İsrail de Sünni mi?


Bülent Esinoğlu

Bülent Esinoğlu

10 Nisan 2015, 17:03

Bölgedeki Sünni Arap, Sünni Türk, Sünni Kürtlerin hepsinin İsrail hayranlığının sebebi artık alenileşti.

Cumhuriyet Türkiye’sinin laik insanları olarak, İslamiyet içindeki bu ayırımları pek dikkate almazdık.

Bir mesele olduğunda, olaylara tarikatlar veya dini ayırımlar üzerinden hiç akıl yürütmezdik. Konuları daha çok, emek-sermaye, hak hukuk, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar üzerinden incelerdik.

Siyasi İslam devleti olduğumuzdan beri, biz de bu konulara girmek zorunda kaldık.

Necmettin Erbakan, 2006 yılında, Erdoğan ve Gül’ü kast ederek, bunlar İsrail ile birleşir, İran ile savaşırlar demişti.

Ne yalan söyleyeyim, bu ifadeyi çok zorlama bir yorum olarak almıştım.

Amerika’da yaşayan, olaylara ve olgulara dışarıdan bakan bir kişi olarak, Savaş Süzal’ı takip ederim. Süzal enteresan bir yorum yapmış. İran ABD yakınlaşmasını(gerçek bir yakınlaşma olduğunu sanmıyorum), aynı Erbakan gibi değerlendirerek, İsrail Türkiye işbirliğinin artacağını ve İran’a karşı İsrail ve Türkiye’nin birlik olacağını ifade etmiş.

Batı basınında, İran basınında, hatta Rus basınında, Sünni İslam’ın İsrail’e yakınlığı hep bir araştırma meselesi olmuştur.

Yazının başlığına koyduğum, “İsrail de Sünni mi” ifadesi Batıda çıkan bir makalenin içinden alınmıştır.

Son gelişmelere baktığımızda, İsrail silah veriyor, Vahabiler de, Yemen Müslümanlarını vuruyor.

Sünnilerdeki bu İsrail hayranlığının, Şii düşmanlığından kaynaklanıyor görüşü, eksik ve yanlış bir görüştür.

Daha derinlemesine sosyolojik incelenme gerektiren bir konu olduğu kesindir. Meselenin tarihi kökenlerinde, Katolik Musevi çatışmasına kadar giden bir tarafı da var.

İspanyol Musevileri (Sefaradlar) İspanya’dan kalkıp, Sünni Osmanlıya gelmesi(1492) bile, işin tarihi kökenlerinin olduğunu gösterir.

Meselenin bugünkü sonuçlarına kestirmeden bakarsak, on Sünni ülkesinin, İsrail ile birlikte Yemen’e saldırması, bu tespitimizi doğrulamaktadır.

Batı dünyasının da, Sünni İslam’a yakınlığını tespit etmek, o kadar da zor değildir.

Şimdi meselenin can alıcı yerine geldik.

Sünni halklar İsrail’e karşıdır. Ancak tarikatlar, dinci örgütler Batı gizli servisleriyle çok yakın olduklarından, sanki Sünnilerle İsrail’in çok yakınlığı varmış gibi görünür.

İran’da devrim olmadan önce, yani Şah zamanında Amerikan ve İngiliz gizli servislerinin İran’a hâkim olduğu dönemde, Şiiler de, Amerikan İngiliz hayranıydı. Dolayısıyla İsrail’e sıcak bakarlardı.

Ne zaman ki, İran bağımsızlığına sahip çıktı, o gün bugündür, Batı dünyası İran’a karşı, Sünni dünyasının örgütlü ve tarikatlar kesimini, İran’a karşı kullanır.

Bu günkü siyasi iktidarın halk nezdinde, İsrail düşmanı gibi görünmesi mecburiyettendir. Ancak biliriz ve gözlemleriz ki, el altından İsrail ilişkileri tarikatlar ve örgütlü İslam tarafından yürütülür. İsrail ile olan ticaretin sürekli artışı da bundandır.

İsrail Suriye’ye düşmandır. Mevcut siyasi iktidar da düşmandır. Yemen’de İsrail Türkiye omuz omuzadır. Vs.

İslam ülkeleri bu Amerikan bağımlısı tarikatlardan kurtulmadan, bağımsızlıklarına sahip çıkmadan huzura kavuşamazlar.

Aslında emperyalizm ile savaş, içerdeki işbirlikçi ve Amerikancı tarikatlardan kurtulma savaşıdır.

Bülent Esinoğlu
[email protected]
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.