynı zamanda bir insanlık borcudur. Dünyanın öbür ucuna kaçsalar dahi Cumhuriyet hukukunun suçlulardan hesap soracağına inanmak istiyoruz. Tatar ile ilgili mahkeme belgelerinde titiz bir çalışma yapan Ergenekon hükümlüsü Avukat Kemal Kerinçsiz’e teşekkür ediyoruz.

Hikmet Çiçek
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.