Kocaman bir adamla küçücük bir adamın büyük eylemi


Halil Nebiler

Halil Nebiler

11 Eylül 2016, 08:38

Yemekhanede Serhan ve Hasan Basri Bey'le konuştuğumuzda, hiç bir kuşkum yoktu. Geleceklerdi. Mutlaka geleceklerdi. O il, o ilçe kaç otobüs kaldıracak, o otobüslerde kaç kişi olacak. Bunları hiç hesaplamıyordum. İddiaya girebilirdim. Üç dört bin kişi değil, o karda kışta, o ayazda, o soğukta yüz bin kişi gelecekti.

Emindim. Adım gibi biliyordum. İddiaya girebilirdim. Serhan, hadi bakalım, dedi, kalktı. Hasan Basri Bey, iyi dedi. Ben öyle kaldım.

Geldiler.

Silivri duvarlarının önünde, gözlerim Kınalı gişelerinin orada takılıp kalmıştı. Sonra geldiler. Otobüs otobüs, minibüs minibüs, otomobil otomobil, yürüye yürüye glediler. Bayraklarıyla, marşlarıyla geldiler. Yıkacağız diye geldiler. Mustafa Kemal'in askerleriyiz diye geldiler.

Gelenlerin arasında birini, iki koluna iki kişi girmiş, neredeyse sürüklüyordu.

-Abi sen hastasın, niye geldin?

Küçücük bir adamdı. Bir 65 ya vardı ya yoktu. Sürüklene sürüklene gelmişti. Hakikaten hastaydı.

-Ölmek var gelmemek yok baba. Yaşa baba yaşa.
dedi.

Sürüne sürüne gelen o küçücük adamı yarım saat sonra Silivri kal'asının nizamiyesinin nöbetçi kulübesinin üstünde gördüm. Çağdaş'ın koluna girmiş ama dim dikti. Aslanlar gibi kükrüyordu. Bağırıyordu.

-Yıkacak mıyız?

Kitle cevap veriyordu. Yüz bin kişi bağırıyordu.

-Yıkacağızzzzz.

Yıktılar.

O barikatları, o yere çakılmış demir perdeleri, o engelleri yıktılar.

Yıkılan barikatların en önünde, o demir barikatlara dev gibi bir adam yükleniyordu.

Boyu 1.90-1.95 falandı. Müthiş bir cüsse. Müthiş bir güç. Çevresindeki yüzlerce kişiyi kenara çeksen, o tek başına yüklense zaten yıkacaktı. Silivri'nin Zeus'u. Bir yüklendi, bir daha yüklendi. Bir daha...

Küçücük, 1.65'lik adam yukarıdan, nöbetçi kulesinin üstünden. Silivri'nin Zeus'u aşağıdan, barikatlardan öyle bir yüklendiler ki ortalık düm düz oldu.

İçeride, Türkiye'yi mahkum ettiklerini düşünenlerin, emperyalizmin adamlarınaın yüreklerine o anda korku düştü.
Hepimiz oradaydık ulan!

Ama onlar en oradaydı.

Nöbetçi kulübesinin tepesinde Levent Kırca.

Silivri'nin Zeus'u Tarık Akan.

Levent abi, Atatürk'le kalın, Cumhuriyetle kalın, hoşça kalın, dedi. Gitti. Tutamadık.

Tarık Akan. Sen gitme.

Daha yıkılacak çok duvarlar var.

Halil Nebiler
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adil Aydın - 6 ay önce
Onlar, Devrim Askerleri, unutulamaz." Türkiye Gençlik Birliği "miz böyle kahramanlar kurumudur.
Avatar
Melli - 4 ay önce
Birleşe birleşe kazanacağiz.Atamızı kalbimizden silemeyecekler.Hergün birazdaha seviyoruz
Avatar
Erdem ÖzüTürk - 6 ay önce
Halil Abi bayramınızı kutlar sağlık dolu yarınlar dilerim. Katil amerikanın yeni bir oyunu olan kepazeliklerle dolu sözde ermeni soykırımını film yaptılar. Önümüzdeki günlerde tüm dünya ülkelerinde gösterime girecek. Filmin adı Promise. Fragmanı alttaki linkten izleyebilirsin. http://www.turkcealtyazi.org/fragman/4776998/the-promise.html
Avatar
Prof. Dr. Levent - 6 ay önce
cok guzel hikayeymis Halil bey fakat biz artik Ataturk'u unuttuk sorun burada. ne Tarik Akan gibi cumhuriyet sevdalilari ne de Levent Kirca gibi ATATURKCU MIZAHCILAR kaldi. sorun burada yalniz tekrar ediyorum hikaye bir harika, tekrar tekrar okuyorum.
Avatar
Hamit yildirim - 2 gün önce
Nagehan alci ve rasim ozan ile ilgili eski tweetlerri ve feto hayranligini hergun programda gundeme getirin lutfen bekliyoruz.