banner864

Mehmet Ali Güller - ABD’nin Kıbrıs ve Ukrayna’dan yanıt arayışı 24 Şubat 2014, 08:36

Doğu ile Batı’nın, daha doğrusu Atlantikçiler ile dünyanın mücadelesi sürüyor...
Asya kuvvetleri emin adımlarla bölgesinden ABD’yi adım adım çıkarıyor...
ABD ise geri çekilirken çarpışıyor, kalkışmalara başvuruyor, zarar vermeye çalışıyor, yakıyor yıkıyor...
Ukrayna meselesi ancak bu tablo görülerek anlaşılabilir.

Ukrayna’da Suriye çarpışması

ABD ve AB, aslında Rusya ve Çin’in Suriye’den yaptığı taarruza Ukrayna’dan yanıt vermeye çalışıyor. Suriye’de zayıflatmak istedikleri Rusya’yı, burnunun dibinden tehdit ediyorlar.
Suriye Ulusal Konseyi’nin Ukrayna’daki çetelere selam göndermesi ve “bize umut oldunuz” demesi bu bakımdan öğreticidir ve umarım Gezi’yle paralellik kuran kafalarda aydınlanma yaratır!
Tunus, Mısır ve Gezi’deki halk hareketi ile Suriye ve Ukrayna’daki emperyalist kışkırtma aynı şey değildir. Başlıca farklardan ikisi şudur:
1) Tunus, Mısır ve Gezi’de ayaklananlar halktır ve silahsızdır, o nedenle ölümler azdır. Oysa Suriye ve Ukrayna’da kalkışan çetelerdir ve silahlılardır, ölümler de haliyle çoktur.
2) Tunus, Mısır ve Gezi’de hedef emperyalizmle işbirliği yapan hükümetlerdir, ülkenin birliğini sağlamaktır. Suriye ve Ukrayna’da ise hedef Batı karşıtı iktidarı yıkmak ve ülkeyi emperyalizmin ihtiyacına göre ikiye, üçe bölmektir.
Şimdilik uzatmayalım, nasılsa bu konuyu hafta içinde daha da ayrıntılı işleyeceğiz...

Doğu Akdeniz’de güç değişikliği

Diğer yandan ABD Kıbrıs’ta da bir hamle yaptı. Daha doğrusu Doğu Akdeniz’de bölgenin ve Asya’nın yaptığı önemli hamlelere bir yanıt arayışına girdi.
Gelin önce o hamlelerin başlıcalarını sıralayalım:
1) Rusya, ABD’ye ve onun vekâletini yürüten bölge ülkelerine karşı Suriye’de önce direndi; sonra da dünyada Çin’le, bölgede İran’la atak yapıp saldırganları Cenevre’de masaya oturttu.
Bu süreçte ABD Deniz Kuvvetleri Doğu Akdeniz’de güç erozyonuna uğradı, Rusya ise gücünü artırdı.
2) Mısır’da Mübarek’in devrilmesinden sonra Tahran-Kahire diplomatik ilişkileri yeniden kuruldu, İran savaş gemileri Süveyş’i kullanarak Doğu Akdeniz’e çıkabildi.
3) Mısır Rusya’ya yakınlaştı. Sisi’nin son Moskova ziyaretinde askeri anlaşmalar da dâhil pek çok stratejik anlaşma imzalandı.
4) İran ve Irak, ortak petrol üretimi işbirliği anlaşması yaptı. ABD’yi telaşa düşüren bu gelişme, dengeleri kökünden değiştirecek niteliktedir! Atlantik baskısından önce İran-Irak-Suriye arasında yapılan 5,600 km’lik boru hattı anlaşması şimdi daha da önem kazandı.
5) Çin ve Rusya Doğru Akdeniz’de tarihi önemde bir ortak tatbikat yaptı.

ABD’nin kartı: Türkiye - İsrail - Kıbrıs üçgeni

Bu gelişmeler karşısında ABD sahaya Kıbrıs kartını sürdü. Nasılsa iktidarı sallanan bir Erdoğan vardı ve Erdoğan durumunu sağlamlaştırmak için ABD’nin Kıbrıs hamlesini koşulsuz destekleyecekti!
ABD’nin hedefi şu: Rusya, Çin, İran, Irak ve Suriye’ye karşı Doğu Akdeniz’de Türkiye-İsrail-Kıbrıs üçgeni kurarak direnmek!
İsrail’le bir süredir bu konuda gizli görüşmelerin yapıldığını biliyoruz. Kıbrıs Rum Kesimi de Doğu Akdeniz’de buldukları petrol ve gaz rezervlerini boruyla Türkiye’ye ve oradan da Batı’ya taşıyabileceklerini dile getirdi.
Peki, ABD’nin bu hamlesi, daha doğrusu savunmadaki atağı işe yarayacak mı? Kıbrıs’taki gelişme Türkiye’yi ve Erdoğan’ın konumunu nasıl etkiler?
Bu sorulara yanıt arayacağız...

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder