'İzmir İşgal edilmeyecek!'


Rıza Zelyut

Rıza Zelyut

18 Mayıs 2017, 14:21

30 Ekim 1918 tarihinde, Limni Adası'nın Mondros Limanı'nda, Osmanlı Devleti’nin temsilcileri, İngiltere-Fransa-İtalya-Yunanistan gibi Batılı devletlere teslim olduklarını gösteren belgeye imza attılar.
Düşmanlar, Agememnon adlı zırhlıda yapmışlardı bu işi. Agememnon, mitolojik  Yunan tarihinde Anadolu’yu işgal eden kralın adıydı.
Artık ordularımız dağıtılmış, topraklarımız işgale açık hale getirilmişti.

HEYET-İ NASİHA

İşgal edilecek bölgenin başında İzmir ve çevresi geliyordu. İzmirliler bunu anlamışlar, direniş örgütlüyorlardı. Şehirdeki Rumlar ise tersini söyleyerek bu direnişi engellemeye çabalıyorlardı. Rum Metropoliti Hrisistomos, şehrin Yunan kuvvetlerinin eline geçmesi için Osmanlı yöneticileri ile işbirliği yapıyordu.
Peki Padişah Vahdettin ne yapıyordu?
O, İzmir halkının silahlanmasını, Rumlara direnmesini önlemek için buraya Heyet-i Nasiha, yani “Öğüt Heyeti” yolluyordu.
Heyetin başkanlığını ise Padişah 2. Abdülhamit’in oğlu olan Şehzade Abdürrahim Efendi yapıyordu. O sıralarda 25 yaşlarında olan Şehzade Abdürrahim ile heyet üyelerinin fotoğrafı elimizdedir ve Şehzade hazretleri heyetin tam ortasındadır... Bunlar, İzmir halkını kandırmakla görevli insanlardı. Şehzade Abdürrahim ile İzmirli Rum Papaz Hrisostomos, süslü atlı arabaya birlikte binip İzmir sokaklarında dolaşarak halka “Birlik, bütünlük!” mesajı veriyorlar; “Korkmayın, İzmir asla işgal edilmeyecek!” diyorlardı.

İZMİR MEDYASI KULLANILDI

Bu konuda size bir kaynak vereyim: Haydar Rüştü Öktem’in TTK’dan çıkan “Mütareke ve İşgal Anıları”…
O sıralarda gazeteci olan Haydar Bey, Yunan işgalini gizlemek, halkın tepkisini önlemek için İzmir basınının kuşatılarak bu amaçla kullanıldığını belirtiyor. Öyle ki bu yalan propagandasına başlangıçta Hasan Tahsin’in bile inandırılmış olduğunu yazmaktadır.
Belli ki şehit gazetecimiz Hasan Tahsin; basın üstünden yürütülen bu işgali gizleme oyununa alet olduğunu anlayınca ortaya atılarak ilk kurşunu sıkmış; tarihe geçmiştir.

YEŞEREN UMUT
 
İşte bu işgal ve umutsuzluk günlerinde, Mustafa Kemal Paşa, kurtuluşun Anadolu’da olduğunu anlamış, 3. Ordu Müfettişi görevi ile Samsun’a doğru yola çıkmıştır.
Bunun öncesinde Kemal Paşa, Şehzadeliği döneminde Vahdettin’e anlatmıştır. Lakin onun bu yakıcı gerçeği anlamadığını da saptamıştır.
Anadolu’da işgale karşı başlatılan direnişleri kırması için Padişah Vahdettin tarafından görevlendirilen Mustafa Kemal, tam aksine o direnişleri hızla örgütleyerek Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, onu kazanmış; sonraki süreçte de bugünkü büyük Türkiye Cumhuriyeti’ni yaratmıştır.
19 Mayıs işte bu yeniden doğuşun sembolüdür.
19 Mayıs, yenilmez denilen Batı sömürgeciliğinin Türkler tarafından bozguna uğratılmasının işaret fişeğidir.
İşte bu yüzdendir ki sömürgeci Batı’nın içimizdeki ajanları, Büyük Atatürk’e ve 19 Mayıs’lara düşmandırlar.
Mustafa Armağan gibi Haçlı emperyalizme hizmet eden tipler ile onu davet ederek konuşturan, paraya boğan Fatih, Üsküdar vb… gibi AKP’li belediyelerin kim olduğunu acaba anlatabildik mi?
Merak etmeyin! Bu millet Yunan’ı denize döktüğü gibi sizin gibi işgal ordularını da denize dökecektir.
Merak etmeyin: Geldiğiniz gibi gideceksiniz…
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.