banner863

Güzin ve Abidin Dino

Biliyorum, Güzin Dino'nun zarafetidir. O ince insanlar, ölümlerinden sonraki incelikleri de planlarlar. Çok duygulandım.

Güzin ve Abidin Dino

 Bugün Abidin Dino'yu kaybedişimizin 20. yılı.
18 Ocak 2013 günü not almışım: Güzin Dino'ya mektup.
Aydınlık'ta resmini görmüş, çok duygulanmıştım. "Niye yapmadım" diye içimizin yandığı ihmallerimiz vardır. İnsanın eli tutulur.

Güzin Dino'nun dünyamızdan ayrıldıktan sonraki zarafetleri
Ben Güzin Dino'ya yazamadım, ama ondan geçende haber geldi. Şule söyledi: Gül Hanım, Abidin Dino'nun sanat mirası içinden bize de iki desen yollamış.
(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız)


Biliyorum, Güzin Dino'nun zarafetidir. O ince insanlar, ölümlerinden sonraki incelikleri de planlarlar.
Çok duygulandım.

Paris'e her gidişimde Dinolarla buluşurduk. Birlikte yemek yerdik. Güzin Hanım evlerinde de ağırlardı bizi.
Abidin Dino'nun eserleri, Fikret Otyam ağabeyin keçileri ve Muharrem Pire'nin atlarıyla birlikte bizim hazinemizdir. Şule ile benim bütün malımız mülkümüz onlardır. Çok zenginiz.

Paris'ten gelen Robespierre

1989 yılıydı. Fransız Devrimi'nin 200. yılı. Fransız Devleti, bir albüm için Abidin Dino'dan da resim istemiş. O da Robespierre'i çizmişti. Kara kalem!
(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız)


Kopyasını Fransızlara vermiş, 200. yıl albümünde yayınlandı. Özgün resmi, Abidin Ağabey Paris'ten bana yollamıştı. İçinde bir not: "Doğu, sen bizim yaşayan Robespierre'imizsin!"
Ağırlığı çok büyüktü o sözün. O sözü taşıyabilme duygusu, en güçlü ateşleyici.

Paris'ten gelen Namık Kemal

Yine 1990'ların başında büyük bir paket, Paris'ten bir dostla yollamış.
İçinden Abidin Dino'nun Namık Kemal portresi çıkıyor. İradeli, kararlı bir Namık Kemal!

(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız)



Yine Abidin Ağabeyin elyazısı. "Bugün bizim Namık Kemalimiz sensin" yazmış. Ağabeyler kardeşlerini böyle "Arslansın, kaplansın" diye yüreklendirirler.

Uzun Yürüyüş'ün son durağı

Paris'te Güzin ve Abidin Dinoların evindeyiz. Şule ile bana, kendisine sakladığı resimlerini gösterdi.
(Görseli büyütmek için üzerine tıklayınız)



"Şu resimleri çok seveceksiniz" dedi. Dört tablo, Mao'nun Uzun Yürüyüşünü ölümsüzleştiriyor.
"Bunları satmadım, satamazdım, çok sevdim ve kendime sakladım. Birisini seçin" dedi, "Ha bizim evde, ha sizin evde, aynı şey."

Şule ile heyecandan elimiz ayağımıza dolaştı. Hangisini seçsek? Şu anda bu satırları yazarken yine o duyguların içindeyim. Abidin Ağabey, bize gülerek bakıyor. Güzin Hanım, her zamanki vakarı ve sessizliğiyle çok etkili, çok güzel. Biraz geride, ama çok yüksekte. Konumlanışı öyleydi.

Erdemlilere hasretin tadı

Bana hayat verenler, yaşam sevinci, yaşama arzusu verenler erdemlilerdir. Dün büyük yazarımız İrfan Yalçın'a yazdım bu gerçeğimi.
Erdemlilerle yaşanan zaman, tarifsiz duyguların mekânıdır. Onlara hasret çekmenin dahi eşsiz bir tadı var.

Doğu Perinçek
Aydınlık/ROTA


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.