İran da yurtseverlerimiz gibi 'seçeneksiz' kaldı


Rafet Ballı

Rafet Ballı

21 Temmuz 2014, 13:49

"Tahran notları"na sürdürelim. Konu, dünün devamı. İran'ın Tayyip Erdoğan'a bitmeyen kredisi.

***

Önce bir kulis bilgisi: 2014 yılının başları.

Ankara'da bir toplantı: Dışişleri'nde.

Konu: Türkiye'nin bölge politikası. Özelikle de Suriye.

Katılımcılar: Bakanlığın üst düzey yöneticileri.

Bazı eski büyükelçiler.

Eski bir bakan: Yaşar Yakış. AKP'nin ilk dışişleri bakanı.

Sürpriz konuk: İran'dan. Üst düzey bir görevli.

***

Ayrıntıya girmeyeceğim. İranlı konuk Suriye politikasını eleştiriyor.

Normal: Övmesi beklenmiyordu elbette.

Toplantı "sürpriz"lere sahne oluyor.

Sürpriz 1: Yaşar Yakış, İranlıyı onaylıyor, "katılıyorum."

Sürpriz 2: Dışişlerinin 3 yüksek görevlisi de başlarıyla onaylıyorlar.

***

Ara özet yapalım.

Bir: Dışişleri Bakanlığı "çıkış" arayışında. Demek, mevcut çizgiden rahatsız.

İki: "Özel" toplantılarına önceki yöneticileri de çağırıyor. Belli ki "itiraz"lara ihtiyacı var.

Üç: Evet, soğukluk var. Fakat, Türkiye-İran ilişkileri "özel". Uzman alışverişi yapılıyor.

Dört: Dışişleri üst bürokrasisi itirazlarını saklamıyor.

***

Tekrar, İran'ın "devlet alkı"na dönelim.

Türkiye'nin dışta karnesini nasıl görüyorlar?

Diyorlar ki, son 10 yılda:

"En çok kaybeden ülke: Türkiye."

"Dış politikada en başarısız ülke: Türkiye."

"En çok müttefik kaybeden ülke: Türkiye."

"Bunların sorumlusu: Erdoğan."

Yani: Erdoğan başarısız bir lider.

***

Dün de yazdım.

İran, gecikmeli de olsa Erdoğan'ı çözmüş.

Evet: İslami anlamıyla "devrimci" görmüyorlar.

Hatta: Onlara göre düpedüz "Batı işbirlikçisi".

Örnekleri çok: Kürecik radarı, Libya, Suriye, Irak...

Fakat: Hâlâ ilk tercihleri Erdoğan.

Gizlisi saklısı yok. Açıkça söylüyorlar.

***

Gösterdikleri ilk gerekçe: Vefa.

"Kabul etmemiz lazım: Erdoğan Türkiyesi İran'a büyük destekler sağladı."

"Batının ağır baskılarını bazı dönemlerde Türkiye'nin yardımıyla atlattık."

***

"Vefa", ilişkiler düz gidiyorsa geçerlidir.

Kırılmalarda esas olan "çıkarlar"dır.

Kesindir: İran-Erdoğan ilişkilerinde "kırılma" yaşanıyor.

Fakat: Tahran, Erdoğan'dan vazgeçemiyor.

***

Muhatabım işin "nesnel çıkar" kısmına geliyor:

"Samimi itirafımız: Mesela CHP gelse, Erdoğan'dan daha iyisini yapamaz."

CHP konusunda diplomatik davrandığını söyleyebilirim.

İran'da hakim görüş: CHP'nin ABD'ye AKP'den daha yakın olduğu.

Bazı odaklar daha ileri gidiyor: "Amerikancı."

Kemal Kılıçdaroğlu hakkında kuşkuları var.

Özellikle ABD Büyükelçisiyle buluşmalarından dolayı.

***

Sonuç niyetine bir aktarma yapacağım.

Haziran başında Şam'daydım.

9 Haziran 2014'te yazdım.

Başlığı: "İran'ın AKP politikası: Zayıf Erdoğan iyidir."

Son cümle şöyleydi: "Güvenilir bir Suriye kaynağının özeti:"

"İran, zayıf bir Tayyip'in güçlü Amerikancılardan iyi olduğunu düşünüyor."

Bugün: Görüşüm değişmedi.

***

Özet: Türkiye Cumhurbaşkanlığı seçimine gidiyor. Yurtseverleri seçeneksiz.

İran'ın durumu da yurtseverlerimize benziyor.

***

Devam edeceğim.


Rafet Ballı

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.