banner863

Konsolosluk AKP-IŞİD anlaşmasıyla basıldı


Rafet Ballı

Rafet Ballı

13 Temmuz 2014, 12:51

Uzunca bir ara verdim.

Öyle gerekti.

Fakat boş durduğum söylenemez.

Sürekli ertelediğim bir işi yaptım.

İran'a gittim: Farklı odaklarla konuştum.

Hayli verimliydi.

***

Bizimkiler "bölge devletiyiz" diyorlar ya: Artık boş bir seda. Bağdat, Şam ve Beyrut'tan sonra bir de Tahran'da gördüm:

AKP kendi yaptıklarını da yıkmış.

İran'ın iddiası ise dilinde değil, elinde.

Sonuca odaklanmışlar: Yapıyorlar.

***

Bilenler bilir: İran'da herkes adeta diplomattır. Milli çıkarlar sözkonusu ise: Gerisi teferruattır.

Bu yüzden, kendimce önlem aldım.

Eski tandıklar zaten biliyordu.

Yenilerden de rica ettim: Münazaraya gelmedim. Açık sözlü olalım.

***

Sonuç: Diplomasi yine devre dışı değildi.

Fakat: Açık sözlülükte bu kadarını ummuyordum. "Net"likte fazla derine inildi.

Gerektiği kadarını yazacağım.

***

Önce: IŞİD konusu.

Musul konsolosluğumuz 10 Haziran'da basıldı. 49 vatandaşımız IŞİD'in elinde rehin.

***

Konsolosluk baskınını ben sormadan açtılar.

Tahminleri değil, tespitleri vardı.

İddia: "AKP-IŞİD anlaştı. Türkiye'nin Musul konsolosluğu öyle basıldı."

Yani: "Olay, danışıklı dövüş."

***

Elbette sordum: AKP'nin amacı nedir?

İki farklı üst düzey kaynak: Benzer konuştu.

"AKP iki alana mesaj vermek istedi."

Bir: "Radikalleri destekliyorsun" diyen dışarıya mesajı:

"Gördünüz, IŞİD bana da saldırdı. Desteklesem saldırır mıydı?"

İki: Kerkük ve Türkmenler konusunda içe mesaj: "Vatandaşlarım rehine, müdahale edemem."

***

Bir parantez açalım. İki kaynağım da AKP karşıtı değil.

Hatta: Türkiye'de hâlâ AKP'yi tercih ediyorlar.

Yani: Tespitlerine Erdoğan karşıtlığı yön vermiyor.

***

Devam edelim.

Kaynaklarımdan biri hatırlattı.

"Kendinize 'küçük' bir soru sorun."

"Muhalefet Suriye'de 48 İranlıyı esir almıştı."

"Aralarında önemli şahsiyetler vardı. Generaller falan..."

"Türkiye'nin gücü ve ilişkileri bunları kurtarmaya yetti."

Sordu: "Kendi konsoloslarını kurtaramıyor olması mümkün mü?"

Haksız mı?

***

Dipnot verelim: İranlı 48 "hacı" 4 ağustos 2012'de kaçırıldı. Türkiye ve Katar araya girdi.

9 Ocak 2013'te serbest bırakıldı.

Öğrenmiş oldum: Aralarında Devrim Muhafızı generaller de varmış.

***

AKP'den "rehine" açıklamalarına gelince.

Kuşku verici değil mi?

Erdoğan (15 Haziran 2014):

Müdahale isteklerine: "Bizden bazı beklentiler var, kimse bunu beklemesin."

Medyaya: "Lütfen yazmayın, çizmeyin... IŞİD'i tahrik etmeyin."

Önceki gün bayağı ağır konuştu!

"IŞİD denilen o örgüt."

Bir türlü "terörist" diyemiyorlar.

***

Ve AKP medyasının hali.

IŞİD'li kaos planını selamladılar: "Sünni devrimi!"

Erdoğan-Davutoğlu'ndan izinsiz olabilir mi?

***

Bu durumda "rehine olayı" nasıl biter?

İran tarafı tespitinden emin:

"Mutlu sonla bitecek: AKP'ye en yüksek getiri sağlayacak şekilde."

***

Burada Türkmen meselesi önemli.

Musul ve Telafer'deki Türkmenlerin durumu.

Biliniyor: IŞİD Telafer'i işgal etti.

Çoğunluğu Şii onbinlerce Türkmen çöle kaçtı. Sincar tarafına.

Türkmenlerden telefonlar alıyorum.

Bir: "Türkiye bizi kaderimize terketti. Gelen yardımlar göstermelik."

İki: "Her gün cenaze kaldırıyoruz. Çocuklarımız ve yaşlılarımız ölüyor."

Üç: "IŞİD, hâlâ havan toplarıyla bizi vuruyor. Peşmerge sadece seyrediyor."

Türkmenler AKP hükümetinin kapısını çalıyor: "Bir şeyler yapın."

AKP "rehineler"in arkasına saklanıyor: "Mümkün değil. IŞİD'in elinde rehinelerimiz var."

***

"Tahran notları"na devam edeceğim. 

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Asım - 2 yıl önce
konsoloslukta çalışan alevi inançlı türklerin öldürüldüğü doğru mu?
Avatar
tahsin kuruoğlu - 2 yıl önce
eğer bu yazarın anlattıkları doğruysa akp nin sonu olur.