banner864

Mehmet Ali Güller - PKK özerkliği nasıl inşa edecek? 20 Mart 2014, 09:06

 PKK’nin hedefi, özerkliğin üçüncü aşamasına geçmek! Peki nasıl? Gelin önce ilk iki aşamayı anımsayalım:

Birinci aşamada; Demokratik Toplum Kongresi (DTK) 24 Ekim 2007’de “demokratik özerklik projesini” kabul etti. Demokratik Toplum Partisi de (DTP) Kasım 2007’deki kongresinde projeyi “siyasi tutum belgesi” olarak tüzüğüne soktu.

DTK 14 Temmuz 20011’de “demokratik özerklik” ilan ederek, ikinci aşamaya geçti!

30 Mart 2014’ten sonra da üçüncü aşamaya, “inşa” aşamasına geçeceklerini ilan ediyorlar...

3 özerklik-3 açılım

Özerkliğin üç aşaması ile AKP’nin Kürt Açılımı aşamaları birlikte, birbirinden beslenerek yürütüldü: 2005’te Diyarbakır Açılımı, 2009’da Kürt Açılımı, 2013’te Öcalan Açılımı...
Bir de Açılım ile özerklik hedeflerinin altyapısını sağlayacak yasalar var elbette: BM İkiz Sözleşmeleri, Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı, Kalkınma Ajansları, Büyükşehir Yasası...

Kuşkusuz bu kısa “bölünme” tarihinin en önemli dönemeçlerinden biri de Öcalan’ın 2004’te TSK denetiminden çıkarılması ve MİT’in kontrolüne verilmesi olmuştur. O tarihten itibaren PKK eylemlere yeniden başlamış, ABD’nin işgal ettiği topraklarda güvenli bölge kazanmış, büyümüş ve Türkiye’yi yeniden tehdit eder hale gelmiştir.

5 adımda özerklik inşası

Peki, sırada ne var? PKK nasıl bir hamleyle özerkliğin “inşa” sürecini gerçekleştirecek?

Murat Karayılan’ın açıklamalarıyla başlayalım. Karayılan Suriye’de yani Batı Kürdistan’da üç kantonda ilan ettikleri özerkliğin, Kuzey Kürdistan, yani Türkiye için örnek olacağını belirtmektedir.

El Cezire Türk televizyonuna konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise konuyu daha da somutlaştırmaktadır. Buna göre:

1) BDP kazandığı yerel yönetimler aracılığıyla, kamusal alana anadili sokacak.

2) Belediyeler eliyle kütüphane, dil kursu, etüt merkezi açılacak ve buralarda anadilde eğitim yapılacak.

3) Belediye meclislerini bir tür yerel parlamentoya çevirecek.

Bir de Demirtaş’ın anlatmadığı ama fiilen atılan adımlar var:

4) PKK’nin asayiş birimleri, fiilen polisin yerini alacak. Nitekim bu başladı ve asayiş birimleri, örneğin fuhuş yapılıyor diyerek bir internet kafeyi bastı, bilgisayarları parçaladı, binayı yaktı!

5) PKK’nin kolluk kuvvetleri, kent giriş ve çıkışlarını tutacak. O kente giren ve çıkan araçları durdurup, ehliyet, ruhsat, pasaport kontrolü vs. yapacak. Böylece bölgeye adım adım otoritesini kabul ettirecek.

ABD ve bölücülük kaybediyor

Peki, tüm bunlar mümkün mü?

Kuşkusuz fiilen uygulanmaya başladığı için mümkündür. Fakat bu tür uygulamalar son tahlilde gerçek bir özerklik değildir ve AKP sonrasında uygulanma alanı bulamayacaktır.

Diğer yandan Türkiye’de özerkliğin iki temel şartı vardır:

1) ABD’nin bölgede silahlı kuvvet bulundurması.

2) Irak’ın kuzeyinin Suriye’nin kuzeyinden Akdeniz’e bağlanması.

Her iki şart da mevcut değildir. ABD 2010’da Irak’ı terk etmek zorunda kalmıştır. ABD olmayınca, 1992’den itibaren adım adım inşa edilen Kuzey Irak’taki yapı yeniden Bağdat’ın çekim alanına girmeye başlamıştır. Suriye de iyi direnince Kürt Koridoru inşa edilememiştir.

Bu şartlarda Türkiye’de özerklik ilan edebilmek, gerçekçi değildir.

Ama PKK’nin “özerkliği inşa edeceğim” demesinin başka anlamları vardır: Türkiye’de bir iktidar seçeneği yaratamayan ABD, PKK’nin özerklik kışkırtmasını manivela yapmayı ve TSK’yi bir Amerikancı darbeye mecbur etmeyi planlamaktadır.

Bunun da uygulanamayacağını gerekçeler ile bu köşede incelemiştik.

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr
Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder