Stalin bu türküyü hiç unutmadı

Ekim Devrimi öncesi dönemde İ. V. Stalin, 1908 yılının Mart ayında tutuklanmış ve Bakû’deki meşhur Bailov hapishanesine konulmuştu. Stalin, aynı yılın Eylül ayına kadar bu hapishanede kalacak ve Türkçülüğün ilk fikir ve eylem adamlarından Mehmet Emin Resulzade’nin yardımıyla hapishaneden kaçacaktı.

Stalin bu türküyü hiç unutmadı

Cezaevi günlerinde dışarıdaki arkadaşlarının Stalin’le haberleşmeyi sürdürmeleri gerekiyordu. Mektupları taşlara sarıp Stalin’in hücresinin penceresinden atarak ve aynı şekilde cevap alarak iletişim kurmuşlardı. Bu iletişimi sağlarken aralarında da bir parola geliştirirler. Bu parolayı duyunca taşla mektubun geleceğini bilirlerdi, hem de bu şekilde taşın çıkardığı sesin önlenmesi sağlanırdı.

Geliştirdikleri parola ise meşhur Azeri türküsü “Pencereden Taş Gelir”dir. Ne zaman taşla haberleşilecek olsa bu türkü okunur. Uzun süre Parti’nin Bakû komitesinde çalışması sebebiyle Azerbaycan Türkçesi fena olmayan Stalin’in hayatının bir dönemine bu türkü damgasını vurur ve “Pencereden Taş Gelir”i asla unutmaz.

BOLŞOY TİYATROSU’NDA SÖYLENDİ
Yıllar sonra 1938’de Moskova’da Azerbaycan Kültür Günleri düzenlenir. Bu çerçevede başında ünlü Azerbaycan Türkü besteci Üzeyir Hacıbeyov’un bulunduğu ekip, Bolşoy Tiyatrosu’nda büyük bir gösteri yapacaktır. Stalin, konserden bir gün önce provalarını izler ve çok beğendiği Hacıbeyov’dan ertesi günkü konser için davet alır. Stalin, senelerdir unutmadığı ve Türkiye’de Arif Sağ gibi sanatçıların da seslendirdiği “Pencereden Taş Gelir” türküsünü çalmaları durumunda geleceğini söyler.
Ekipteki genç nesil türküyü bilmemektedir. Hacıbeyov, bütün gün türkü üzerinde ekibini çalıştırır ve hazır eder.
Ertesi günkü (5 Nisan) gösterinin sonunda Stalin, Hacıbeyov ve Azeri müzisyenleri ayakta alkışlayacaktır. Ardından Stalin, gösterinin tekrarlanmasını ister ve Bolşoy Tiyatrosu’nda Hacıbeyov’un “Köroğlu” operası toplam üç kere sahnelenir. Stalin, iki kere izlemeye gitmiştir.

STALİN EZBERE BİLİYOR
Kültür Günleri’nin sonunda Azeri bestecinin şerefine verilen ziyafette Stalin, Üzeyir Hacıbeyov’u yanına oturtur ve bir konuşma yaparak kadehini ona kaldır. Stalin, Hacıbeyov’un operalarını ezbere bilmektedir. Hatta yemekte aryalarından bir tanesini de okur.

O gece Stalin, Hacıbeyov’la yaptığı özel sohbette bestecinin Azerbaycan’da Sovyet iktidarının kurulmasından sonra Avrupa’ya giden ve senelerdir Paris’te Sovyet karşıtı faaliyet yürüten kardeşi Ceyhun Hacıbeyov’u da SSCB’ye davet etmiş, ona ev ve iş sözü vermiştir. Stalin’in bu tavrı, Sovyet liderin Azeri sanatçıya duyduğu hayranlığın önemli bir göstergesidir.

 
 İosif Stalin’in Bakû cezaevindeki kaydı (1908)


Pencereden Taş Gelir

Pencereden taş gelir
(ay beri beri beri bah)
Huşar gözden yaş gelir
(ay can alan beri bah)
Senni mene verseler
(ay beri beri beri bah)
Ellere de hoş gelir
(Ay can alan ber gülüm
yandım aman beri bah)
Telleri burma
Rengi de hurma
Uzakta durma
Boynunu burma
(gel beri beri oy can alan beri bah)
Eyvanımız yanyana
(ay beri beri beri bah)
Gızlar çıkıp eyvana
(yandım aman beri bah)
Men bahıram o bahmır
(oy beri beri beri bah)
Od düşür şirin cana
(Ay can alan ber gülüm
yandım aman beri bah)
Telleri burma
Rengi de hurma
Uzakta durma
Boynunu burma
(gel beri beri oy can alan beri bah)
Pencereni açan yar
(ay beri beri beri bah)
Açıp bahıp gaçan yar
(yandım aman beri bah)
Mende durup gözlerem
(ay beri beri beri bah)
Bir de bahıp gaçan yar
(Ay can alan ber gülüm
yandım aman beri bah)

 
İslam dünyasının ilk operası (Leyla ile Mecnun, 1908) Üzeyir Hacıbeyov’a aittir

MİLLİ MARŞLARIN BESTECİSİ
Besteci, yayıncı, dramaturg, eğitmen Üzeyir Hacıbeyov (1885-1948), hem bugünkü hem de Azerbaycan SSC’nin milli marşlarının müziklerini yapmıştır. İslam dünyasının ilk operası (Leyla ile Mecnun, 1908) ona aittir. Eserlerinde Doğu motiflerine ve Azerbaycan halk çalgılarına da yer veren Hacıbeyov’un en önemli operaları arasında “Arşın Mal Alan” (1913) ve “Köroğlu” (1936) gösterilmektedir.

“Arşın Mal Alan”, 75’ten fazla dile çevrilmiş, 76 ülkede 187 farklı tiyatroda sahnelenmiştir. 1919’da İstanbul’da Şark tiyatrosunda da beğeni üzerine birkaç ay sergilenmiştir. Farklı ülkelerde sinemaya da çekilmiştir. SSCB’de çekilip yayımlanmasında özellikle Stalin’in rolü büyüktür. Sovyet versiyonu, 136 farklı ülkede 86 dilde gösterilmiştir.

Hacıbeyov, 1938 yılında doğrudan Komünist Partisi üyeliğine kabul edilmiş, Stalin’in talimatıyla aday üyelik süreci atlanmıştır. Hacıbeyov, SSCB Halk Sanatçısı unvanına, Lenin nişanına ve Stalin ödülüne (2 kere) sahiptir. SSCB Yüksek Konseyi üyeliği de yapmıştır. II. Dünya Savaşı döneminde Stalin’le yazışmaları da bulunan besteci, tank yapımı için 25 bin ruble bağışta bulunmuştur.

Hacıbeyov, ölmeden önce hastalandığında Stalin’in özel davetiyle Kremlin Hastanesi’nde tedavi görmüştür. 

Mehmet Perinçek
Aydınlık
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
uzaktan - 1 yıl önce
Cok ilginc. Gecmisimizi ve degerlerimizi bilmiyoruz. Bunun gibi yazilacak daha cok sey var. Genc kusagin bilmesi gereken seyler. Paylasim icin cok tesekkurler.