Rafet Ballı - Perde arkası: AKP-Cemaat kavgası niçin başladı? 08 Mayıs 2014, 13:56

Hep nasıl bilinir?
Bir savcı ortaya çıkar. Cemaat’e yakın bir isimdir.
MİT yöneticilerini ifadeye çağırır (7.2.2012).
Müsteşar Hakan Fidan ve arkadaşlarını.
İddia: “Terör örgütüne yardım ve yataklık.”
Görüntü: AKP ile Cemaat ittifakı parçalanmıştır.
Erdoğan’ın teşhisi yerindedir: “Asıl hedef benim.”
Olay önemlidir.
Ama “başlangıç” değildir.
***
Bazıları biraz daha geri götürür.
Oslo görüşmelerinin sızdırılmasına (13.9.2011).
MİT-PKK buluşmasının ses kaydı yayınlanır.
Şüpheli çoktur.
Cemaat de konuşulur.
Bazı istihbarat örgütleri de.
Fakat o günlerde, faili meçhul kalır.
Sonuç: Oslo da ilk raund değildir.
Öncesi vardır.
***
Burada biraz duralım.
“Olay”ı değil, “sebep”i konuşalım.
Çünkü: Asıl açıklayıcı o.
***
Önce genel tablo.
AKP üç ayaklı bir koalisyondu.
Bir: Milli Görüş.
İki: Cemaat.
Üç: Turgut Özal’ın liberalleri
Parti bu temelde kuruldu.
İktidara böyle geldi.
2002 ve 2007 seçimlerini böyle kazandı.
***
Üçlü ittifak, Türkiye tarihinde bir ilkti.
Nurculuk: Hep orta-sağ partileri destekledi.
Erbakan MSP’siyle kısmi ittifakları hariç (1973-77).
Liberaller: Yaygın olarak 12 Eylül’ün ürünüydüler.
Özal’ın etrafında teşekkül ettiler.
Çiller durağından sonra AKP’ye iltihak ettiler.
***
İşbölümü sorunsuzdu.
Milli Görüş: Hükümet ve Meclis.
Cemaat: Polis ve yargı.
Liberaller: Medya ve fikir âlemi.
Cumhuriyeti tasfiye programını birlikte yürüttüler.
Ekonomide, bürokraside, siyasette, ideolojide.
Özellikle de Ergenekon ve Balyoz davalarını.
***
Üçlü uyum 2008’e kadar sürdü.
Özellikle Milli Görüş ve Cemaat arasında.
Ortaklar, birbirlerine karşı özenliydi.
Temel uygulamaları birlikte yapıyorlardı.
***
Bir olay, “büyük uyum”u bozdu.
Tarih: 2008’in sonları.
Cemaat, önemli bir “sır” keşfeder:
MİT, PKK ile masaya oturmuştur.
Cemaat endişelenir.
Sorun, PKK değildir.
Müzakere başlatılması da.
Sorun: Kendilerinden gizlenmesidir.
***
Cemaat, hemen bir değerlendirme yapar.
Bir: AKP, önemli bir konuda hamle başlatmıştır.
İki: Fakat, Cemaat’i devre dışı bırakmıştır.
Üç: AKP yola Cemaat’siz devam etmeye hazırlanmaktadır.
Sonuç: AKP, ilk fırsatta Cemaat’i dışlayacak.
Devletten tasfiye etmek isteyecektir.
***
Hızla karar verirler.
Hedef: AKP’nin “oyun”unu başladığı yerde bozmaktır.
Plan basittir: KCK tutuklamaları.
Yaygın bir tutuklama kampanyası başlatılır.
Oslo’da ilk görüşmenin tarihi Eylül 2008.
Tutuklamalar hemen bu tarihten itibarendir.
Murat Karayılan, gazeteci Avni Özgürel’e açıklar:
“KCK operasyonları Oslo görüşmeleriyle birlikte başladı.” (18.6.2012)
***
Burada bir soru elzemdir.
Cemaat, “açılım”a niye karşı çıktı?
“Türk milliyetçisi” olduğu için mi?
Ya da Türkiye bölünmesin diye mi?
Cemaat’e göre “evet”.
PKK çevreleri de benzer algı içinde.
***
Bugün daha da netleşti.
Ergenekon ve Balyoz operasyonları ortada.
TSK, İP ve yurtsever aydınlar hedeflendi.
İtibarsızlaştırmak, etkisizleştirmek istediler.
Program belliydi.
Bir: Rejimi değiştirmek.
İki: Kürt açılımını hedefine ulaştırmak.
Batı güdümünde devletleştirmek.
Cemaat neredeydi?
Uygulamanın başrolündeydi.
Sonuç: Cemaat’in itirazı programa değil.
Kendisinin dışlanmasınaydı.
***
Not: Birkaç günlüğüne seyahatte olacağım.
Dönüşte buluşmak üzere.

Rafet Ballı
ulusalkanal.com.tr


Etiketler

Yorum Gönder