Rafet Ballı - Erdoğan kaderini iki bürokrata emanet etti 20 Ocak 2014, 10:40

 Sizin de dikkatinizi çekti mi? Polis tayinlerinde tuhaf "tekrar"lar var.
Bir polis müdürü görevden alınıyor. Cemaatçi diye.
Yerine yeni isim. 3-5 gün sonra gönderiliyor. Meğer o da Cemaatçiymiş!
Sonuç: Erdoğan cenahı polisi tanımıyor.
* * *
Emniyet Genel Müdürlüğü kadar önemli bir il: İstanbul.
Hüseyin Çapkın görevden alınıyor.
Yerine polisten biri getirilmeli değil mi?
Hayır. Bir vali atanıyor: Selami Altınok.
Sonuç: Erdoğan, müdür yapacak polis bulamıyor.
* * *
İki yıl kadar önce. Önemli bir İslamcı anlatmıştı.
AKP'yi de, Cemaat'i de iyi bilir. Vurgulamıştı.
Bir: Erdoğan'ın inançlı kadrosu yok. AKP bir rant dağıtım örgütüdür
İki: Cemaat? Üstü örgüt, altı cemaattir. Sonuçta, inançlılar hareketidir.
Üç: Rantçılar inançlılarla baş edemez.
Muhatabım bugün de aynı görüşte.
* * *
Muhatabıma göre Cemaat'in kadrolaşma stratejisi.
Bilinen iki husus:
Bir: "Uzun vadeli bakıyorlar."
İki: "Açığa çıkmamak için modern yaşıyorlar."
Bilinmeyen bir yöntemleri.
"Bir Cemaatçi kimleri bile ihbar edebilir?"
??
"Cemaat'in diğer adamlarını."
Amaç?
"Güven sağlamak için."
Muhatabım ciddi biridir. Cemaat karşıtı da değildir.
Sonuç: Devlette, Cemaat karşıtı bilinen birçok Cemaatçi var.
* * *
Bugüne gelelim. 17 Aralık süreci bir ayını doldurdu.
3 binden fazla polisin yeri değiştirildi. 20 kadar savcı"dağıtıldı".
HSYK'nın ilk dairesinde denge değiştirildi.
Erdoğan'ın hedefi: Yargı ve polisteki Cemaatçi şebekeyi çökertmek.
* * *
Tayinler Erdoğan'ın derdine deva mı?
Özellikle yargıdakiler.
Demokrat Yargı Derneği'ne kulak verelim.
Eşbaşkan Orhangazi Ertekin (Yeni Şafak, 23 Aralık 2013).
"Erdoğan'ın yargıdaki A planı Cemaat'in daima B planı olarak devreye girmiştir."
Söylediklerini açıyor.
"Erdoğan'ın asli kadrosu genellikle Cemaat'in yedek kadrosu olarak hizmet görmüştür."
Ertekin, CNN Türk'te bir düzeltme yaptı. Aynı günlerde.
"Erdoğan'ın A planı, Cemaat'in C planıdır."
Ertekin'in özeti: Erdoğan'ın kendisinden zannettiği kadrolar, aslında Cemaatçidir.
* * *
Demokrat Yargı Derneği, AKP'yi destekliyor. 2010 referandumunda "evet"çiydi.
Eşbaşkan Ertekin'in genel değerlendirmesi:
"Artık çok bellidir ki Erdoğan'ın politik liderliğini besleyebilecek bir entelektüel kadrosu olmadığı gibi bu liderliği devlet alanının daha alt zeminlerine taşıyacak bir program ve kadrosu da yok." (Yeni Şafak).
* * *
Manzara, "kadrosuzluk" tespitlerini doğruluyor.
50 yıllık Milli Görüş hareketi. 12 yıllık iktidar.
Devlette öne çıkmış kimi var?
İstihbaratta Hakan Fidan mı?
İçişlerinde Efkan Ala mı?
İkisi de Milli Görüşçü değil.
Fidan, "kitapevlerine takılan bir muhafazakâr."
"Yeniden Milli Mücadele"ci mi?
Ala, "1980 öncesinin ülkücüsü". "Menzil tarikatına devam ederdi."
İstanbul Siyasal'dan (1987 mezunu). 12 Eylül sonrasının alternatif Mülkiyesi.
Bir tespit: Erdoğan'ın ikisiyle de ideolojik birliği yok.
Bir soru: Ama kaderi onlara emanet. Nereye kadar?
* * *
Vaziyet:
Bir: Erdoğan-Cemaat kavgasının henüz başındayız.
İki: Tayinler, yeni hamleleri savuşturma amaçlı. Çökertme değil.
Üç: Kavga, rakibi kriminalize etmeden kazanılmaz. Bir taraf sanık sandalyesine oturacak.
Dört: "Yargı sopası" hâlâ Cemaat'in elinde. Cemaat yeni "dava dosyaları" açıyor. Belli, sırada yenileri var.
Beş:Erdoğan hazırlıksız görünüyor. Ancak siyaseten suçluyor. "Örgüt" diyor, "çete" diyor. Fakat bir tek tutuklama yok. Bir tek dava açılmadı.
Altı:Böyle deva etmez. Taraflar bitirici hamleler yapmak zorunda. Hem de 30 Mart'tan önce.
Kuraldır: "Düşman yaralı bırakılmaz."

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr
Etiketler

Yorum Gönder