banner864

Osman Başıbüyük - ABD’nin hayalindeki senaryo 21 Şubat 2013, 18:14

Bir önceki yazımızda ayrılıkçı PKK terörünün sona ermesi için şartların oluştuğunu, dış güçlerin Türkiye’yi dizginleyen terörü devam ettirme konusunda seçeneklerinin giderek azaldığını, bu ortamda Sam ABD’nin son bir hamle olarak Anayasa değişikliği ile terörü tırmandırarak ülkeyi bölünmeye götürmeye çalıştığını, amacının “Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurmak”, “Türkiye’yi istikrarsızlaştırmak” ve bu süreçte “Tayyip Erdoğan’dan kurtulmak” olduğunu söylemiştik. Bu oyunun tutması için de anayasa değişikliğinin özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce gerçekleşmesi gerektiğinin altını çizmiştik.

Bu çerçevede önümüzdeki seçim süreci, Türkiye tarihinin kaderini etkileyecek derecede önemlidir. Bu süreci üniter devlet yapısını bozacak bir anayasa değişikliği yapmadan atlatabilirsek, Türkiye, bundan sonra çok daha güvenli ve huzurlu bir ülke olacaktır.

TÜRKİYE’Yİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMA SENARYOSU

Bir önceki yazıda yaptığımız tespitleri bir kenara koyup, ABD’nin sıraladığımız üç hedefine ulaşmak için uygulayacağı senaryoyu ana hatları ile tahmin etmeye çalışalım:

Kuzey Irak’ta kurulacak olası bir Kürt devletinin Türkiye’yi tehdit edeceğini, “stratejik derinliğe” sahip Hükümetimiz uzun süre halktan saklayamaz. Halkın yaratacağı baskı ile Barzani’ye verilen destek kesilirse, Türkiye ve İran’a rağmen bölgede bir Kürt devleti kurmak imkânsız hale gelir. O zaman Sam Amcanın yapması gereken bu iki ülkeyi istikrarsızlaştırarak, etrafında olanlara ses çıkaramaz hale getirmektir.

İran’ı bir kenara bırakıp kendimize bakalım.

Bu plan çerçevesinde, yapılacak anayasa değişikliğinden sonra, PKK terörü azacak, Türkiye’nin Kuzey Irak’a olası müdahalesini engelleyecek şekilde bütün Güneydoğu’da halk ayaklanması başlatılmaya çalışılacak. Buna paralel olarak, BDP’lilerin provakasyon amaçlı ziyaretlerinden sonra Sinop ve Samsun’da yaşananların benzerleri diğer Batı illerinde de yaşanmaya başlayacak.

Ayaklanma ortamının hazırlanmasını sabırla bekleyen Batı, olayların patlak vermesiyle birlikte diplomatik saldırıya geçecek. CNN, BBC, El-Cezire gibi küresel tetikçi medya, sabahtan akşama kadar Türkiye’de olanları kendi penceresinden bütün dünyaya servis etmeye başlayacak.

Bu arada, ABD denetimindeki sıcak para trafiği yön değiştirecek ve sıcak para ile çarkları dönen ekonomi çökecek, böylece yaşanmaya başlayan toplumsal kaosa bir de ekonomik boyut etlenecek, azalan pastadan pay alma kavgası olayları daha da büyütecek ve sonunda kolluk kuvvetlerinin (polis ve jandarma) asayişi sağlamaya gücü yetmez hale gelecek.

Bu senaryo ile ülke istikrarsızlığa ve bölünmeye sürüklenirken iktidarda güçlü bir siyasi lider istenmeyecek. Bu prensip temelinde Erdoğan’ı esir alan dosyalar birer birer basına sızdırılmaya başlanacak. Toplumsal olayların yarattığı baskı, ekonomik kriz ve skandallarla birleşince AKP Hükümeti daha fazla dayanamayarak yıkılacak. Bu seferde yaşanacak yeni seçimler, koalisyonlar, iktidar kavgaları kaosu daha da derinleştirecek.

Bütün bu acı olaylar yaşanırken 6 yıldır darbecilikle yargılanarak onuru ayaklar altına alının TSK, bize darbeci derler diye olaylara müdahale etmek istemeyecek, komutanlar yargılanma korkusuyla medyaya çıkıp halkı sükûnete davet edemeyecek, siyasilerin toplumsal olaylara müdahale taleplerine üstün körü destek verecekler.

Zaten toplumsal olaylara TSK’nın nasıl müdahale edeceğini sivil makamlarla koordine eden EMASYA protokolleri darbe çağrışımı yaptığı gerekçesiyle ortadan kaldırıldığı için TSK birimlerinin sivil makamlara yapacağı katkı yarardan fazla zarar getirecek. Çünkü Cemaatin orduyu ele geçirmek için yaptığı Balyoz, Casusluk gibi operasyonlar, orduyu kendi içinde ikiye bölmüş ve disiplini zayıflatarak savaşma azim ve iradesini büyük ölçüde kırmıştır. Bu vaziyetteki subaylar ilerde yargılanırım diye olaylara müdahale etmek istemeyecek, müdahale edenler de kendi siyasi görüşleri doğrultusunda taraflı davranacağı için yarardan çok zarar doğuracak.

BÖLÜCÜ ANAYASAYI MECLİSTEN GEÇİRMEMEK VATAN VE NAMUS BORCUDUR

Şimdi size soruyorum: Yukarıda yazdığım senaryonun gerçekleşme ihtimali nedir? Cevabınızı vermeden önce, Libya’da ne oldu, Mısır’da olaylar nasıl gelişti, Suriye’de neler oluyor, bir düşünün. Paralelliği fark edecek ve başımıza nasıl bir çorap örülmek istendiğini anlayacaksınız.

Bu senaryonun işlemesi için her derde derman olacağı iddia edilen bölücü bir anayasanın, mümkünse referanduma gitmeden meclisten geçmesi gerekmektedir. Obama, bir daha AKP gibi “stratejik derinliğe” sahip bir hükümet ve mecliste bölücü anayasayı geçirecek bir siyasi tablo bulamayacağını bildiği için anayasa değişikliğini ısrarla dayatıyor.

İktidar sahipleri ise; “ABD, AB, Ankara ve İmralı (Apo/PKK)’da büyük bir uyum olduğunu, bu uyumlu süreçte en azından terör meselesini çözeceklerini”, “küresel güçlerin Türkiye’yi bölgenin jandarması yapmak istediğini” zannediyorlar.

Terörle yaşadığımız 30 yılı düşünün; cephenin bir tarafında Türkiye, karşısında ise PKK, ABD ve AB vardı. Karşı cephedekiler mi bizim tarafımıza geçti, AKP mi karşı cepheye dâhil oldu? PKK’yı besleyip büyütenler bunu Türkiye’yi bölmek için yaptılar. Şimdi bu sevdalarından vaz mı geçtiklerini düşünüyoruz? Bence tam tersi. Türkiye’yi bölünmeye götürecek “Yeni Kürt Açılımının” anayasa değişikliği ile hukuki garanti altına alınması fırsatını yakaladıkları için bizi destekliyorlar. Türkiye istikrarsızlaştırmadan veya bölmeden bir Kürt devleti kurulamayacağını bildikleri için var güçleriyle yeni anayasayı bize dayatıyorlar.

Bir kez daha tekrar ediyorum; Türkiye’nin kaderi bu anayasa değişikliğine bağlıdır. Anayasadan Türk kimliğini çıkararak milleti kimliksizleştirmek, buna karşılık ayrılıkçı Kürt hareketinin büyümesine zemin hazırlamak, yukarıda yazdığımız senaryoya çanak tutmaktır. Yapacağımız hata bir daha geri döndürülemez sonuçlara sebep olur; tekrar bir değişiklik yaparak anayasayı üniter yapıyı koruyan eski haline getiremeyiz.

Hayati öneme sahip bu konuda, anayasa değişikliği ile ilgili senaryoları bir dahaki yazımızda ele alacağız.

Mehmet Bori
20 Şubat 2013
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

Uyan Millet :

anayasayi destekleyen bu millete ihanet eden satan hiyanet kisileri demektir bunu dusunemeyenlerde yabancilarin memileriyle bitirilecektir.bilerek hareket edelim.

bd :

sayın mazhar bey yorumunuzda bahsetmiş olduğunuz her cümleye noktasına kadar katılıyorum. saygılar

Mustinho :

mazhar arkadas, benim görüsüm su: bunlar özerk devlet istiyor, anayasada bu garanti edilecek yani o bölgede kendilerine ait parlamento olacak. tabiki buda yetmeyecek tam bagimsizlik istenecek ve terör yoluyla asker polis jandarma o özerk bölgeden uzaklastirilacak. hükümetin bitirdigi tsk da müdahale edemeyecek ve irakin kuzeyindeki bölgeyle birlesip yeni bir ülke kurulacak not:kürtler sevinmesin o kurulacak ülke er yada gec israil topraklarina dahil edilecek asil hedef bu

eren aydin :

aslında yeni bir şey değil

ali kanat :

chp ve mhp anayasa komisyonunu terkedip,tüm ülke çapında bu olan biteni halka anlatmalıdır. stk ların da desteği ile topluma miting ve konferanslarla detaylı bilgi sunulup, din ironisi ile gözleri ve beyni kirlenmiş halkımız acilen aydınlatılmalıdır..yoksa iç savaş çıkacaktır.

tt :

pentagon olay ufkunda stratejik olarak vurulmuştur,dünya zamanıyla oluşumu beklenmektedir.işin ilginci hala bütün bir batı farkına varamamıştır.

sedat cetin :

yukardaki yaziyi dikkatli okudum insallah birileri buna izin vermiyecek turk milleti cok buyuktur

mazhar üzümcü :

sayın bori , senaryonuzun başında yapılacak anayasa değişikliğinden sonra, pkk terörü azacak. diyorsunuz. anlayamadığım nokta, talepler doğrultusunda yeni anayasa yapılınca, terörün hangi nedenler ile azacağı. açıklayabilirseniz sevinirim.

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder