banner864

Levent Kırca - Yanardağ 13 Nisan 2014, 08:36

Allah’tan oyları bölmedim. Yoksa hedef tahtası olacaktım. Bunca gün geçti aradan, hâlâ seçim konuşuluyor. Benim karşılaştıklarım; “Gene kurtulamadık bunlardan” diyor. Artık ben nerelerde geziyorsam... En azından oralardakiler böyle diyor. “Halk Partisi bir şey yapacak zannettik” diyorlar. Bileydik böyle olacağını...

Doğu Perinçek

Hapisten çıkalı çok az oldu. Kendisini yakından tanıma olanağı buluyorum. Kulaklarım ve gözlerim üzerinde. Öncelikle yorulmak nedir bilmiyor. Onun için devrimcilik bir yaşam biçimi olmuş. Sadece ülkesi için yaşıyor. Bir de Şule’si için. Bugüne kadar, daha iyi bir lidere rastlamadım.

50 yıldır Türkiye’de sanata hizmet ediyorum. Hayatımın bu yaşında, “Perinçek”leri tanımak, bana “çok şey” kattı. Sayelerinde, gerçekleri yeniden görüyorum. Sanki, soyuttan somuta bir adım attım.

Türkiye’nin geleceğinden hep korkmuşumdur. Şimdi böyle düşünmüyorum. Bugün gözlerimi kapasam, İşçi Partisi’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni sahiplenip, koruyacağından eminim.

İşçi Partisi

Gerçek bir yer İşçi Partisi. Yalancıların, menfaatperestlerin, düzenbazların İşçi Partisi’nden, partililerden özellikle de Doğu Perinçek’ten korkmalarının sebebi bundan. Sırat köprüsü bu parti. Gerçekten doğru olmayanların üzerinde duramayacakları, namussuzların, çıkarcıların yürüyüp geçemeyecekleri bir köprü. Kendinden emin değilsen eğer, korkmakta haklısın. Köprünün yanına yaklaşmayı dahi düşünme!

Burada yalan söylemek mümkün değil. Zira, herkes doğruyu konuşuyor. Senin yalanın açığa çıkar. Çalışmayacaksan, kaytaracaksan başaramazsın. Herkes çok çalışıyor, seninki açığa çıkar. Dokuz köyden kovulmuşlar burada. Koca koca profesörlerin, paşaların nasıl bir disiplin ve olgunluk içinde çalıştığını görmelisiniz.
Benim için bir okul oldu...

Benim hiç belediye başkanı olmak gibi bir arzum olmadı. Gerçekten olmak isteseydim, olurdum. Seçimlere katılmam, partinin bana verdiği görevi yerine getirmemden ibarettir. Ben meselemi her zaman “sanat” diye koymuşumdur. “Tiyatro” benim herşeyim. Sanatın toplum için olduğuna inandığımdan, sanatımı ülke savunmasında kullandım hep. Hep ezilenden, hep halktan yanaydım. Partinin görüşleriyle bütünleştiğim için, artık partiliyim.

Zaten günümüz Türkiyesi’nde, artık tek başına mücadele veremezsiniz. Ancak inandığınız bir örgütle çalışabilirsiniz. Benim için o örgüt burasıdır.

Alkış kayması

Ben, dürüst gerçekçi bir partiyi, tiyatroya çok benzetiyorum. Her ikisi de, halkla iş yapar. Bir anlamda, halkın karşısında hesap verirsiniz. Halk affetmez, bağışlamaz. Gülünecek yerde güler, alkışlanacak yerde alkışlar. Zorla güldüremez, zorla alkışlatamazsınız. Oynadığınız oyunu beğenmezse de, yüzünüze karşı söyler. Gülmez, alkışlamaz. Gerekirse “yuh”lar. Dahası, bir daha gelmez.

50 yıldır karşısındayım bu halkın... Nefes alışlarından tanırım onları. Oynadığınız oyun bir süre oynandıktan sonra oturur. Bu bizim tabirimizdir. Oyun, kendini bulur. Bir başka deyişle, demlenir. İşte bu kendini bulmuş oyunda, artık seyircinin nerelerde reaksiyon göstereceği, yani güleceği ve alkışlayacağı bellidir. O kadar bellidir ki, siz oyunu oynarken alışa geldiğiniz reaksiyonu ya da alkışı alamazsanız, şaşırırsınız. Örneğin, alkış herhangi bir nedenle kaymıştır. Alınması gereken yerden üç-beş replikten (diyalog) sonra gelir. Tiyatroyla, partiyi birbirine benzetiyorum diyorum ya...

İşte bu seçimlerde, İşçi Partisi alması gereken alkışı alamamıştır. Çünkü, alkışın yeri kaymıştır. Ne kaydırmıştır alkışın yerini?

“AKP’den kurtulmak için oyları bölmeyelim, CHP’ye verelim.”

İşte alkışı, bu cümle kaydırmıştır. Çünkü, yanlış olan bu düşüncedir. Çünkü, yanlış olan CHP’dir. Özelliklerini kaybetmiştir. Tabi, inanılırlığını da. Muhalefet görevini yerine getirememiştir.

Neyle savaşıyoruz?

Biz, salt AKP, CHP, ABD, PKK, AB ve diğerleriyle değil, “Sistemle” savaşıyoruz. Bu savaş, iki saatlik bir film gibi ya da üç yüz sayfalık bir roman gibi hemen sonuçlanmaz. Hele, mutlu sonla hiç bitmez. Yılmadan mücadeleyi sürdürmek ister.

Hapisten çıktığında Doğu Perinçek; “Kınından çıkmış bir kılınç gibiyiz” dedi. O kılınç elimizde bir canavarla savaşıyoruz. Canavarın adı “sistem”.. Karşımızdaki bir dev.. Bacağını kesiyorsun, kolunu kesiyorsun. Yeniden çıkıyor. Bir türlü ölmüyor. Ha, neymiş? Onu da öğrendik. Tepesinde bir göz varmış. Bu kınından çıkmış kılınç, o göze girecekmiş. Bu mücadele yılmadan sabırla sürdürülmelidir.

Yanardağ

İşçi Partisi bir dağdır. Sürekli fokurdayan, kaynayan bir dağ. Dağın eteklerinde yaşayanların, artık bu dağdan haberi vardır.

Patlamamış, her an patlamak üzere olan bir dağ.

Bu dağ, işte biziz.

Yanardağ dediğin, her zaman patlamaz.

Bir kere patlar, tam patlar.

Levent Kırca
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorumlar

vatansever :

levent bey , cok cok tesekkür ederiz berlindeki icerdekiler tiyatro oyununuz icin. bizi ne kadar mutlu ettiniz bilemezsiniz! allah sizi basimizdan eksik etmesin! insallah tekrar berlinde bir oyunda tekrar ümidiyle.

sydneyden turan :

iyiki varsin sevgili kirca halk seni seviyor merak etme.

sufireso :

geç oldu temiz oldu

Tüm Yorumlar

Yorum Gönder