banner864

Mehmet Ali Güller - Erdoğan’ın 7 direniş taktiği 06 Mart 2014, 10:55

 Cemaat, Erdoğan’ın Fenerbahçe’yi, Aydın Doğan’ı ve Koç topluluğunu hedef aldığı telefon kayıtlarını sırasıyla yayımlayarak, üç büyük kuvvetin Erdoğan karşıtlığını tahkim etmeye çalıştı.

Cemaatin hedefi belli: Erdoğan’ı yalnızlaştırmaya çalışıyor ve bunun için de Erdoğan’ın hedef aldığı kesimleri ilgilendiren ses kayıtlarını adım adım kamuoyuna servis ediyor.

Ancak daha önemlisi Erdoğan’ın bu saldırıya nasıl direndiğinin çözümlenebilmesidir. Kuşkusuz Haziran Halk Hareketi’nden beri iktidarı sallanan Erdoğan’ın hâlâ yıkılmaması, ortaya çıkan boşluğu dolduracak bir kuvvetin olmamasından kaynaklanmaktadır ama yine de iyi direndiğini saptamalıyız.

Karşı cepheyi daraltıyor

Gelin bugün Erdoğan’ın ayakta kalmak için hangi taktiklere başvurduğunu inceleyelim:

1) Erdoğan öncelikle karşısındaki cepheyi daraltmaya çalıştı:

a) Ergenekon operasyonunu “kumpas” diyerek Cemaat’in üstüne attı. Böylece kimi Ulusalcı ve Kemalist kesimleri en azından tarafsızlaştırmaya çalıştı. O kesimlerden kendisine gelecek saldırıları bir ölçüde yumuşattı.

Yeniden yargılamaya sıcak baktığı mesajları vererek, Ergenekon tertiplerinin hedef aldığı kesimleri 30 Mart’a kadar oyalamaya çalıştı. Bir ölçüde başarılı da oldu.
b) Erdoğan’ın hafta sonu Mustafa Koç ve Ali Koç’la buluşması da aynı taktik bakışın bir sonucudur.

2) Erdoğan, karşı cepheyi daraltırken, kendi cephesini de genişletmeye çalıştı.

Örneğin Cemaat’in yüzbinleri dinlediğini propaganda ederek, hatta “7 bin kişilik” listenin ilk bölümünü açıklayarak kamuoyuna şu mesajı verdi: “Cemaat sadece bana değil, sana da, hepimize de düşman. O zaman sadece ben değil, herkes Cemaat’le mücadele etmeli.”

Gül’ü tarafsız davranmaya zorluyor

3) Erdoğan, Abdullah Gül’ü tarafsızlaştırmaya zorladı. Önce “sadece beni değil, cumhurbaşkanını da dinlemişler” diyerek ellerinde Gül’ün kasetinin olduğunu ima etti. Böylece Gül’ü TBMM’den hızla çıkaracağı ve bir kısmını Cemaat’e karşı kullanacağı baskı yasalarını onaylamaya zorladı. Nitekim öyle de oldu.

Ancak Gül, 30 Mart’tan 4 ay sonra yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri için şimdiden kuvvet toplayacağının ilk işaretini verdi. Dinleme ve yolsuzluk gibi iddialar için Devlet Denetleme Kurulu’nu harekete geçiren Gül, bu yöntemle ileride yararlanabileceği malzemeleri edinmiş olacak!

4) Erdoğan, Cemaat’le mücadele adı altında yaptığı operasyon sırasında hem kurumları yeniden biçimlendirip iyice kendisine bağlıyor ama hem de bunu fırsata çevirip düşmanı gördüğü pek çok milli ismi kurumlardan tasfiye ediyor.

Jandarma’nın MİT’i dinlediği iddiası üzerinden Jandarma İstihbarata yapılan son operasyon ve görevden almalar bu bakımdan önemlidir.
Cemaat’i bölmeye çalışıyor

5) Erdoğan, Cemaat’le mücadeleyi MGK kararı yaptırarak, devletin bütün imkânlarını silaha dönüştürmek istiyor. Sadece Emniyet ve Yargı’da değil, iç tehdit sayıldığı anda, cemaatle mücadelenin her yerde yapılmasının önü açılacak.

6) Erdoğan başından beri operasyonların dış mihrakların bir oyunu olduğu propagandasını yaparak, halkı dış düşmana karşı hükümetine sahip çıkmaya yönlendiriyor.

Dış mihrakların piyonu olduğunu belirterek, cemaati itibarsızlaştırmaya alışıyor. CHP ile cemaat ittifakını kullanarak, tabanını cemaate karşı tahkim etmeye çalışıyor.
Ama daha önemlisi, tamamını değil, paralel yapı söylemiyle sadece yöneticileri ve kritik konumdakileri hedef alarak Cemaat’i bölmeye çalışıyor.

7) Erdoğan, saflarını sıklaştırarak direnmeyi esas alıyor. Çevresini, “sadece ben değil, hep beraber batarız” mesajlarıyla yanında tutmaya zorluyor. Partisini “en kritik seçime giriyoruz” motivasyonuyla 30 Mart’a hazırlıyor.

Seçimden birinci parti çıkarak ABD’nin zorunlu desteğini sağlamayı hedefliyor.

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder