Kürt Koridoru önlenmek isteniyor mu?


Mehmet Ali Güller

Mehmet Ali Güller

06 Ekim 2014, 13:39

Selahattin Demirtaş ile görüşüp “Kobani’de ortaklık” kararı alan Ahmet Davutoğlu Kürt Koridoru’nu engellemeye mi çalışıyor, yoksa inşa etmeye mi? Tezkereyle eşzamanlı olarak Açılım’ı genişleten kararlar alan ve yasal kurullar oluşturan AKP Hükümeti Kürt Koridoru’nu engellemeye mi çalışıyor, yoksa inşa etmeye mi?
“Tezkere çözüm sürecini garanti altına alıyor” diyen Davutoğlu Kürt Koridoru’nu engellemeye mi çalışıyor, yoksa inşa etmeye mi?
Ayn el Arap’ın karşısında konuşlanan 250 tank ve 10 bin Mehmetçik Kürt Koridoru’nu engellemeye mi çalışıyor yoksa “Kobani’nin düşmemesi için ne gerekirse yaparız” diyen Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun siyasi direktifine uygun olarak mı pozisyon alıyor?
PKK’nin Suriye kolu PYD’nin lideri Salih Müslim Ankara’ya “Kürt Koridorunu yıkacağız” demek için mi çağrıldı, yoksa Kobani’nin IŞİD’den kurtarılması karşılığında PYD’yi Esad’a karşı savaştırmaya ikna için mi?

PYD’NİN ÖZERKLİĞİ MİT DESTEKLİ!
Bakınız Salih Müslim ziyareti, tezkerenin gerçek hedefini anlayabilmemiz için altın değerindedir. Şundan:
Salih Müslim Dışişleri Bakanlığı ve MİT’in daveti üzerinde 24 Temmuz 2013’te Türkiye’ye gelmişti. 24 Temmuz’da Hakan Fidan’la, 25 Temmuz’da da Ahmet Davutoğlu’yla görüşen Müslim’e “Esad yönetimiyle bütün bağlarını kopartma” şartıyla “özerkliğe destek” mesajı verilmişti! AKP Hükümeti’nin görüşlerini doğrudan yansıtan Yeni Şafak, 26 Temmuz 2013’te şu haberi yaptı: “MİT heyeti Müslim’e, bölgesel paradigmaların değiştiğini anlatarak, ‘BAAS rejimi altında yıllarca ezilmiş Kürt kardeşlerimizin kazanımlarını siyasi ihtiraslara heba etmeyin. Suriye halkı olarak geleceğinizi yeniden şekillendirirken yeni çatışma alanları herkesin kaderini kötü etkiler’ mesajı verdi.”
Kazanım kelimesine dikkatinizi çekerek, MİT’in Salih Müslim’e mesajını bir de kendi ağızlarından, PKK’nin yayın organı ANF’den okuyalım: “Rojava’da halkın kendi bölgelerinde denetimi ele geçirmesinin üzerinden bir yıl geçti. Bu tecrübeden anladık ki; artık bir yürütmenin olması gerekiyor. Bütün oluşumların, herkesin yer alabileceği Kürtlerin, Türkmenlerin, Arapların içinde yer alabileceği siyasi bir çözüm buluncaya kadar bir geçici yönetim kurulması fikriydi. Bunu anlattık görüşmelerimizde. Türk yetkililer ‘bu sizin hakkınızdır’ dediler.” Müslim’in geçici yönetim dediği ve AKP’nin “hakkınızdır” dediği, kanton yönetimlerdi, Kobani’ydi, Kürt Koridoru’nun parçalarından biriydi!

SURİYE’NİN ÇÖZÜMÜ EN UYGUN ÇÖZÜM

2013 Temmuz’undan 2014 Ekim’ine bir değişiklik var mı? Erdoğan, Davutoğlu ve Fidan üçlüsünün ABD ana hedefine uygun olarak “Türkiye’yi Kürtlerle büyütmek” siyasetinden bir çark var mı? Tersine hem içeride hem de dışarıda Açılım’a daha da ağırlık verildiğini görüyoruz. Denilebilir ki, Türk Ordusu tezkereyi fırsat bilerek AKP’ye rağmen Kürt Koridoru’nu engelleyecek!
Amaç Kürt Koridoru’nu engellemekse, gerçekte Türk Ordusu’nun kurşun sıkmasına bile gerek yok! Çünkü Suriye hükümeti açık çek vermiştir: Sınırlarınızı tutun, Suriye’ye girişleri engelleyin, biz üç ayda terör gruplarını ezer ve Suriye’nin kuzeyine tamamen hakim oluruz!
Bundan daha maliyetsiz çözüm var mı?
Kuşkusuz Suriye devletinin bunu yapabilmesi için önce Ankara’nın Esad’ı düşman görmekten ve onu yıkmaktan vazgeçmesi gerekmektedir!
Ayrıca Ankara ilan ettiği angajman kurallarını kaldırmalıdır. Böylece Suriye devleti, uçaklarının Türkiye tarafından düşürülme endişesini taşımadan kendi sınırları içerisindeki hedefleri rahatça havadan vurabilecektir!

UÇUŞA YASAK BÖLGE’YLE KORİDOR ENGELLENMEZ

Bu çözüm modeli ortadayken, “Esad’ı yıkma hedefli bir tezkereyle bile Kürt Koridoru engellenir” demek, Genelkurmay Başkanlığı’nın “balyoz davasında uyguladığı uyutma stratejisine” uygunmuş gibi görünüyor! Umarım yanılırım.
Üstelik ortada şu olgular da vardır: Uçuşa yasak bölge, yani IŞİD’i ya da PKK’yi değil doğrudan Şam’ı hedef alan bir girişim, sadece AKP’nin değil, aynı zamanda TSK’nin de talebidir! Uçuşa yasak bölge isteyen bir kuvvet, Kürt Koridoru’nu engellemez! Tersine Türkiye angajman kurallarıyla fiilen zaten uçuşa yasak bölge ilan etmiş ve Kürt Koridoru’nun kurucusu olmuştur! Kürt Koridoru ABD’nin hedefidir ve engelleme işi son tahlilde ABD’ye rağmen olacaktır. Oysa Genelkurmay, tezkere çerçevesinde bağımsız askeri bir harekat yapmacaklarını, ABD koalisyonuyla birlikte hareket edeceklerini söylemektedir!
O zaman Kürt Koridoru nasıl engellenecek?
Tartışmayı sürdüreceğiz...



Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.