Kahraman, haksızlığa uğramış bir asker: Gerçek bir efsane için


İsmail Hakkı Pekin

İsmail Hakkı Pekin

04 Ocak 2015, 00:50

Bu gün mert, şövalye ruhlu, özü sözü doğru, cesur, lafı daha fazla uzatmadan söyleyeyim asker sözünü, subay sıfatını tam anlamıyla hak eden devre arkadaşımdan, sınıf arkadaşımdan, sözde değil özde silah arkadaşımdan, insan gibi insandan Muzaffer Tekin’den bahsetmek istedim. Türkiye onu Danıştay suikastı, Ergenekon vb. kumpas davalarla tanıdı/tanıtıldı hem de hiç alakası olmadığı halde. Böylesine kahraman ve mert bir asker/subay ancak bizim gibi ülkelerde yerden yere vurulur, 6 seneden fazla cezaevinde çürütülür, karalanır hakkında olur olmaz şayialar yayılır. Sonra da içi boşaltılmış ya da kullanılmış, miadı geçmiş bir malzeme gibi çöpe atılır. Hastalığı ile baş başa bırakılır. Kendisi de, değerli eşi de, dünya tatlısı kızı da onca acıdan sonra başka bir acıyla, sinsi hastalıkla mücadele etmek zorunda kalırlar/ bırakılırlar.

Muzaffer Tekin Kuleli Askeri Lisesinde de, Kara Harp Okulu’da da, Piyade Okulu’nda da, daha sonra görev yaptığı kıt’a larda da hep aynı karakterini muhafaza etmiş, haksızlıklarla boğuşmuş, şahsi işleriyle ilgili hep sabretmiş, arkadaşları, askerleri, vatanı için her zaman kendini öne atmaktan çekinmemiş, hiç hesap yapmadan, ya da kişisel çıkarlarını düşünmeden hareket etmiş simge/sembol bir asker/subaydır. Her zaman işini ciddiye almış, emrindekilerin ve üstlerinin saygı, sevgi, güven ve itimadını kazanmış bir askerdir.

Onu askeri okullardan itibaren tanımakla beraber, asıl samimiyetimiz Piyade Okulu’nda öğretim ve eğitim gördüğümüz dönemde başlamıştı. Sonra onunla Kıbrıs Harekatı sırasında birlikteydik. O Bolu Komando Tugayı’nın 2nci Komando Taburuyla, bende Kayseri Hava İndirme Tugayı’nın 1nci Paraşüt Taburu’yla harekata iştirak etmiştik. Bizim ele geçirdiğimiz Kral Kızı Tepe’de bizim üzerimizden aşarak iç taraftan Lapta ve Karava’ya taarruz etmişlerdi. Taarruzdan önce, üzerinden aşma esnasında onunla görüştük, konuştuk, hatta o gün devre arkadaşımız Tğm.Gürkan Işık’ı, Ütğm. Mermi Tombul ve adını hatırlamıyorum( bunun için özür dilerim) bir Atğm. nimizi kaybetmiştik. Ertesi gün birliği Lapta- Karava boğazından içeri girmiş, bir P. Alayı’nın ele geçiremediği, yanlış anımsamıyorsam 1063 rakımlı tepeyi - ki bu tepe daha sonra onun adıyla Zafer Tepe olarak anılacaktı- takımıyla ele geçirmişti.

Onun başarıları Kıbrıs Harekatı’ndan sonra da devam etti. Hem astları hem de üstleri tarafından saygı, sevgi ve övgüyle anıldı. Sonra Piyade Okulu’na tayin oldu. Piyade subaylarına örnek olacaktı, onları eğitecek, bildiklerini onlara öğretecekti. Örnek de oldu, bildikleri öğretti ve eğitti de. Hep sevildi, sayıldı. Ta ki o nöbetçi olduğu günün gecesi Tğm.lerin Tuzla’da dahil oldukları bir disiplinsizlik olayına kadar. Olay onun omuzları üzerine yıkıldı. Kendisi de Tğm.ler aleyhine ifade vermek istememişti. Bu tür davranışlar onun karakterinin bir parçasıydı. Arkadaşlarını satmama konusu onun fıtratında vardı. Ama o üstleri ve amirleri tarafından satıldı ve Şura kararıyla çok sevdiği, gönül verdiği TSK’dan ayrılmak durumunda bırakıldı. Yıllarca maddi ve manevi sıkıntı çekmelerine rağmen ne o, ne eşi,ne de kızı tek bir serzeniş ve şikayette bile bulunmadılar. Ama o silah arkadaşları ile iletişimini devam ettirdi, silah arkadaşları da onunla. Çünkü arkadaşları onun suçsuz olduğunu ve haksız şekilde TSK ile ilişiğinin kesildiğini biliyorlardı.

Sonra Ergenekon denen kumpas dava nedeniyle tutuklandı, cezaevine kondu. Üzerine bir sürü suç atıldı ki burada isimlerini anmaktan utanç duyuyorum. Cezaevinde de kendisine bir çevre ve hayat kurmuş, asla pes etmemiş, var gücüyle mücadele ediyordu. Özel Mahkeme’nin savcılarıyla, hakimleriyle, onların suç isnatlarıyla kıyasıya bir hukuk ve onur mücadelesi içindeydi. Yeni çıkan bir yasayla haklarını geri almış, emekli maaşı bağlanmış, bir miktar da toplu para geçmişti eline. Sevinç içindeydi. Kendisi için değil. Cezaevinde ve duruşmalarda, karda kışta, yağmurda, çamurda, sıcakta kendisini hiç yalnız bırakmayan eşi ve kızı içindi sevinci. Yıllardır eşine kızına alamadıklarını, kendi içindeki ve onların içindeki özlemleri giderme mutluluğuydu onunkisi. Yıllardır yaptıramadığı dişlerini yaptırıyordu. Eşine kızına alamadıklarını almak istiyordu. Çocuklar gibi sevinçliydi. Gerçi onun içindeki çocuk hiç ölmemişti.

Bir gün pankreas kanseri olduğunu öğrendi/öğrendik. Şimdi o mert ve klas asker sinsi hastalıkla boğuşuyor, bu menfur hastalığı yenmeye çalışıyor. Tabii eşi ve kızıyla birlikte. Yılbaşından hemen önce eşiyle telefonla görüştüğümde ağrılarının arttığını öğrendim. Bütün dualarım o ve ailesi için. Kahraman ve mert silah arkadaşım, kardeşim bu büyük mücadelende senin yanındayız. Ben Muzaffer Tekin’in bu hale gelmesinde sorumluluğu olanlara sesleniyorum. Onu hem TSK’dan ayıranlara hem de onur kırıcı suçlamalar ve kumpas davalarla onu cezaevinde çürütenlere söylüyorum. Muzaffer Tekin’in bu hale gelmesinden sorumlusunuz. Bunun hesabını vermeden hiçbir yere gidemezsiniz. Dönün yarattığınız esere, kahraman bir Türk Zabiti’ni düşürdüğünüz duruma bir bakın, utanın. Vicdanınız var mı bilemem ama varsa vicdan azabı çekersiniz belki. Geceleri başınızı yastığa koyup nasıl rahat uyuyacaksınız? Tarihin bütün bunları yazacağından da emin olun. Mert ve Kahraman arkadaşıma da bir çift lafım var. Muzaffer aklanmadan, bu kumpasları kuranlar ve bu işte parmağı olanlar yargılanmadan ve cezalandırılmadan hiçbir yere gidemezsin.

İsmail Hakkı Pekin
ulusalkanal.com.tr

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
firgul - 2 yıl önce
acil şifalar dilerim muzaffer beye..
Avatar
mehmet fethi karsli - 2 yıl önce
Edgar Hoover taktikleri olan ITHAMLAR ÇOK YÖNLÜ OLMALI KI HAKIMLER CEZASIZ BIRAKMAMALI sistemine, ancak Talim terbiye ve eğitimi mükemmel harbiyeli subaylar direnme göstererek karşı koyabilir. .yanındayız muzaffer Tekin yalnız değilsin. .gümbür gümbür muzaffer tekinler geliyooor. .
Avatar
Sabahat Tunca - 2 yıl önce
Tekin Ailesine geçmiş olsun diyor, rahmetli Eşim in çok sevdiği devre arkadaşına acil şifalar diliyorum.
Sabahat TUNCA
Avatar
Mustafa kemal Toptaş - 2 yıl önce
kahraman kardeşim sen her türlü zorluğun altından kalkmış birisin. bu haksızlığa uğradığın davaları da ve kötü hastalığı da yeneceksin. çünkü sen bir kahramansın. kahramanlar ölmez. devre arkadaşın