banner863

İntihar yolunda yeni bir adım: “Özerk Kürdistan” Deklarasyonu


Mehmet Bedri Gültekin

Mehmet Bedri Gültekin

02 Ocak 2016, 14:29

DTK’nın Diyarbakır toplantısında kabul edilen 14 maddelik “Özerklik Deklarasyonu”nun en önemli boyutu, bu hedefe nasıl ulaşılacağı konusunda dile getirilen görüşlerdir.

Her siyasal program, aynı zamanda nasıl hayata geçirileceği konusunda görüşler de içermek durumundadır. Diyarbakır toplantısında özerklik hedeflerini ilan edenler, bunu nasıl gerçekleştireceklerini de doğal olarak belirtiyorlar.

Arkada kalan aylar içinde çeşitli ilçelerde ilan edilen “özerklik” uygulamaları, hendekler, barikatlar ve güvenlik kuvvetleri başta olmak üzere devletin çeşitli kurumlarına saldırılar ile hayata geçirilmeye çalışılıyor.

DTK ile HDP; Devlet’e karşı yürütülen bu silahlı kalkışmanın, eylemli olarak tarafı olduklarını gizlemeye gerek görmüyorlar.

Güneydoğu’nun çeşitli il ve ilçelerinde hendek kazarak, barikatlar örerek, şehir merkezlerine silah ve patlayıcı yığarak, güvenlik mensuplarını hedef alan saldırıları yapan teröristleri açıktan savunmak; Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen savaşta karşı tarafta yer aldığını meydan okuyarak ilan etmektir.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bir parti, devleti hedef alan silahlı bir eylemi savunarak aynı zamanda yasal olanaklardan yararlanamaz.

Bu duruma müsaade eden devlet, aslında devlet olma özelliklerini kaybetmeye başlamış demektir.

Onun için Türkiye’de de DTP’nin mevcut konumuyla, yasal bir Parti olarak siyasi yaşamına devam etmesi mümkün değildir.

Kısacası DTP’yi bugün yasadışı durumuna düşüren gelişme; savunduğu görüşler değil, o görüşleri hayata geçirmek için şiddet yolunu savunması, hatta savunmanın ötesinde elindeki bütün olanaklar ile o şiddetin yürütülmesine katkıda bulunmasıdır.

PKK’nın HDP’yi aynen Cizre, Sur ve Silopi’de gözden çıkardığı ve ateşe attığı militanları gibi feda ettiği anlaşılıyor.

İntihar çizgisinde ısrar

PKK’nın 8 Haziran itibariyle başlattığı şiddet eylemlerinin intihar etmekten başka bir anlama gelmediğini daha önce belirtmiştik.

Haziran’dan bu yana altı ay geçti. Şimdi artık kanıtlanmış bir gerçek ile karşı karşıyayız. Evet, PKK intihar etmektedir.

PKK ‘nın giriştiği eylemin sonucu belliydi. Yıllardan beri silahlı mücadele veren bir örgütün bu gerçeği görmemesine olanak yoktu.

Hal böyleyken neden böylesine bir eyleme girişti?

Çünkü kararı veren PKK değildi. Kararı ABD verdi. Kaderini ABD ile birleştirmiş olan PKK’nın ABD’den gelen bu karara direnebilme olanağı yoktu.

ABD genel olarak bölgede, özel olarak ise Suriye’de verdiği kavganın bir parçası olarak PKK’yıTürkiye’ye karşı harekete geçirdi.

PKK, ABD açısından büyük satranç oyununda feda edilecek piyon konumundadır. HDP ise “Özerklik Deklarasyonu” ile “piyonun piyonu” olduğunu bir kez daha gösterdi.

İntihar eden örgüte alan açmak…

DTK’nın Özerklik Deklarasyonu, PKK’nın “intihar çizgisi”nde ısrar edeceğini gösteriyor.

Bu gerçeği saptamakla birlikte, AKP’nin izlediği politikanın PKK’ya, hayallerinin gerçekleşebileceği konusunda ümit verdiği açıktır.

Suriye’de Rus uçağının düşürülmesi, Musul’a asker gönderilmesi, Rusya, İran, Irak ve Suriye’nin, Bağdat’ta oluşturduğu bölgesel inisiyatife ısrarla dahil olmamak vb. AKP politika ve eylemlerinin, PKK’ya bir manevra sahası açtığını görmek gerekir.

Rusya cephesinden PYD ile ilgili olarak yapılan hayırhah açıklamaların,PKK tarafından Türkiye’ye karşı bir yürüttüğü savaşta, yeni olanakların ortaya çıktığı şeklinde değerlendirildiği anlaşılıyor.

Aynı şekilde bütün bu hengâme içinde AKP’nin, Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi için harekete geçmesi de, PKK cephesinden yeni “fırsatlar” olarak görülecektir.

“Milletin azim ve kararı…”

Bütün bunların sonucu olarak iki önemli noktayı tekrar vurgulamakta yarar var.

1. PKK, intihar etmektedir. Kürt yurttaşlar arkada kalan altı ay içinde PKK’yı şiddet eylemlerinde yalnız bıraktılar. Sadece bu gerçek bile PKK’nın kaybettiğini göstermeye yeter.

2. AKP izlediği politikalarla PKK’ya manevra alanı açmaktadır. Onun için Türkiye, AKP yükünü daha fazla taşıyamaz.

Türkiye, Bölücü teröre karşı milletçe verdiği “Savaş”tan ve Bölünme-Sultanlık Anayasası’na karşı vereceği mücadeleden bir Milli Hükümet çıkaracaktır.

Milletin kaderini bizzat eline almasından başka bir çıkış yolu yoktur. Yeniden 1919’un koşullarındayız.

“Milletin istikbalini”, gene “Milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

Mehmet Bedri Gültekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemal Şancı - 12 ay önce
PKK, belirttiğiniz gibi intihar etmiştir. Uzatmalar değil, penaltıları oynamaktadır ve kaybedeceği kesindir.
Avatar
ercan - 12 ay önce
İnşAllah dediğiniz gibi olur. Çünkü artık bıçak kemiğe dayanmayida geçti