banner864

Fikret Akfırat - TSK'ya NATO'da piyon rolü 03 Mayıs 2014, 16:13

MGK'da, TSK'nın NATO'nun yeni konseptine göre yeniden yapılanması konusundaki ayrıntılar görüşüldü. Yeni yapılanmada TSK'ya verilen rol 'küresel güvenlik için bekçilik!'

Miili Güvenlik Kurulu'nun 30 Nisan'daki toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde reform konusunun da gündeme geldiği basına yansıdı. Toplantı sonunda yayınlanan bildiride konuya "Bölgesel ve küresel güvenlik ortamındaki gelişmelere uygun olarak, ülkemizin ihtiyacı olan ve Sayın Cumhurbaşkanımızca başlatılan savunma reformu çalışmaları hakkında bilgi verilmiştir" diye yer verildi.

Basına yansıyan bilgilere göre, toplantıda Abdullah Gül'ün bir yıl önce oluşturduğu çalışma grubu sunum yaptı. Sunumda şu başlıklar öne çıkıyor:

"Yeni savunma konseptleri doğrultusunda, 'Türk Silahlı Kuvvetleri' nasıl daha etkin olur?"

"Kolordu yapılanması, savunma sanayii boyutu, TSK'nın sivil denetimi; bu kapsamda kararlarının ve uygulamalarının TBMM ve Sayıştay denetimine açılması".

NATO'nun yeni konseptine uyum

NATO'nun 1999 yılındaki stratejik kavram değişikliğiyle, alan dışı müdahale benimsendi. Buna göre, daha önce NATO ülkelerinin güvenliğini tehdit eden unsurlar İttifak'ın kapsadığı alanın dışında olsa da bertaraf edilmeliydi. 1999 yılındaki stratejik kavramda "Terörizm, etnik çatışmalar, insan hakları ihlalleri, siyasi istikrarsızlık, ekonomik kırılganlıklar ve nükleer, biyolojik, kimyasal silahlar gibi konular öncelikli tehditler olarak sayıldı. 19-20 Kasım 2010'da stratejik kavram yenilendi. Bu kavrama son şekli, 20 Mayıs 2012'de ABD'nin Şikago kentinde düzenlenen NATO Devlet ve hükümet başkanları zirvesinde verildi. NATO yeni stratejik kavramıyla etnik, dinsel, siyasal çatışmalara, ittifak üyesi ülkelere zarar vermemesi gerekçesiyle müdahale etmeyi benimsedi. Örneğin Libya operasyonu, bu tür bir gerekçeye dayanarak yapıldı. Öte yandan yeni dönemde, NATO'nun en önemli görevlerinden biri olarak kriz yönetimi gösterildi. NATO'nun "akıllı savunma (smart defense)" adıyla anılan yeni konseptinde NATO'nun her zaman harekete hazır acil müdahale birliklerinin artırılması ve bu çerçevede ABD'nin ağırlığının azaltılması hedefleniyor. Akıllı savunma konsepti, ABD'nin yeni Pentagon stratejisinin NATO'ya aktarılmış hali. Yeni konseptin özü, NATO üyesi ülkelerin ordularını, daha hızlı hareket edebilen müdahale güçleri biçiminde yeniden şekillendirmesi.

MGSB ve MASK'ta değişiklik


Aslında bu anlayışı hayata geçirecek düzenlemeleri AKP Hükümeti çok önceden başlatmıştı. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB) ve buna bağlı olarak Milli Askeri Stratejik Kavram (MASK) değişiklikleriyle bu süreç başlatıldı. MGSB, düzenli olarak her beş yılda bir gözden geçiriliyor. AKP Hükümeti'nin işbaşında olduğu dönemde, 2005 ve 2010'da MGSB ve MASK'ta iki kez değişiklik yapıldı. 2010'daki değişikliklerde iç ve dış tehditler baştan aşağı yenilendi. İrtica ve bölücülük iç tehdit olmaktan çıkarıldı. Dış tehdit konusunda da o zamana kadar ki öncelikler olan, Yunanistan, Irak'ın kuzeyindeki Kukla Devlet, Ermenistan'ın toprak talepleri gibi başlıkların yerine, genel tarifler ve uluslararası güvenlik görevleri öne çıkarıldı.

Tertiplerle başlayan tasfiye

Mehmetçik anlayışı ve vatan savunması esasına göre, iç ve dış tehditlere karşı, milli Ordu niteliğinin tasfiyesi anlamına gelen bu değişiklikleri, TSK Personel Yasası'ndaki değişiklik ve TSK Disiplin Yönetmeliği'nde yapılan son değişiklik izledi. Bu yasa ve yönetmelik değişiklikleri, 2008'den itibaren Türk Ordusu'nun milli Ordu özelliğini ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenen tertiplerle başlayan tasfiyeyi sistemli hale getirmek için uygun zemin oluşturmayı hedefliyor. Tertip davalarıyla, hakkında dava açılan, tutsak edilen emekli edilen 1000'e yakın subay TSK'dan tasfiye edildi.

Erken terfi imkanı

11 Şubat'ta TBMM'den geçen personel kanununda yapılan değişiklikle, görevi dolayısıyla işlenen suçlardan dolayı soruşturma açılmasına, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları hakkında Başbakan; Jandarma Genel Komutanı hakkında ise İçişleri Bakanı karar veriyor.

Yasayla, tuğ, tüm ve korgenerallere, mevcut sisteme göre, daha erken terfi imkanı sağlanıyor. Mevcut sistemde, tuğ, tüm ve korgenerallik rütbelerinde bekleme süresi 4'er yıl. Yasayla, generallerin durumunun ele alınmasının süresi, 3. yıla çekilebilecek. Böylece mevcut uygulamadan 3 yıl daha erken orgeneral olabilmenin önü açılıyor. Kuvvet komutanları ve Genelkurmay Başkanları için "birer yıl" olmak üzere yaş haddine kadar görev süreleri uzatılabilecek.

Liyakat ve hiyerarşi ilkesi

Bu durum, komuta kademesini, bütünüyle Başbakan ve Hükümet'e bağımlı hale getirmenin yanısıra, Türk Ordusu'nun terfi sistemini büyük ölçüde alt üst etmiş olacak. Kurtuluş Savaşı'nın sıcak günleri içinden geçerek Cumhuriyet Devrimi'nin ruhuyla oluşturulan liyakata dayalı terfi sisteminin ortadan kalkmasına yol açacak düzenleme, bir Ordu için temel olan emir, komuta, disiplin ve hiyerarşiyi de olumsuz etkileyecek.

Abdullah Gül: 1960'tan beri yapılmayanı yapıyoruz

Abdullah Gül, savunma reformuyla ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gül, şunları söyledi: "Bunu Milli Güvenlik Kurulu bildirisinde açıkladık. Aslında bu büyük bir ihtiyaçtı. Soğuk savaş döneminden, Sovyetler çöktükten sonra bütün dünya ülkeleri savunma reformları yaptılar, ordularını yeniden yapılandırdılar, müttefiklerimiz başta olmak üzere. 1960'tan bu yana bunu yapmayan nadir ülkelerden birisiyiz. Önemli olan TSK'nın etkinliği, verimliliği, caydırıcılığını her bakımdan üstün tutmak gerekir. TSK'ya Türk milleti olarak göz bebeğimiz gibi bakarız. Onun güç caydırıcılığıyla övünürüz. Bu anlamda 1 yıldır devam eden çalışmalar var".

Gül'ün savunma reformu nitelemesi için "1960 yılından bu yana yapılmayan" nitelemesi dikkat çekti. 1960 yılı, Türk Silahlı Kuvvetleri için önemli bir tarih. Çünkü, TSK'nın bugünkü hiyerarşi ve terfi sisteminin temeli o 27 Mayıs 1960'tan sonra, Menderes dönemi uygulamalarından dersler çıkararak atılmıştı. Menderes Hükümetleri döneminde, general sayısındaki artışla Ordu piramidi bozulmuştu. 27 Mayıs'tan sonra 2 Ağustos 1960 günlü, 42 sayılı yasa Millî Birlik Komitesi tarafından yayınlandı. Bu yasanın gerekçesinde, Ordu subaylarının gençleştirilmesi, rütbe enflasyonunun önlenmesi, kadro fazlalığının giderilmesi ve Ordu'da piramidin yeniden kurulması yer almıştı.

Fikret Akfırat
ulusalkanal.com.tr


Etiketler
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});

Yorum Gönder