banner863

İran, Barzani'yi Kürtlerle kuşattı


Rafet Ballı

Rafet Ballı

14 Temmuz 2014, 12:12

"Tahran notları"na devam.

Konu: Kürt meselesi.

***

Önce, kısa tarih hatırlatmaları.

9-10 Haziran: IŞİD, Musul'u ele geçirdi.

11-12 Haziran: Peşmerge Kerkük'e girdi.

Barzaniler "bağımsızlık"tan söz etmeye başladı.

Hem de her gün.

14 Haziran: Erdoğan'ın yardımcısı Hüseyin Çelik konuştu:

"Kürtler kendi kaderini tayin hakkına sahiptir."

15 Haziran: Neçirvan Barzani Tahran'da.

Ardından Türkiye'ye geçti.

16 Haziran: Barzanilerin Tahran Temsilcisi açıkladı:

"Görüşmeler olumlu geçti."

22 Haziran: AKP'ye bağlı Yeni Şafak'ın manşeti:

"Kerkük pazarlığı."

İddia: İran Kürtlere cömert bir teklif yapmış.

Özeti: "Bağdat'ta Maliki'yi destekleyin. Kerkük sizin olsun!"

Doğruysa: "Kürt devleti"ne vize verilmiş demekti.

***

Bunların hemen ardından Tahran'da olsanız.

İlgilisini, yetkilisini karşınızda bulsanız... Ne yapardınız?

Aynen sizin düşündüğünüz gibi oldu. Peş peşe sordum.

Bir: "Neçirvan Barzani niye geldi? Ne istedi, ne verdiniz?"

İki: "Barzanilerle Kerkük pazarlığına mı girdiniz?"

Üç: "Kürt devleti artık kaçınılmaz mı?"

***

Bir itirafta bulunayım.

Soruları sıralarken farkına vardım.

Bir tür "gazeteci lüksü" yaşıyordum.

Karşımdaki devletti: Sıcak gelişmelerin içinden birisiydi.

Elbette "sır"larını paylaşmayacaktı.

Fakat: En azından, "birinci el"den tartışabilecektim.

Dolaylı da olsa sonuçlar çıkarabilecektim.

(Oysa: Ankara ile konuşamayalı yıllar oluyor.)

***

Tahran'da dinlediklerim: Sürprizden öteydi.

***

Muhatabım, ilk sorudan başladı.

"Neçirvan Barzani gelmedi, çağırdık."

Üslup: "Azarlamak için" der gibiydi.

Öyle de olmuş.

***

Barzanilere dört konuda ihtar çekmişler.

Bir: "Hayatınız İran'a bağlıydı. Yine öyle."

İki: "Bağdat'la sorunlarınızı Şiilerin yardımıyla çözdünüz."

"40-50 yıldır böyle bu. Yine Şiilere muhtaçsınız."

Üç: "Musul'un teslimindeki ihanetinizi kaydettik. Unutmayacağız."

Dört: "Bundan sonraki krizlerde bizi yanınızda göremeyeceksiniz."

***

İran'ın "yalnız bırakma" tehdidinin karşılığı var mı?

Cevabını en iyi Barzaniler bilir.

Zira: Tahran'ın etkisi iki sahada test edilmiştir.

Bir: Irak içi dengeler.

İki: Kürtler arası dengeler.

İran razı değilse: Hiçbir proje uygulanamaz.

Aslında: Türkiye de bu potansiyele sahip.

Fakat: Yanlış cephede duruyor.

***

İran'ın "Musul/Barzani" iddiası yeni.

Konu: Musul'un IŞİD'e anlaşmalı şekilde teslimi.

Kimler yaptı biliyorduk?

Bazı Arap Sünniler: Politikacılar, aşiret liderleri.

Oysa: Barzaniler de başroldeymiş.

Şimdi anlaşılıyor: IŞİD'in Barzanilere niye saldırmadığı.

***

"Kerkük pazarlığı"yla devam edelim

Muhatabım gülüyor:

Bir: "Kürtler Kerkük'te kalıcı olamayacak."

İki: "Kürtler uzlaşma sağlamadan adım atamazlar."

Üç: "Kerkük'te daha çok Talabani peşmergesi var."

"Talabani Kürtlerine güvenimiz daha fazla."

Muhatabım, Goran hareketini de "güven" sahasında sayıyor.

***

Sonuç.

Barzani, IŞİD hamlesinde Batı ve Erdoğan'la birliktedir.

İran buna iki "kuşatma" ile cevap veriyor.

Birinci kuşatma: Barzanilere.

Erbil 3 büyük Kürt partisiyle kuşatılmış durumda.

Doğudan Talabani ve Goran hareketiyle.

Batıdan da PKK'nın Rojava'sıyla.

(Güney'den Şii partileri hiç saymıyorum.)

***

İkinci kuşatma: Erdoğan'ın Kürt politikasına.

Tahran iki kabiliyete sahip görünüyor.

Bir: Barzani kartını etkisiz kılmak.

İki: Erdoğan'ın dahili Kürt projesini istediği aşamada boşa çıkarmak.

Görünen:

Birincisini yapmaya başladılar.

İkincisi için bir işaret göremedim.

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sinan Erismis - 2 yıl önce
bravo. tam da ekmelettin'i tartisacaktik...