banner864

Mehmet Ali Güller - Kırılma ve başlangıç 02 Mayıs 2014, 15:46

Bu 1 Mayıs hem bir kırılma, hem de yeni bir başlangıç oldu. Açıklayalım:

Kırılma oldu. Zira İşçi sınıfının esas gövdesini oluşturan Türk-İş, 1 Mayıs’ı Kadıköy’de kutladı. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ise Taksim’de... Daha doğrusu Beşiktaş ve Şişli’de, polis barikatlarının arkasında, polis saldırısının gölgesinde...

Kuşkusuz böyle olacağı öncesinde belliydi ve Türk-İş o nedenle kendisini oradan ayırdı; Türk bayraklarıyla, İstiklal Marşı’yla, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganıyla Kadıköy’de 1 Mayıs’ı kutladı...

İşçinin bayram gibi bayramı

Kırılma vardı ama aynı zamanda bir başlangıç da vardı:

Kimsenin burnu kanamadı. Türk-İş sendikaları ve işçiler bayramı bayram gibi kutladı; kürsüden sorunlarını dile getirdi, taleplerini sıraladı, mücadele kararlılığı ilan etti...

Bu bir başlangıçtır ve göreceksiniz, bu tablo gelecek senelerde hem işçinin katılımını hem de halkın 1 Mayıslar’a katılımını artıracaktır.

Emek ve vatan savunması


Bu bir başlangıçtı. Çünkü Türk-İş’in yani sınıfın esas gövdesinin bulunduğu Kadıköy’de, sınıfın partisi de vardı: İşçi Partisi...

Silivri’de vatan savunması yaparak gönüller kazanan Doğu Perinçek bu kez Kadıköy’deydi ve sınıfıyla birlikte omuz omuzaydı...

Perinçek, emek ve vatan mücadelesinin bir arada yürütülmesi gerektiğini uzun zamandır belirtiyor ve hem sendikaları, hem de demokratik kitle örgütlerini bu mevziiye girmeye çağırıyordu.

Kürsünün güvencesi


Peki, işçi, İşçi Partisi’ne ne diyordu?

Sabah 8’den itibaren Haydarpaşa ile Kadıköy İskele Meydanı arasında mekik dokudum. İşçi Partisi’nin al bayraklı korteji hem yolları hem de alanı gelincik tarlasına çevirmişti. İşçi, İşçi Partisi’nin bayraklarına, sloganlarına, duruşuna, disiplinine, kararlılığına tam puan vermişti.

Öyle ki, bir ara sohbet ettiğim bir işçi şöyle diyordu: “Provokatörlerden, kürsüyü ele geçirme hırslarından ve bayramımızı zehir etmelerinden kurtulduk. İşçi Partisi’nin varlığı güven veriyor.”

İşçi-gençlik ele ele

Bu bir başlangıçtı. Çünkü son yılların hemen her çevresinde takdir edilen Türkiye Gençlik Birliği (TGB) de Kadıköy’deydi. 1 Mayıs’ı 1’lik Mayıs’ı olarak kutlamaları, yani en geniş kesimlerle birleşme stratejileri onları büyütmüş, taraflı tarafsız herkesin kalbinde taht kazandırmıştı.

Türk-İş ve İşçi Partisi’nin aksine, onlar Haydarpaşa tarafından değil, Moda’da buluşup, Bahariye tarafından Kadıköy’e indiler.

Alana vardıklarında, artık “İşçi-Gençlik el ele” sloganı gerçeğe dönüşmüştü.

Sınıf, parti, gençlik


Yani özetlersek, hem kırılma vardı hem de başlangıç. İşçi Partisi, sınıfla 1 Mayıs kutlamıştı. Sınıf, partisiyle 1 Mayıs kutlamıştı.

Sınıf, Parti, Gençlik ele ele vermiş ve Türkiye’ye “1 Mayıs işte böyle kutlanır” demişti.

Bu tabloya, yıllarca 1 Mayısların yanlış kutlanması nedeniyle alanlardan uzaklaşan halk da katılacak!

Örgütlü kuvvetler, Türkiye’yi yeni bir geleceğe taşıyacak!

Mehmet Ali Güller
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder