banner864

Rafet Ballı - Erdoğan’ı indirme planı erkene alındı 27 Şubat 2014, 09:00

 Önceki akşamdan duyuruldu. CHP kitlesel basın açıklaması yapacak. İstanbul/Taksim’de.

Yaygın algı: CHP sahaya iniyor.

Günümü ona göre planlıyorum.

Dokunmam lazım:

17 Aralık süreci 71. gününde.

CHP ilk kez sokağa inecek.

***

Açıklama 12.00’de.

Saatinden önce geliyorum.

Meydan: Beton.

İnsan trafiği: Rutin.

Tek farklılık: Polis sayısı artırılmış.

***

Yanlarına yaklaşıyorum.

Standart donanımlı:

Baret, kalkan, gaz maskesi.

Ve çok sayıda gaz tüfeği.

Demek: Gazlı bir görev emri almışlar.

***

Önlerinde bir grup polis şefi.

Konuşmayı deniyorum:

Açıklamaya izin var mı?

Biri: Verildi.

Diğeri: Kolumdan iterek uzaklaştırıyor.

Gergin ve sinirliler.

Algı: Yeni “Gezi korkusu”.

Tepelerden aşağıya yansıyan.

***

CHP otobüsü İstiklal’den meydana çıkışta.

Fransız Konsolosluğu önünde.

Brüt 2-3 bin kişi.

Konsolosluk önünü bile tam dolduramıyor.

Bir kısmı günlük trafik.

100 kadar da gazeteci.

Manzara.

Erkekler: Durgun.

Kadınlar: Gayretli.

Gezi gençliği: Gelmemiş.

Polisler boşuna gerilmişler.

***

Mustafa Sarıgül’ün otobüsü giriyor.

Yanında İl Başkanı: Oğuz Kaan Salıcı.

70-80 kişi otobüse doğru koşuyor.

Anons:

“Sarıgül geliyor!”

“Adalet için! Özgürlük için! Dürüstlük için!”

Şaka gibi.

***

Açıklama başlıyor.

Genel hırsızlık edebiyatı.

Caddenin günlük trafiği birikme niyetinde değil.

CHP’yi teğet geçiyor.

Üzülüyorum.

Beklentim: Birkaç on bin kişiydi.

***

Oysa: Kılıçdaroğlu ilk kez bu kadar köşeli.

Grup konuşması: Hücûm borusu gibi.

Görev tanımları: Önceden, “yesinler birbirlerini”ydi.

Aydınlık’ı eleştiriyorlardı: Kavgaya fazla müdahil olmayın.

Şimdi: Kendileri en ön safta.

Hükümet’i: Gayri meşrû ilan ettiler.

Erdoğan’a: Yurt dışına kaç diyorlar.

***

Yani: CHP yönetimi sahaya indi.

Ama: Örgütleri tereddütlü.

Seçmen kitlesi: Uzak.

CHP’de bir şeyler eksik.

Bir şeyler fazla.

***

CHP niye öne atıldı?

Kavgada zamanlama değiştirilmiş gibi.

Strateji şöyleydi:

Bir: Kasetlerle, dosyalarla Erdoğan’ı iyice zayıflatmak.

İki: Yerel seçimde başarısız kılmak.

Üç: Böylece çekilmeye zorlamak. Yani, Erdoğan’sız AKP.

Dört: CHP ile koalisyon.

***

Şimdi:

Telekulak: Hamleleri öne aldırmış gözüküyor.

Vurucu kasetler Mart ortasında bekleniyordu.

Hemen servise başladılar.

“Baba-oğul” kasetiyle gündemi yönetiyorlar.

Önemlisi: CHP yönetimini sahaya sürdüler.

Belirtiler gösteriyor ki:

Erdoğan’ı indirmek için abanacaklar.

Hem de 30 Mart’tan önce.

***

Fehmi Koru içeriden yazıyor.

Yeni stratejiyi teyid ediyor:

“İktidar partisi ABD’nin 11 Eylül 2001 tarihinde uğradığı saldırılara benzer bir girişime maruz kaldığı kanaatinde; bunu ‘beka’ sorunu olarak görüyor ve demokrasiye karşı güçlere ‘istiklâl mücadelesi’ verdiğini düşünüyor...” (Star gazetesi, 25 Şubat 2014).

***

İktidar kavgasında her şey var.

Bütün araçlar kullanılıyor.

Bütün güçler sahada.

Bir tek silahlar patlamadı.

Daha neler olabileceği de belirsiz.

***

Taraflar artık mecbur.

Biri: İndirmeye.

Diğeri: Direnmeye.

Sorun: Yurtseverler ne yapacak?

CHP ne yapacak?

Burada da tablo netleşti.

Ya: Kendi iktidar seçeneklerini ortaya koyacaklar.

Ya da: Amerikancı kuvvetlerden birinin yedeği olacaklar.

***

Kader günleri.

Özellikle CHP yönetimi için.

Ya Türkiye’nin geleceğinde var olacak.

Ya da intihar edecek.

Rafet Ballı
[email protected] 
twitter.com/rafetballi
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder