banner864

Mehmet Ali Güller - PKK Açılım’ı kiminle yürütebilecek? 19 Mart 2014, 08:53

 PKK’nin önündeki en önemli sorun, ABD’nin Kürt Açılımı projesini Türkiye’de artık kiminle birlikte yürütebileceğidir.
KCK deklarasyonuna kadar bu sorunun yanıtı belliydi: AKP!

Öcalan bu nedenle Haziran Halk Hareketi sırasında Erdoğan’a can simidi attı, bu nedenle 7 Şubat ve 17 Aralık’ı “AKP’ye darbe” diye niteledi ve ona göre konumlandı, BDP bu nedenle AKP’ye “yeni Anayasa” ortağı oldu, BDP bu nedenle AKP’ye ciddi bir muhalefette bulunmadı.

AKP muhatap değil


Ancak artık durumlar değişti. KCK yayınladığı son deklarasyonla “AKP muhatap olmaktan çıktı” dedi ve AKP’siz bir döneme işaret etti. Kuşkusuz PKK’nin siyasetlerindeki bu köklü değişim, ABD’den alınan bir işaretten bağımsız olamaz!

Ancak bizim bu konudaki görüşümüz farklıdır ve en başından beri ısrarla belirtiğimiz gibi şöyledir: ABD Erdoğan’ı çizmedi, daha doğrusu çizemedi; çünkü uygulanabilir seçeneği yok. Washington AKP’nin 30 Mart’taki oy kaybının büyüklüğüne göre tutum belirleyecek.

CHP-MHP elverişli muhatap değil

Ancak neticede AKP’nin gerçek anlamda bir iktidar olamayacağı da ortadadır, nitekim 9 aydır aslında iktidar da değildir!

Bu durumda AKP-PKK ortaklığı ne olacaktır, ABD Açılım projesini hangi araçlar üzerinden yürütebilecektir, PKK kiminle yürüyecektir?

Bu konuda ilk somut değerlendirmeyi yapan, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oldu. El Cezire Türk televizyonuna konuşan Demirtaş, Gonca Şenay’ın “AKP olmazsa çözüm süreci devam eder mi, kiminle eder” sorusuna şu yanıtı verdi:

“CHP, MHP bu konuda çok elverişli muhataplar değil. Bizim açımızdan çözüm arayışı, mücadelesi devam eder fakat AKP’nin yerine gelecek alternatifler CHP-MHP ise zannediyorum kendileri bir müzakere sürecini yürütmeyecektir. Biz AKP’nin alternatifinin CHP-MHP olmadığını halka anlatmaya çalışıyoruz. Bunun dışındaki her seçenek daha fazla kaos yaratır, daha fazla gerilim, çatışma yaratır.” (El Cezire Türk, 18 Mart 2014)

Kuşkusuz AKP’ye dolaylı destek de içeren bu sözler, KCK deklarasyonuna yansıyan şu sözlerle birlikte okunduğunda daha anlamlıdır: “İç ve dış güçler CHP ve Fethullahçılarla yeni bir iktidar kurarak demokratik devrimci güçleri etkisiz kılmayı hedefledi.” (Özgür Gündem, 16 Mart 2014)

Üç renkli ara dönem

Peki, PKK’ye göre AKP artık muhatap olamayacaksa, CHP ve MHP zaten elverişli muhatap değilse bu durumda PKK ne yapacak?

TBMM ve hatta sistem dışı yeni bir odağın ortaya çıkacağını ve onunla masaya oturabileceğini mi düşünmektedir? Bilmiyoruz...

Kuşkusuz yeni dönemde sistem dışı bir odağın belireceğinin işaretleri vardır ama o odağın açılım karşıtı olduğu da kesindir!

Ya o zaman?


Gelin Demirtaş’ın ipuçları içeren başka sözlerine de mercek tutalım. Demirtaş, 30 Mart sonrasında üçe bölünmüş bir Türkiye siyasi haritası çiziyor: “Bir tarafta AKP’nin kemik tabanı diyebileceğimiz, AKP’nin etrafında kilitlenmiş muhafazakâr bir kitle, öbür tarafta milliyetçilik ve ulusalcılık ekseninde bir araya gelmiş ve Cemaat’in desteğiyle bloklaşmış ve sahillerde yoğunlaşmış bir kitle. Türkiye’nin doğusunda da bizi destekleyen daha çok Kürtlerin ağırlıkta olduğu bir blok oluşacak.”

Açılım değil, kardeşlik projesi uygulanacak!

Böyle bir harita belki 30 Mart’tan sonra bir süreliğine belirecektir ama orta vadede Türkiye’nin siyasi haritası bambaşka olacaktır.

ABD o yeni haritayı engelleyebilmek adına kaos planlarını uygulamaya çalışacak, PKK üzerinden özerklik kışkırtmaları yapacaktır, daha şimdiden bunun işaretleri vardır.
Ancak Türkiye artık geri döndürülmez bir atılım sürecine girmiştir ve bu gerçek, yeni bir siyasi harita ortaya çıkaracaktır.

Türkiye’nin o yeni siyasi haritasında da PKK’nin Açılımı yürütebileceği bir aktör olamayacaktır! Erdoğan’ın bile mevzi koruyabilmek adına köklü geri adımlar atmak zorunda kalacağı bu yeni süreçte, ABD’nin Kürt Açılımı projesi çöpe atılacak ve yerine Türk-Kürt kardeşliği projesi uygulanacaktır!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr

Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder