Kobani’de stratejik ve taktik hatalar


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

31 Ekim 2014, 11:51

Kobani merkezli mücadelenin stratejik düzlemde ABD’nin “Büyük Kürdistan” hedefiyle doğrudan ilgili olduğu artık daha da net.

Türk devleti bu mücadeleye omuz veren ilişkiler ve mevcut siyasetler ile buna karşı durmak zorunluluğu arasında sıkışmış durumda.

Bu durum, taktik düzlemde yapılan hamleleri, stratejik düzlemde ABD’ye yararlı hale getiriyor. Son olarak Kobani’ye açılan peşmerge koridoru bunun tipik örneğidir.

Hem Türkiye’nin bir bütün olarak hem de AKP’nin tekil olarak Kobani’ye koridor konusunda farklı hesapları vardı ancak koridor son tahlilde ABD’nin planına yaradı!

Çünkü bölge ülkelerinin de karşı çıktığı bu koridor, dün de belirttiğimiz gibi, pratikte Barzanistan’ı PKK kantonlarına lehimlemek demekti...

YANLIŞ CEPHEDE KONUMLANMAK

Peki temel yanlışlar ne? Stratejide ve taktikte hangi hatalar yapılıyor?

1) Mücadeleyi ABD ve taşeronları değil Rusya ve Çin’in desteklediği bölge ülkeleri kazanacak. ABD’nin IŞİD bahaneli bu son hamlesi stratejik bir saldırı değil, savunma-tutunma hamlesidir.

Türkiye bu önemli gerçeğe göre konumlanmalıdır.

2) Türkiye ABD’nin koalisyonuna hem dahil oluyor ama hem de koalisyon içinde kimi taktik manevralar yaparak Büyük Kürdistan’a zorluk çıkarmayı hedefliyor.

Yani Türkiye ABD’nin “Büyük Kürdistan” hedefli IŞİD stratejisine karşı dışarıda değil, içeride konumlanıyor.

Ancak ABD’yle aynı cephe içinde yer alarak ABD’nin planına karşı durulmaz!

3) Türkiye’nin nesnel çıkarları ABD’nin değil bölge ülkelerinin yanında olmaktır.

Komşulardan birinin toprak bütünlüğünün bozulması Türkiye’nin de toprak bütünlüğünü hedef alacaktır. Tıpkı komşularından birinin siyasal birliğinin hedef alınmasının kendi siyasal birliğini sorunlu hale getirdiği gibi...

4) Türkiye’nin tezkereyle Suriye’yi hedef alması, AKP Hükümeti’nin Beşar Esad’ı devirmeyi ABD’nin önüne şart koyması, Erdoğanların Şam rejiminin açık tepki gösterdiği tampon bölge, güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge gibi planları gündeme getirmesi, sadece komşuya düşmanlık değil aynı zamanda sonuçları bakımında Türkiye’yi de vuracak hamlelerdir.

DÜŞMANIN DÜŞMANI HER ZAMAN DOST DEĞİLDİR!

5) Türkiye Suriye’yi ve bölgeyi hedef alan çeşitli terör örgütleri arasında tercih yaparak ve birinden ötekine karşı yararlanmayı hesaplayarak kazanım elde edemez!

Teröre karşı terör örgütü desteklemek, terörle mücadeleye gerçek anlamda bir katkı sunmaz!

Düşmanının düşmanı her zaman dost olmaz, stratejik hedefler bakımından karşıt kamplarda olması gereken kuvvetlerin aynı cephede yer aldığı süreçlerde, düşmanın düşmanı çoğu zaman yine düşmanındır!

6) Kürtçü örgütler arasında tercih yapmak ve birini diğerine karşı desteklemek, Büyük Kürdistan’ı engellemez, tersine dolaylı katkı sunar!

Zira PKK de, PKK’ye karşı AKP’nin işbirliği yapmaya çalıştığı KDP de son tahlilde Büyük Kürdistan’ın özneleridir. Birine katkı diğerini zayıflatmayacağı gibi toplama destek anlamına gelir.

AÇILIM TÜRKİYE’NİN ZAYIF KARNIDIR

7) Açılım’a devam eden bir Türkiye, ABD’nin “Büyük Kürdistan” planına karşı duramaz. Zira Açılım bu planın çok önemli bir aşamasıdır!

Açılım sürdüğü müddetçe ABD PKK’yi Türkiye’yi sıkıştıran bir koz olarak kullanabilecektir. Washington o kozu kullanıp, sıkışan Türkiye’nin AKP Hükümeti’ni baskılayabilecek ve Ankara’dan “peşmerge koridorunda” olduğu gibi tavizler koparabilecektir.

AKP Hükümeti 13. yılında en zayıf noktasındadır ve İncirlik ile Kobani pazarlıklarını Türkiye’nin çıkarları için değil, iktidarını sürdürebilmek için yapmaktadır!
Üst akıl mesajları, ABD’yi PYD’ye destek vermekle suçlamalar ve İncirlik’i kısmen kullandırtma AKP’nin; PKK suikastları, kalkışma çağrıları ve ABD basınında çıkan “çatırdama” mesajlı analizler ise Washignton’un pazarlık kartlarıdır.

Hedefi nedeniyle bu pazarlığın ise ülkemize hiçbir hayrı yoktur!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.